Dipnot 3 Aylık Sosyal Bilim Dergisi Sayı:19-20 Yıl:2015 Kürdistan Kitap İndir

Dipnot 3 Aylık Sosyal Bilim Dergisi Sayı:19-20 Yıl:2015 Kürdistan
Derginin bu sayısı birçok alanda görmezden gelinmiş, coğrafi kökenli ama kökenlerinin çok ötesinde tarihi ve siyasi anlamı olan bir kavramı tartışmaya açıyor.
Söz konusu tartışmaya farklı alanlardan yaklaşan zihin açıcı makaleler yer alıyor.
Konunun tarihsel kökenlerine yönelik bakış ile birlikte bu coğrafyanın siyasi anlamı ve bu coğrafya üzerinde temellenmiş siyasal mücadelenin tarihi ve teorisi de derginin bu sayısının içeriğinde yer alan ana başlıkları oluşturuyor.
Bununla birlikte konu güncel siyasi perspektif bakımından da ele alınıyor. Devletin baskıcı araçları altında zorlu bir sınava tabi tutulan ve Türkiye kamuoyunun geniş kesimi tarafından layıkıyla değerlendirilemeyen demokratik özerklik bu perspektiften yansıyan en temel meselelerden biri olarak bu sayıda değerlendiriliyor. ve elbette Rojava’da insani olana saldıran zihniyete karşı verilen mücadele literatürdeki en kapsamlı çalışmalardan biri olan bir makale ile okurun dikkatine sunuluyor.
Derginin Kürdistan sayısında edebiyat, sinema gibi sanat dallarına ilişkin makaleler de yer alıyor.

Dipnot 3 Aylık Sosyal Bilim Dergisi Sayı:15-16 Yıl:2014 – Devrim Kitap İndir

Dipnot 3 Aylık Sosyal Bilim Dergisi Sayı:15-16 Yıl:2014 – Devrim
Dipnot Dergisi önemli tartışma konularına mercek tutmaya devam ediyor. Dipnot’un merceğinde bu sefer “Devrim” konusu var.
Devrim ile ilgili tartışmalar her daim ilgi çekici olmuştur. Devrim bazen temenni kipinde karşılansa da esas olarak determinist bir sosyal sonuç olarak görülmüştür. Ne olursa olsun ezilenlerin her zaman bir gözünün devrimde olduğu tartışmasız. Bu yüzden ezilenlerin saati devrime kuruludur her daim. Fakat bu saatler nadiren çalmıştır. Görünen o ki devrimin Tik, Tak sesleri yakınlaşıyor.
Devrim tartışmaları kağıt üzerinde her zaman üretici bir seyir izler. Günümüzde de bazıları total devrim, bazıları uzun devrim, bazıları ise ulusal devrimlere dikkatimizi çeker. Ne olursa olsun dünyamızın “artık böyle gitmez” noktasına geldiği açık. Devrim ise “artık böyle gitmezcilerin” sürece kesin müdahalesidir.
Dünyada sebebi ne olursa olsun ezen ile ezilen arasındaki simetri dayanılamaz noktaya doğru ilerliyor. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların sayıları giderek çoğalıyor. Bu yüzden şu günlerde yeryüzü hiç bu kadar devrime gereksinim duymamıştı. Ortadoğu’da Arap isyanları devrim tartışmalarına benzin döktü. Gezi isyanıyla halk iktidarın yenilmez olmadığını keşfetti. Üstüne Rojava devrimi ile ezilenlerin alternatifsiz olmadığının ortaya çıkması önümüzdeki günleri çok şeye gebe haline getiriyor.
Buna rağmen ortada bir devrim krizi olduğu da tartışmasız. Devrim krizini devrimciler yönetebilecek mi? Devrimciler, yeni bir devrim anlayışıyla özgürlüğün-eşitliğin şafağına mı, Yoksa devrimleri klasik hastalıklarıyla baş başa bırakıp kapitalizmin “bir zafer daha kazandık”, boğulmasına mi bırakacak? Yine bu kriz bölgesel olmaktan çıkıp total bir devrim hali alır mı? En önemlisi ezilenlerin ve sistem muhaliflerinin devrimden anladıkları nasıl bir anlayışa karşılık geliyor? Nasıl bir devrim?
Dipnot dergisi bu sorulara cevap olmayı değil bu sorulara soru katacak bir arka plan ile okuyucu karşısında. Devrim sayısında Arif Dirik’ten, Wallerstein’e Asef Bayat’tan Tarık Ali’ye, Hamid Dabashi’den Bessim Dellaloğlu’na önemli yazarların kritik yazıları var.