Esma İle Yaşamak Aylık Esma-i Hüsna Dergisi Sayı:39 Nisan 2016 Kitap İndir

Esma İle Yaşamak Aylık Esma-i Hüsna Dergisi Sayı:39 Nisan 2016
Bir mahrem yazışmayı paylaşayım sizinle. Mahremiyetini incitmeden. Bir inciyi gözlerinize göstermek için: “Zaten yazdıklarımız tamam değil ki ilaveye kapalı ola… Tevekkeli ben niye yazmamışım o son paragrafı da kardeşim raftan indirmiş! Düşen ‘ilave’ olsun. Min gayri haddin; iyi güzel hoş olmuş.”
 
Hayatta yoldaşım, edebiyatta sırdaşım, can dostum Ali Hakkoymaz’ın bu sayıda okuyacağınız yazısına ‘editöryal müdahale’m üzerine geldi bu zarif cevap. Kıyamadım tenhada kalmasına. Bir kez daha anladım ki, yaşamak yazmaktan daha şiirli. Yazmalar yaşamaların ardında topallıyor sadece. Kıtmir gibi.
 
Esma gündemimizin bereketine dair nice kayıtlar var aslında. Burada birbirine güvenen, birbiriyle var olan, birbirini çoğaltan bir esma ailesi var artık. Yazanıyla yazamayanıyla, okuyanıyla okuyamayanıyla beraber…
 
Kapağımız ‘selfie çılgınlığı’ dedikleri yeni davranış biçimini adam akıllı bir esma tefekkürüne vesile etmek niyetiyle kaleme alındı. Üstad Said Nursî’nin Mesnevî’sinin satırlarında saklı yüksek doz gerçeklerin izini sürerek, sürpriz bir sonuca ulaştık.
 
Muhterem yazarımız Zehra Dilek Cihan ve eşi Tahsin Cihan’ın katkılarıyla, Esma artık online PDF aboneliği ile dünyanın her köşesine, her isteyene, masrafsız ulaşabiliyor. Az önce Mayıs sayısına başladık… Kırkıncı sayımız da yola düştü çoktan.
Bismillah

Esma İle Yaşamak Aylık Esma-i Hüsna Dergisi Sayı:40 Mayıs 2016 Kitap İndir

Esma İle Yaşamak Aylık Esma-i Hüsna Dergisi Sayı:40 Mayıs 2016
Ne güzeldir ‘kırk’ diyebilmek.
Şükür; kırk aydır beraberiz.
Kırk ki olgunluk sayısıdır.
Kırk ki taze bir anlayış eşiğidir.
Kırk ki yeni bir sevinç düzeyidir.
Kırk ki, sırlar kapısına dayanmadır.
Bu sayımızla, kırk ay önceki sessiz niyetimizin binlerce sayfayla meyvelendiğine şahit olduk.
Âdem babamızdan aldığımız esma nöbetini her türlü edebi ürünle sürdürüyoruz. Denemeyi, hikâyeyi, kıssayı, şiiri, müziği ve fotoğrafı, sinemayı ve tiyatroyu esmanın göğüne uzanan tefekkür burçları olarak ayakta tutmaya çalışıyoruz. Kur’ân ve sünnetin ihya ettiği esma-i hüsna’yı hayatımızın kılcal damarlarına can pompalayan kalp olarak dinliyoruz.
Kırkıncı sayıya gelinceye kadar, hem yazar hem okuyucu olarak, çok sayıda dostun desteğini gördük, her birisine ayrı ayrı teşekkür borçluyuz. Kırkıncı sayımızda da yeni dostlar göreceksiniz. Kapağımızda ise dağ yamaçlarından esmanın zirvesine doğru uzanan heyecanlı bir yolculuk bekliyor sizi.
Hira’yı adımlayan Muhammedî yürüyüşe refakat etmeye devam edeceğiz.
Ümittir bizim mesleğimiz; ümitsizlik uğramayacak semtimize.
Sonsuzluğu isteyen bu kalbimizi göğsümüze koyan Fâtır-ı Hakîm’den nice ‘kırklar’ın kanat çırptığı sonsuz esma göğü isteriz.
Selam ve dualarımla…