Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:195 Mart 2015 Kitap İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:195 Mart 2015
Semerkand Dergisi Mart ayında “Bu Neyin Savaşı?” adlı dosya konusu ile sizlerle… Ali Demirtopuz’un kaleme aldığı ayın konusunda Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümü vesilesiyle kapsamlı bir tarih okuması günümüze kadar getiriliyor. Dosyada konuya şöyle dikkat çekiliyor:

“Çanakkale zaferinin 100’ncü yıldönümünü idrak ediyoruz. Bu zafer hiç şüphesiz İslâm’ın en büyük zaferlerinden biridir ve daima hatırlanmayı hak etmektedir.

Fakat bu büyük olayı derin tarihî bağlamından kopartıp tekil bir mesele olarak görmek yanlış ve yanıltıcıdır. Çanakkale İslâm ve Batı, bir başka deyişle Şark ve Garp arasındaki varoluşsal kapışmanın bir tezahürüdür. Bu açıdan Haçlı Seferleri zincirinin bir halkasıdır.

Sonrasında yaşananlar ve bugünkü hadiseler de gösteriyor ki mesele Çanakkale’de kapanmamıştır. Yani Batı’nın “Şark Meselesi”, müslüman dünyanın da “Garp Meselesi” bütün yoğunluğu ile devam etmektedir.”

“Kadim İslâm korkusu”, “Osmanlı geliyor”, “Şark meselesi”, “Doğru taraf neresi?”, “Son darbenin ayak sesleri”, “Son kale Çanakkale”, “Düşman çekildi ama…”, “Çanakkale’de uyanan ruh”, “Kendi celladına aşık olmak”, “Tarihin sonu mu?”, “İkinci büük savaş ve yeni dünya”, “Kendine bir efendi seçmek”, “Uyku ve uyanıklık arasında”, “Devam eden meydan okuma”, “Akıl esir olduğunda”, “Bugünün İslâm dünyası”, “Çanakkale daima…” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor.
“Unutmamak İçin” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni, kulun Allah Tealâ’yı her daim anması ile ilgili şu hikmeti dile getiriyor:
“İnsanoğlu kalbinde neyin korkusu ve endişesi varsa, daima aklında onu tutar, onu zikreder. Dünyalık peşinde koşanların zikri dünyalık şeylerdir. Ahiretin farkında olan, kulluğunun şuurunda olan kişinin zikri ise farklıdır. Çünkü sonunun ölüm ve son durağının ahiret olduğunu idrak eden insan için en büyük hedef, Yüce Yaratıcısı’nın hoşnutluğuna ulaşmaktır. Böylece ebedi saadet yurdu cennete girmek ve Yüce Allah’ın cemalini görmektir. Allah rızası da bu vesileyle elde edilir. Cenab-ı Mevlâ’nın bir kulundan razı olması da en büyük saadettir.”

Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Söz Özün Aynası”, Mümin Munis’in “Kaynak Bir Usuller Farklı: Yesevîlik ve Hâcegân”, Rahmi Yazar’ın “Münacaat”, Ayşete Dilek Seyhan’ın “Bir Hastalık Olarak İnternet Bağımlılığı”, M. Fatih Çakır’ın “Halife Ordularının Zaferleri” ve T. Zita Ergunel’in “Ahirete Vakitlice Uyanmak” başlıklı yazıları yer alıyor.

Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Siyer-i Nebî’de Bu Ay”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Dün Bugün Yarın”, “Kitaplık”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor.
 
Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı 197 Mayıs 2015 Kitap İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı 197 Mayıs 2015
Semerkand Dergisi Mayıs ayında “İyilik Nedir, İyi İnsan Kimdir? (İhsan ve Muhsin)” konusunu kapağına
taşıyor. Salih Selçuk’un kaleme aldığı ayın konusunda İhsan ve Muhsin kavramları Kur’an-ı Kerim’de yer
aldığı ayetler üzerinden açıklanıyor. Ayın konusu hakkında şu tanım dikkat çekiyor:
“İhsan derece derecedir. Yani insan sırf Allah rızası için ne kadar çok iyiliğe, güzelliğe çalışırsa ihsan derecesi
de o nispette ileri olur. Hz. Ali r.a.’ın “İnsanlar işlerini ihsan ile yapmalarına göre değer kazanır.” sözü de bu
anlamdadır.
İhsanda bulunan kişiye muhsin denir. Allah Tealâ’nın Kur’an-ı Kerim’de sevdiğini belirttiği kuldur muhsin. Kelime bazen tekil haliyle “muhsin”, çoğu zaman da çoğul haliyle “muhsinîn” şeklinde geçer. Muhsin kelimesi,
“hüsn” yani güzellik kökünden gelir ve ihsan sahibi anlamını taşır. İhsan sahibinin ahlâkı, davranışları, hep iyiye,
güzele yönelik olur.”
“İhsan Nedir?”, “Hem Müslüman, Hem Müslim”, “Yüzünü Allah’a Teslim Edenler”, “Yakınlardan Olmak İçin”,
“Muhsinlerin Mükâfatı”, “Salih Amel”, “Peygamberlerin Vasfı” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor.
“Cennetin Anahtarı” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni müminlerin konusuna şu
satırlarla dikkat çekiyor:
“Müminler olarak bizim, iman ettiğimiz hususlara ve yapmakla mükellef olduğumuz ilahî emirlere sımsıkı
bağlı olmamız lazımdır. Haramlardan da Ashab-ı Kiram efendilerimiz için söylendiği üzere yırtıcı hayvandan
kaçar gibi kaçmalıyız. Böylece dünya hayatında bizden istenileni yerine getirmiş olarak inşallah rıza-yı ilahîye
mazhar oluruz.
Cennetin anahtarını bizlere müjdeleyen ayet-i kerime ve nice hadis-i şerif aynı şart ve hükümleri belirtmektedir. Fakat cennetin önünde engel olarak duran hususlar da vardır. Mesela hadis-i şeriflerde kibrin, kalpteki
sevgisizliğin, kul hakkına girmenin cennete girmeye mani olduğu ifade edilmiştir.”
Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Neye Bakıyoruz?”, Selim Uğur’un “Cemaatte Rahmet”, Ahmet Nafiz Yaşar’ın
“Hakk’a ve Hayra Çağırırken”, Davut Bayraklı’nın “Büyük Sûfi Ahmed Şerif Senusî k.s.”, M. Fatih Çakır’ın “Dü-şüncesizlikler” ve T. Ziya Ergunel’in “Kalbin Fethi” başlıklı yazıları yer alıyor.
Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Üç Aylar Takvimi”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Kitaplık”,
“Dünya Hali”, “Dün Bugün Yarın” ve “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor.
Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:198 Haziran 2015 Kitap İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:198 Haziran 2015
Semerkand Dergisi Haziran ayında “Usûl mü Önemli Sonuç mu?” sorusunu cevaplıyor. Ahmet Nafiz Yaşar’ın kaleme aldığı ayın konusunda, meselelere usûl odaklı bakmak ile ilgili şöyle deniyor: “Hakim kültürün sonuç odaklı anlayışı, artık neredeyse herkesin tekrarladığı bir sözde dile gelir: “Amaca giden her yol mübahtır!” Her ne kadar itiraz edilse de, müslümanlar da yakayı bu anlayışa kaptırmış görünüyor. Niyetin ya da maksadın iyiliğini öne sürerek İslâmî ilkelerden, ölçülerden taviz verebiliyor. Bunları hatırlatanlar ayak bağı olarak yaftalanabiliyor. Oysa İslâm sonucu değil, ilahî ölçülere riayetle gösterilen çabayı, emeği esas alır. Sonuç hususunda ise tevekkülü, yani Alemlerin Rabbi’ne havale etmeyi ister. Zaferin değil, usûlünce seferin önemli olduğunu öğretir. Yani gayret bizden, tevfik Allah’tandır.” “Usûl asıldır”, “Amaca ulaştıran her yol mübah de-ğil”, “Maksat ilahî rızayı kazanmak”, “Usûl zırhını çıkarınca”, “Gayretle mükellefiz”, “Takdire rıza”, “Sünnetullaha riayet” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Dosdoğru Yolun Dört Zırhı” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni, takva, tefekkür, tevekkül ve kanaat halini izah ettiği satırlarda, istikamete şu satırlarla dikkat çekiyor: “Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendisine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi, ne güzel arkadaştırlar.” (Nisa, 69) Sırat-ı müstakim yani dosdoğru yol, en genel tarifiyle İslâm üzere olmaktır. Kulluğun hedefi sırat-ı müstakimdir. Kalp ve sözle, amel ve ahlâkla İslâm dininin gerekleri yerine getirilmeden bu hakikate ulaşılamaz. Kıldığımız her namazda okuduğumuz Fatiha-i Şerife’de tekrar ettiğimiz bir dua vardır: “Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna…” (Fatiha, 6-7). Buna göre istikamet üzere, dosdoğru yolda olmak Allah Tealâ’ya ve Peygamberi’ne itaat etmekle elde edilir. Zaten bu hal üzere olan da nimet verilmiş olanların yolundadır.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Haklar ve Sahipleri”, Salih Selçuk’un “Salih Amel, Salih İnsan”, Ali Sözer’in “Dünden Yarına Diyanet İşlerimiz”, Selim Uğur’un “Arjantin’de İslâm”, Davut Bayraklı’nın “Bir Kurucu Şeyh: Ahmedü Bamba k.s.”, M. Fatih Çakır’ın “İslâmiyet ve Asrîlik” ve Rahmi Yazar’ın “Seyir” başlıklı yazıları yer alıyor.Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Üç Aylar Takvimi”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:196 Nisan 2015 Kitap İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:196 Nisan 2015
Semerkand Dergisi Nisan ayında “Bu Zamanda Derviş Olmak” konusunu kapağına taşıyor. Ali Yurtgezen’in kaleme aldığı ayın konusunda dervişlik kavramı günümüz söylemleri ve modern insanın durumu ile birlikte ele alınıyor. Ayın konusunda şu değerlendirme dikkat çekiyor: “Hiç şüphesiz bu zamanda derviş olmak da derviş kalmak da zor. Çünkü bugünün dünyacı ve hazcı anlayışı biz farkına varmasak da hayatımızın her alanını kuşatmış durumda. Allah bilir, Hz. Peygamber s.a.v.’in “Öyle günler gelecek ki (dini koruma ve yaşama hususunda) sabırlı (ve kararlı) davranmak, ateş korunu tutmak gibi olacaktır.” diye işaret buyurduğu zamanlardayız. Onun içindir ki nefsimize hoş gelen, fakat bizi ebedî bir ateşe mahkûm edecek, “O ateş korunu elinden bırak, yanarsın!” ayartmasına kapılmamak gerekiyor. Adına tasavvuf denilen ve ateşi güle çeviren bir tılsıma talip olmak gerekiyor.” “Yeniden ve yine dervişlik”, “Modernizm denilen illet”, “Gündemimizde ahiret kaygısı yok”, “Dünyayı vermeyince”, “Ateş korunu tutmak”, “Tasavvuf bahçesinde kara kış”, “Bu zamanda dervişlik olur mu?”, “Normalin normu”, “Ölçüleri gözetmek gerek”, “Günümüz dindarlığı”, “İtibarın böylesi” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Mülkün Sahibi İçin” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni infak ve sadaka konusuna şu satırlarla dikkat çekiyor: “Tarih boyunca dünya üzerinde ekonomik problemler yüzünden birçok sosyal patlama ortaya çıkmıştır. Yanı başındaki fakiri görmeyen, elindeki mülkü sadece kendisi için saklayan kişi ve toplumlar, aslında hiç bilmeden kendisini hem dünyada hem de ahirette tehlikeye atmaktadır. Sadaka ve Allah yolunda infakın birçok faydası vardır: Öncelikle Allah Tealâ’nın rızasına uygun iş yapılmış olur. Kişinin kalbinden dünya sevgisini çıkarmasına vesile olur. Aile ve akrabaya yapılan infak, aile müessesinin sağlam bir şekilde devam etmesini, aradaki muhabbet ve irtibatın artmasını sağlar. Fakirlik dolayısıyla yaşanması muhtemel yanlışların ve münkerin önüne geçilmiş olur.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Ağlar isen Başına Ağla”, Hatice Meryem Toksöz’ün “Bakara Suresi”, Davut Bayraklı’nın “Bir Sûfi Mücahid Emir Abdülkadir El-Cezayirî k.s.”, Mehmet Ali Özkan’ın “Şiirin Ufku Naat-ı Şerif”, Rahmi Yazar’ın “Kalp Halleri”, Hüseyin Kaya’nın Yalnızlık, M. Fatih Çakır’ın “Şeytan İnsanlar” ve T. Ziya Ergunel’in “Kızılelma Neresi?” başlıklı yazıları yer alıyor. Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Siyer-i Nebî’de Bu Ay”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Dün Bugün Yarın”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:123 Aralık 2015 Kitap İndir

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:123 Aralık 2015
Semerkand Aile aralık ayında güncel bir sorunu kapağa tașıyor. Gülcan Tezcan’ın kaleme aldığı  Semerkand Aile aralık ayında güncel bir sorunu kapağa tașıyor. Gülcan Tezcan’ın kaleme aldığı “Savaș Aileleri Paramparça Etti” bașlıklı dosyada, Suriyeli mültecilerin yașadığı problemler dile getiriliyor. Dosyada Suriyeli ailelerin maddi sorunları kadar manevi sorunlarını da ele alan Tezcan; kültür farklılıkları, dini eğitim ihtiyacı, yeni bir dil öğrenme gibi problemlere dikkat çekiyor. Tezcan
yazısında, “Suriye’de yașanan savaș sebebiyle çaresizliği iliklerine kadar hisseden milyonlarca insan, hayatta kalabilmek için imkansızlıkları zorluyor. Bu mücadelede șüphesiz en ağır yük kadınların ve çocukların omuzlarında. Erkekleri çoğu kez suçsuz yere, rejime muhalif diye hapse atılan kadınlar; çocuklarını ve diğer aile bireylerini koruyup kollamak, evin bütün yükünü  atılan kadınlar; çocuklarını ve diğer aile bireylerini koruyup kollamak, evin bütün yükünü omuzlamak zorunda kalıyorlar. Ancak her zaman olduğu gibi kadınlar daha dirayetli davranarak her șart altında ayakta kalmanın bir yolunu buluyorlar” diyerek okuyucuyu “savaș” ve “sığınma” olgularına Suriyeli mülteci kadınların gözünden bakmaya; onların dilinden anlamaya çağırıyor. Aralık ayında Huriye Karnap, “Kıyaslamak Huzursuzluk Sebebi” bașlıklı yazısıyla her daim
yaptığımız kıyaslamaların insani ilișkilerimize nasıl yansıdığını ișliyor. Karnap “Yetinme duygumuz azaldığında; konu komșuda yahut ekranda görüp beğendiklerimizi elde etmenin yolunu yine
kıyaslamalarımızdan geçiriyoruz. Beklentilerimize, halimize, ortamlarımıza göre șekillenip devam ediyor kıyaslama mekanizmamız” diyor ve vurucu bir biçimde ekliyor: “Kıyaslarımıza maruz kalan her çocuk ise tahammülsüz, çekingen ve özgüvensiz bir birey oluyor. Abes bir tutum olduğu
unutulup mukayese edilen her eș kendini yetersiz hissediyor, bu hisle asabileșiyor; ailesine karșı muhabbeti, ilgisi köreliyor.” muhabbeti, ilgisi köreliyor.”

Semerkand Aile’de ayrıca bu ay Bülent Ata “İpucu” bașlıklı yazısında anne babanın farkına bile varmadan çocuğuna nasıl örnek olduğunu anlatıyor. Anne Baba Tutumları bölümünde ise Hanzade Yücel “Kendini Bilen Bașkasına Kusur Bulamaz” bașlıklı yazısında, çocukların kendilerini tanıma-bilme problemine çözüm arıyor. Zehra Korkmaz Kültür sayfalarımızda ebru sanatını tanıtıyor. Korkmaz bizi su üzerine dökülen desenlerin, hikayelerin peșinde geçmișten günümüze ebru sanatının yolculuğuna davet ediyor.

Semerkand Aile dergisi ayrıca Haberiniz Olsun, Az ve Öz, Değerlerimiz, Gençlere Sorduk, Medya Okumaları, Psikoloğum, Pedagoğum, Ev Hali, Gıda Bilinci, Mizah, Söylemesem Olmaz, Öykü, Çocuğu Anlamak, Semerkand Aile Hatırası, Bebeğim, Sağlık, Lezzet, Bulmaca gibi köșeleriyle bu ay da sizlere dopdolu bir sayı sunuyor.

DERYA ȘAHİN
Semerkand Aile Dergisi Yazı İșleri Müdürü