Sıdki Paşa Divan ve Berf ü Bahar Kitap İndir

Sıdki Paşa Divan ve Berf ü Bahar
Tezkirecilik, defter eminliği, reisülküttaplık, nişancılık ve valilik gibi üst düzey görevlerde ve yöneticiliklerde geçen bir hayat sebebiyle pek çok savaşa tanıklık etmiş olan bir şair, Türk edebiyatının zirvede olduğu ve çok sayıda şairin yetiştiği, türk edebiyatının en parlak ve verimli dönemi olarak görülen 17. yüzyılın gölgede kalmış bir ismi: Sıdki Mustafa Paşa.

Ve ona ait üç eser: Revan Kalesi’nin fethini anlatan Gazavat-ı Sultan Murad-ı Rabi, Bahar ve Kış sultanlarının Haziz Kalesi’nin fethi için verdikleri mücadelenin anlatıldığı sembolik ve alegorik mensur bir eser olan Berf ü Bahar ile savaşın izlerini taşıyan bir divan.

Leyla Hanım Divanı Kitap İndir

Leyla Hanım Divanı
Divan edebiyatı, aralarında “Zeynep Hatun, Mihri Hatun, Ayşe Hubbi Hatun, Sıdkı, Fatma Anı Hanım, Fıtnat Hanım, Nesiba Hanım, Şeref Hanım, Leyla Hanım, Fatma Aliye Hanım, Adile Sultan, Habibe Hanım, Nakiyye Hanım, İffet Hanım, Nigar Hanım” gibi önemli şairler de bulunan 50’ye yakın kadın şair yetiştirmiştir. Bu kadın şairlerin hayatları ve eserleri nicelenmeden, divanlarının metinleri ortaya konmadan Divan edebiyatı tarihinin tam olarak yazılamayacağı, hatta Osmanlı’nın kadına bakış açısının sosyolojik ve estetik yönlerinin anlaşılamayacağı bir gerçektir.

Şerifi Divanı & Manzum Bir Kur’an Tefsiri Kitap İndir

Şerifi Divanı & Manzum Bir Kur’an Tefsiri
Türk edebiyatı tarihinde, şairlerimizin âyetleri açıklayan şiirlerine rastlanmakla birlikte, Şerîfî Divânı gibi bütün bir dîvânın âyetlerin tefsir edildiği şiirlerden oluştuğu bir örnek bulunmamaktadır. Şerîfî’nin ortalama yirmişer beyitlik gazellerden oluşturduğu dîvânı bu
yönüyle Türk edebiyatında sıradışı bir örnektir. Dîvânda her gazelden önce şiire konu edilecek âyetin metni verilmektedir. Şairin farklı konulardan seçtiği âyetlerin geneli Allah’ın varlığı, birliği, insanlara verdiği nimetler, insanlardan istekleri gibi konulardan seçilmiştir. Bunun dışında Hz. Peygamber, dört büyük halife, sahabe ve velilerin övülmesiyle tevekkül, sabır, şükür, cömertlik, cimrilik, ölümün kaçınılmazlığı, cennet ve cehennem ehlinin durumu gibi konular, seçilen âyetlerin tefsirleri bağlamında ele alınmıştır. Okuyucuya Kur’ân-ı Kerîm’in genel muhtevâsını sunan ve yaklaşık 4000 beyitten oluşan bu eser, Kur’ân-ı Kerîm’in manzum bir tefsiri olarak hem edebî hem de dînî bakımdan büyük bir önem arzetmektedir.

Salaman ve Absal (İncelem-Nesre Çeviri-Karşılaştırmalı Metin) Kitap İndir

Salaman ve Absal (İncelem-Nesre Çeviri-Karşılaştırmalı Metin)
Salâmân ve Absâl sembolik hikâye geleneğimiz içinde seçkin bir yeri olan eser. Hayatın pratiklerinden başlayarak, metafizikle irtibatına kadar varoluşun anlam arayışlarına ilişkin insanın öyküsünü anlatıyor. Hayatı, aşkın ve aklın savaş alanı olan Salâmân, hakikat yolculuğunu çetin sınavlardan geçe geçe gerçekleştiriyor. Ve varlığın herkesi içine alan görünümleriyle başlayan öykü, ilerledikçe bir kemal arayışına dönüşüyor. Gönlü insan sevgisiyle dolu Lâmi’î, Salâmân ve Absâl’ın öyküsünü bir yandan hayal gücünün labirentlerinde bizleri gezdirerek anlatıyor, bir yandan da Çelebice bize sesleniyor: “Dünya halkı bir sarraftır… lafla da olsa ona tecavüz etmekten sakın… İnsan bir incidir; altın, gümüş, mal ve mülke meylederek onları hayatın gayesi haline getirerek bu değerli incini kırma… Sadece sözlerin inci olmasın kulaklarını da sedef yap…”

Lâmi’î eserinin sonunda, “Bilginin dürüstlükle tevil edildiği bu kitabın özetle hikâyesi budur” derken adeta bütün bir edebiyat ve düşünce geleneğimizin ana felsefesini özetliyor. Edebiyatın ve sanatın iyileştirici gücünün bir örneğini veriyor.

Vakanüvis Raşid’in Sıhhat-abad Mesnevisi Kitap İndir

Vakanüvis Raşid’in Sıhhat-abad Mesnevisi
Osmanlı Devleti’nin resmi vakanüvislerinden olan Mehmed Râşid Efendi, tarihçiliğinin yanı sıra elçilik, kadılık ve kazaskerlik gibi hassas görevlerde yer almış bir devlet adamı ve aynı zamanda edebî yönü de ihmal edilemeyecek önemli bir isimdir. Râşid’in tarihçiliği, devlet adamlığı ve şairlik taraflarının önüne geçmişse de kaleme aldığı eserler göz önünde bulundurulduğunda döneminin saygın şairleri arasında değerlendirilebilir. Râşid her ne kadar Divan şiirinin inkıraz dönemini yaşadığı XVIII. yüzyılın söz üstatları Nedim, Şeyh Gâlib gibi isimlerle mukayese edilebilecek bir seviyede olmasa da kendine özgün üslubu ile adından söz ettirmiş ve edebiyat çevrelerinin dikkatini çekerek şuarâ tezkirelerinde kendisinden bahsedilmesini sağlamıştır. Sâlim, Safâyî, Fâtin gibi tezkire yazarlarının Râşid için kullandıkları ifadeler de bu görüşü destekler niteliktedir. Şuarâ tezkirelerinde ve diğer kaynaklarda kendisiyle ilgili yapılan değerlendirmeler, Divân’ında yer alan şiirleri ve Sıhhat-âbâd isimli alegorik mesnevisi şairlik seviyesini göstermesi bakımından önemlidir.
Bu çalışmanın konusu Râşid’in kaleme aldığı Sencîde-i Kitâb-ı Sıhhat-âbâd adlı mesnevidir. Bu eser, alegorik üslupla yazılmış bir aşk mesnevisidir. Eserin dikkat çeken taraflarından biri de Fuzûlî’nin Sıhhat u Maraz adlı eserinden hareketle yazılmış olmasıdır. Râşid’in Fuzûlî’nin Sıhhat u Maraz adlı eserini nazma çektiğini söylemek yanlış bir ifade olmaz. Hüsn ü Aşk veya Sergüzeşt-nâme-i Rûh adlarıyla da bilinen Sıhhat u Maraz Fuzûlî’nin Farsça olarak kaleme aldığı bir eserdir. Sıhhat-âbâd’ın bir bölümünde mesnevinin kahramanlarından Kubad, Dânâ’dan kendisine bir hikâye anlatmasını ister ve Dânâ da ona Sıhhat u Maraz’ı şiir diliyle yani manzum olarak anlatır. Toplamda 1480 beyit olan bu eserin yaklaşık 600 beytitlik bir bölümünde Sıhhat u Maraz’ın manzum şeklini görürüz.

Şeyhi Harname Kitap İndir

Şeyhi Harname
Osmanlıda at, pek çok diyarda olduğu gibi yüksek statülü hayvandır. Buna karşılık eşek, tıpkı amcazâdesi katır, alçakgönüllü bir statüyü temsil ediyordu. Çilekeş, dayanıklı hizmetkâr. Anırması sevilmemiş, tepmesinden çekinilmiş, inatçılığından yakınılmış, ola ki bu ayrıksılıkları nedeniyle durmadan sırtına yük ve sopa bindirilmiş, yetmemiş, insan kendi hemcinsini aşağılarken onu eşeklikle oklamıştır. 
 
Gene de Osmanlının yaşamına bütün sevimliliğiyle sokulmuş mahlûktu. Onu minyatürlerden salınarak geçerken görüyoruz. Edirne şenliğinin kayıtlarında güreşe tutuştu(rul)duğu belirtiliyor, herkes gülmekten kırılıyormuş. Doruğa çıktığı örnek, Şeyhî’nin Harnâme’sidir: Bu XV. yüzyıl metni, Doğunun ve Batının hayvan masalları arasında seçkin bir yer tutması gerekirken haksızca 
kenara itilmiş, majör bir başyapıt olarak anılması 
gerekirken fabula geleneğinin gölgede kalmış bir 
ürünü olarak değerlendirile gelmiştir. 

Şair Fatih: Avni Kitap İndir

Şair Fatih: Avni
Fâtih.
Gelmiş geçmiş en büyük ve en renkli hükümdar.
Kültürlü.
Asker.
Matematik ve diğer müspet ilimlere meraklı.
Doğu dillerini bilir.
Batı dillerini bilir.
Sultan.
Ve şair.
Avni.
Aruzu kullanmakta usta.
Gazzeleri daha meşhur.
“Fâtih olmasaydım Ulubatlı Hasan olurdum,” diyebilen bir ruh kahramanı.
Fâtih!.

Şeyh Muslihittin Mustafa Halveti Divan-ı İlahiyat Kitap İndir

Şeyh Muslihittin Mustafa Halveti Divan-ı İlahiyat
Büyük gönül ve aşk adamı Niyazi-i Mısri bir beytinde şöyle der:
“Biz beş er idik çıkdık bir demde yola girdik
Kırk yılda pire erdik bu sohbete erince”

Bu beş erden birisi de elinizdeki ilahilerin şairi Uşaklı Şeyhi ( Mustafa Muslihiddin)dir.
Halveti erenlerinden olan Şeyhi, Elmalılı Ümmi Sinan tarafından yetiştirilmiş olup Niyazi-i Mısri’nin yol arkadaşlarındandır.
Mutasavvıf şair, muhtemelen Uşaklı Şeyh Mehmed Efendi (H. 1073/1663)nin oğludur. Onun mahlasının Şeyhi olması bundandır.
Şeyhi, Elmalı’da manevi eğitimini tamamladıktan sonra memleketi Uşak’a geri dönmüş ve burada yaşamıştır.
Yunus Emre, Ümmi Sinan ve arkadaşı Niyazi-i Mısri’nin üslubuyla yazdığı ilahileriyle Şeyhi, XVII. asırda adından söz edilmesi
gereken önemli mutasavvıf şairlerimizden birisidir.
“Ben Şeyhi’yem Uşşakiyem didar-ı Hak Müştakıyam
Hüve hüve olalıdan ruh ile candan geçmişim”
diyen bu yokluk, aşk ve irfan yolunun yolcusu aşıktan günümüze bir Divan-ı İlahiyat kalmıştır.
Elinizdeki Divan-ı İlahiyat’ta mutasavvıfımızın gönlünden damlayan 227 adet aşk sızıntısı bulacaksınız.