Oaxaca Günlüğü Kitap İndir

Oaxaca Günlüğü
Bir nörolog ve psikiyatr olan Oliver Sacks, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Oaxaca Günlüğü kitabında yaptığı muhteşem iç yolculuklardan sonra bu kez bir “dış” yolculuğa çıkıyor, okurunu da bir dış yolculuğa çıkartıyor. Bu arada Sacks’ın hiç bilinmeyen bir yanını da öğreniyoruz. Çocukluğundan beri eğreltiotlarına duyduğu ilgi ve sevgi…

Oliver Sacks, 2000 yılı kışında, zaman zaman toplantılarının dinleyicisi olduğu American Fern Society’nin (Amerikan Eğreltiotu Derneği) Meksika’nın göbeğindeki Oaxaca (Ohaka okunur) bölgesine düzenlediği bir araştırma gezisine katılır. Gezi boyunca gün gün yazılmış bu günlükte yalnız eğreltiotları yok… Meksika’nın ve Oaxaca’nın Kolombus öncesi ve koloniler dönemi tarihi, kültürleri, kakaoyla çikolatanın geçmişi ve bugünü ve bir tür tekila olan meskalinin nasıl yapıldığı, Zapotek harabeleri, Maya soyundan gelen yerli halkları, pazaryerleri, yalnız bitkileri değil, kuşları ve böcekleri, yol arkadaşlarının yer yer esprili portreleri, kısacası müthiş bir dünya yer almakta bu kitapta.

Odasında seyahat etmekten zevk alanlarla, Meksika’ya gitmeyi planlayanlar için ufuk açıcı bir kitap Oaxaca Günlüğü…

Ölünceye Kadar / Günce 1: 3 Haziran 1999-Aralık 2000 Kitap İndir

Ölünceye Kadar / Günce 1: 3 Haziran 1999-Aralık 2000
Memet Fuat üç yıl içinde ikinci kez “acil”e kaldırıldığında hastanede 8 gün yattı. Taburcu edildiği gün başladığı “Günce”sini 19 Aralık 2002’de ölümünden iki gün öncesine kadar her gün tuttu. Adını da kendisi koydu: Ölünceye Kadar.

Ölünceye Kadar’da Memet Fuat’ın 50 yıllık birikimi bütün yönleriyle karşımıza çıkıyor. Yayınevleriyel ilişkileri, yazarlar, editörler, aile çevresi, futbol, voleybol, politika, yaşam, edebiyat, sağlığı, her gün son günüymüşçesine hummalı çalışması, üzüntüleri, düş kırıklıkları, yüzlerce tanıdık adın arasından süzülüp gelen sevinçler, hüzünler, değerlendirmeler… Yaklaşık üçk buçuk yıl küçük kurşunkalemlerle küçük defterlerine geçirdiği bir bütün yaşam.

Bugün bir şiirimiz varsa bunu nerede ise Ataç’la Memet Fuat’a borçluyuz.
-İlhan Berk-

Mükemmeli arayan bir soylu yazar o.
-Demir Özlü-

Bir Defterden Kitap İndir

Bir Defterden
Edebiyatımızın en büyük ustalarından Melih Cevdet Anday da artık hak ettiği yerde, Everest Yayınları’nda!

Bundan sonra tüm kitapları Everest Yayınları tarafından yayımlanacak olan Melih Cevdet Anday’ın ilk kez okurla buluşacak olan günlükleri Bir Defterden adıyla bugün Everest Yayınları tarafından piyasaya veriliyor. Bir Defterden yazarın günlük hayatı, geçirdiği ağır depresyon, şiir ve tiyatro hakkındaki duygu ve görüşleri açısından çok samimi izler taşıyor.

Melih Cevdet Anday gibi usta bir yazarın, yazıyla, tiyatroyla genel anlamıyla sanatla ve yaşamla hesaplaşmasını en açık biçimiyle okura sunan bu sayfalar bir yazarın gizli dünyasına açılan bir pencere.

Günlükler (Tek Kitap) Kitap İndir

Günlükler (Tek Kitap)
Günlüklerden Max Brod ve Heinz Politzer’in ortaklaşa hazırladığı bir seçme Günlükler ve Mektuplar ismiyle ilk kez Prag’daki Heinrich Mercy Sohn Yayınevi’nden çıktı. Günlüklerin tamamı, Günlükler 1911923 ismiyle Max Brod tarafından baskıya hazırlanarak 1951’de S. Fischer Yayınevi’nce yayınlandı. Bu baskının Türkçe çevirisi 1985 yılında Cem Yayınevi’nde çıktı. Çeviri üç Kafka araştırmacısı Hans-Gerd Koch, Michael Müller ve Malcolm Pasley tarafından hazırlanıp 1990 yılında yayınlanan “edisyon kriti” baskısı temel alınarak yeniden gözten geçirildi, yine her üç araştırmacı tarafından hazırlanan Kommentarband’da (açıklamalar cildi) yer alan açıklamalardan bir seçme yapılarak çeviriye eklendi.

Bir Taşralı Gencin Günlüğü Kitap İndir

Bir Taşralı Gencin Günlüğü
Bir Taşralı Gencin Günlüğü’nde ne beklenir ki diye düşünülebilir. Ünlü bir kişi değil, savaş hatlarında geçen tarihi önem taşıyan günlükler değil. Öyleyse çok sıradan bir gencin tuttuğu günlükler. Önemli de olabilir önemsiz de. Bu okuyucuların bakışına ve beklentilerine bağlı. Oysa sıradan bir gençin söyledikleri, sıradan olduğumuzun ayırdında olmayan bizler için hiç mi önemi yok. Sıradan insan değilseniz doğrudur. Sıradan bir insansanız etkileyicidir. Sıradanlık özgürlüğün de bir şeklidir. Hiçbir kötülük taşımayan saf bir yapıdır bu. Öyleyse hayatın içinden kopup gelen bir gencin günlüğünden hepimize büyük payların düştüğü bir gerçek. Bu hayatın anlamlı mı yoksa anlamsız mı olduğu üzerinde düşünmeye başlayacak kadar da önemli.

Öykü, oyun yazırlığıyla da tanınan Aydın Doğan’ın diğer kitaplarını beğenenler “Bir Taşralı Gencin Günlüğü”nü de beğeneceklerini umuyoruz.

Yazmak Doludizgin Günlükler ve Şiirler Kitap İndir

Yazmak Doludizgin Günlükler ve Şiirler
Önce romanlarıyla anılır Orhan Kemal. Ama onun öyküleri, tiyatro eserleri, şiirleri, denemeleri, makaleleri de edebiyat dünyamızın, zenginliklerindendir. Bu değerli edebiyatçımızın yazı dünyasına tanıklık eden Yazmak Doludizgin, tüm yaşamını neredeyse sadece yazarak geçirmiş bir kalem ustasının yazı odasına konuk olmanın ayrıcalığını sunuyor okurlara.

İstanbul Günlükleri ve Anadolu’da Yolculuk (2 Cilt Takım) & 12 Aralık 1802-22 Kasım 1803 Kitap İndir

İstanbul Günlükleri ve Anadolu’da Yolculuk (2 Cilt Takım) & 12 Aralık 1802-22 Kasım 1803
Alman seyyah Ulrich Jasper Seetzen 1802’de geldiği İstanbul’da altı ay kaldıktan sonra Anadolu yolculuğunun ilk durağı olan Bursa’ya gider. Manisa üzerinden İzmir’e ulaştıktan bir süre sonra da kervanla Halep’e doğru yola koyulur. Uşak, Afyon, Konya ve Antakya’yı görüp, dikkatini çeken her şeyi günlüğüne kaydeder. Bir yılı aşkın süre Halep’te kalarak Arapçayı iyi konuşacak kadar öğrenir, Müslümanlığı kabul ettikten sonra da Cidde ve Mekke’ye gidip hacı olur. Artık Hacı Musa Efendi adıyla bilinmektedir. 1811’in Eylül ayında Maskat’a gitmek üzere El-Muka’dan ayrılırsa da iki gün sonra ölü bulunur. Sana imamının emriyle yol arkadaşlarınca zehirlenmiş olduğu düşünülmektedir. Seetzen’in Türkçeye iki cilt halinde kazandırdığımız 800 sayfaya yakın hacimdeki eseri her şeyden önce III. Selim dönemi İstanbul’una ayırdığı neredeyse 400 sayfayla bir Batılının gözünden kentin günlük yaşamına dair o tarihe kadar yazılmış en ayrıntılı anlatıdır.  Kahvehaneler, mesire yerlerinde yemek yiyip, şarkılar söyleyerek ve halk oyunları oynayarak Paskalya yortularını kutlayan Rumlar ve Ermeniler, Kürtlerin türküler söyleyerek yaptıkları halk oyunları, kısbetlerini giymiş pehlivanların yağlıgüreş müsabakaları, çocukların sokak oyunları Seetzen’in dikkatle izleyip kaydettiği ayrıntılardır. Yazar pamuklu dokumaların üretildiği, boyandığı, üzerlerine desenlerim basıldığı işyerlerini, ipekli dokuma evlerini, ipek bükümhanelerini, top dökümhanesini, gemi çapası atölyesini, kiremit ve tuğla ocaklarını da gezer. Zeytinyağı üretiminde ve imparatorluğun kahve kavurma işliğinde (tahmis), cam atölyelerinde çalışan işçilerin çektikleri güçlükleri ayrıntılarıyla anlatır, bağa ve sedef kakmalı eşyalar üreten zanaatkârların, saraçların, nargile çubukları yapan ve lüleleri altın yaldızla kaplayan ustaların hünerlerini hayranlıkla seyreder. Seetzen’in yeni açılan Mühendishane Mektebi ile Üsküdar’daki Türkçe eserler basan matbaa hakkında verdiği ayrıntılar ise bilim ve matbaacılık tarihimize katkı yapacak niteliktedir. Yazar bentleri, kente su ileten kemerleri, sarnıçları inceler, Galata Kulesi’ne de çıkarak camilerin muazzam kubbeleri ile bezenmiş büyüleyici manzarayı seyreder. Seetzen’in Anadolu yolculuğu ise bizlere o dönemin Bursa, Manisa, İzmir, Uşak, Afyon, Konya ve Antakya gibi şehirlerinin camileri, pazar yerleri, medrese, tekke ve kütüphaneleri, evleri, bahçeleri, hanları ve hamamları hakkında değerli bilgiler sağlar. Yol güzergâhındaki yaşadığı eşkıya korkusunu, yerel ayanların gücünü, kıyı kesimlerinden Anadolu içlerine ilerledikçe yabancıları görmeye alışık olmayan ahalinin kuşkulu yaklaşımlarını ilginç gözlemleriyle aktarır. Anadolu coğrafyasının yer yer büyüleyici atmosferini de çok güzel tasvir eder.

Defterler 2 / Ocak 1942 – Mart 1951 Kitap İndir

Defterler 2 / Ocak 1942 – Mart 1951
Camus’nün Defterler’inin birinci cildi, bir alıntı ve temalar birikimi, taslak ve imge deposu, bir edebiyat laboratuarı görünümündeydi. İkinci ciltte ise tarih egemen: Satır aralarında, II. Dünya Savaşı’ndaki ırksal temizlik, soğuk savaş, siyasal davalar, karmakarışık bir dünyanın bütün sarsıntıları yer alıyor. İnsan saçma bir evrende nasıl bir tutum benimsemeli? Başkaldırı mı, devrim mi? Yazınsal angajman mı, tanıklık mı, oyalanma mı?

Bu kitapta, yalnızca bir düşünürle karşılaşacağımızı sanıyorduk; oysa tüm kırılganlığıyla bir insanı keşfediyoruz.

Ölünceye Kadar / Günce 2 : Ocak 2001 Aralık 2002 Kitap İndir

Ölünceye Kadar / Günce 2 : Ocak 2001 Aralık 2002
İlkelliğin, çalışkanlığın, tutarlılığın, ahlaklı olmak için ahlaklı olmanın ne demek olduğunu onun yıllar boyunca sergilediği tutarlı kişiliğinden öğrendim.
-Yurdanur Salman-

Dürüstlüğün sahiciliğe, sahiciliğin dürüstlüğe olan borcunu hatırlattığı için saygındı Memet Fuat.
-İsmet Özel-

Olması gereken en az kusurlu insanın canlı örneğiydi.
-Bertan Onaran-

Türkiye’de edebiyat dünyasıyla yakınlığı olup da Memet Fuat’ı sevmemiş ve özellikle ona saygı duymamış çok fazla kişi olacağını düşünemiyorum.
-Murat Belge-

Mekan Feşmekan Kitap İndir

Mekan Feşmekan
“İsterdim ki sabit, hareketsiz, dokunulamaz, dokunulmamış ve neredeyse el sürülemez, hareket ettirilemez, köksüz yerler olsun: referans, çıkış noktası, kaynak vazifesi görecek yerler: doğduğum ülke, ailemin beşiği, doğmuş olduğum ev, büyüdüğünü gördüğüm (babamın ben doğduğum gün diktiği) ağaç, çocukluğumun el değmemiş hatıralarla dolu tavanarası…”
– Georges Perec
Mekân Feşmekân, Georges Perec’in yapıtının tüm stratejilerini yeniden üreten, sonradan ortaya çıkacak kitapları birer düşünme alıştırması, fantezi, koza, potansiyel olarak barındıran olağanüstü bir laboratuvar.
Perec boş sayfa ile başlayıp yatak, oda, daire, apartman, sokak, mahalle, şehir, sayfiye, ülke, dünya ve uzay sıralamasını izleyen, iç içe halkalar oluşturarak adım adım genişleyen kitap boyunca yaşamöyküsel verilerin mekânlarla ilişkisi; yararsızlık, sıradanlık, ikamet edilebilir, yaşanabilir olan; pencereler, ölçüler, sınırlar; yerlerin bellekle kurduğu tuhaf etkileşim üzerine düşünüyor, düşlüyor, yeni projeler, biçimler üretiyor, sorular soruyor:
Bir odada ikamet etmek ne demektir? Bir yer neden ve nereden itibaren bütünüyle bize ait olur? Bir odada yatağın yerini değiştirecek olursak, oda değiştirmiş olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Hiç nasıl düşünülür? Neden otobüsler falanca yerden filanca yere gidiyorlar? İnsan kendi şehrini nasıl tanır? Dünyaya dair ne bilebiliriz?
Yeni başlayanlar için mekâna ilişkin notlar, çıkmalar, ödevler, bakma, görme alıştırmaları, planlar, takıntılar, sınıflandırmalar, listelemelerden oluşan bir mekân kullanma kılavuzu; “bir mekân kullanıcısının günlüğü.”