Godoş Name Kitap İndir

Godoş Name

Gözü hep pastada, krem şantide
Kağıdı hep floş papaz, fantide
Dayısı var Ankara’da, partide
Arkası geniştir bizim godoşun

Beşeri der godoş böyle bir kişi
Dünya denen handa tıkırdır işi
Menfaati için taktırır fişi
Halkası geniştir bizim godoşun

Hiciv ve taşlama ne zamandır yitirdiğimiz bir servetimizdir. Köroğlu, Dadaloğlu, Nefi, Kaygusuz Abdal, Kazak Abdal, Şeyhi, Ziya Paşa, Rıza Tevfik, Neyzen Tevfik ve daha niceleri “adamlar amma da yazmış, baksana aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen güncelliğini koruyor” dedirttiler. Ben de onların takipçisi olduğuma inanıyorum. Okuyun, kararı siz verin.

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Ey Aşk Nerdesin ? Kitap İndir

Ey Aşk Nerdesin ?
“Her şey, belediye otobüsünün ön kapısından uzanıp ‘Nişantaşı’ndan geçer mi?’ diye sormasıyla başladı. Normalde Miranda Kerr, Alessandra Ambrosio, Adriana Lima gibi meleklerle podyumda yürümesi gerekirken benimle burada, Cevizlibağ otobüs durağında bulunuyor olması kıyamet alameti değil de neydi? Uçları omuzlarına indikçe kıvrılan koyu kumral saçları, üzerinde kum saati beline kadar inen uçuk pembe gömleği, altında diz kapaklarına hasret beyaz pileli eteği, ayaklarında bilek kemiklerini açıkta bırakan kısa pembe çorabı ve yanar döner, kendinden yaylı spor ayakkabısıyla, Cevizlibağ ona hiç yakışmıyordu. Kendisi de öyle düşünmüş olacak ki şoförün onayıyla atlayıverdi körüklüye.”
 
Eray Emre Evren sorulara kafayı takmış durumda… Bazen doğru kişilere bazen de yanlış kişilere sorular soruyor. En son dolmuş şoförüne sorduğu  “Şurdan Bi’ Şehremini Alır Mısın?” sorusu kitap oldu, üstüne bir de en çok satanlar arasına girdi. Şimdi kime sorduğunu bilmesek de okuyucuyu gülmekten kıracak bir soru ve eserle hepimizi başbaşa bırakıyor. “Ey Aşk Nerdesin?”- Umut Kısa

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Aydede (1948) -2 Kitap İndir

Aydede (1948) -2
Kömürcü kömürüne toz ve taş katmazsa uyku gözüne girmez. Oduncu kuru meşe diye eve yaş gürgen yollamazsa içi rahat etmez. “Hâlis koyun südiyle kaymak!” sanki içyağı ile dondurulmuş kolalı sudur; yağlı denilen peynirin içinde ise yağ, keçiboynuzundaki baldan daha azdır!

Taze sanılsın diye kokmuş balığın –bar artisti imişçesine– kulaklarını boyarlar. Lokantalarda levrek gerçekte palamut, gazinolarda ekmekle çoğaltılmış taramada sarı havyar, havada bulut, salatada zeytinyağı “sen onu unut” tur! Üstü iri taneli çilek sepetinin altı mikroskobik nesnelerle doludur ve her kapalı satılan şey bir hile kutusudur.

1922’de 90 sayı çıktıktan sonra derginin başyazarı ve kurucusu Refik Halid’in yurtdışına gönderilmesiyle yayın hayatı sona eren mizah dergisi Aydede, 1948 yılında tekrar yayımlanmaya başlar.

Çok partili sisteme geçiş aşamasındaki fırtınalı dönemde yeniden sahneye çıkan Aydede; Refik Halid’in güçlü, incelikli ve sivri mizah anlayışı ile muhalif duruşunu yansıtmaya devam etmiş, yayımlandığı dönemdeki sosyal ve ekonomik hayata ışık tutmuştur.
Türk mizahının doruk noktası Aydede, 2 ciltlik bir çalışmayla ilk defa okur karşısına çıkıyor.

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Latifeler & Letaif Kitap İndir

Latifeler & Letaif
“Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilm-i taleb
Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep illa edep”

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında düşünme, düşüncesini söz, yazı, işaret ve sanatla ifade edebilme kabiliyeti gelmektedir.

“Latife latif gerek.” diye güzel bir söz vardır. “Leb demeden leblebiyi anlamak” gibi. Ya da “Kıssadan hisse almak” gibi bir şey.

Günümüz insanları, birbirlerine latife ederken edep dairesinde aşırılığa ve yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek şekilde davranmalıdır. Eskiler böyle yaparmış. Konuşurken, yazarken veya hitap ederken, düşüncelerini karşıya daha iyi ifade edebilmek, muhatabının daha iyi anlamasını sağlamak için geçmiş bir olayı, fıkrayı anlatır ve anlatacağı konuyla ilişkilendirir. Böylece muhatap, hem sıkılmaz hem de anlatılmak istenen konu, verilmek istenen mesaj fıkra ve latifeyle ilişkilendirilerek daha iyi anlaşılır.

Eser; bu amaçla hazırlanmıştır ve yılların birikimi sayılabilecek uzun bir çalışmanın ürünüdür. Kıssadan hisse almak ve yorum yapmak okuyucuya bırakılmıştır.

Hisse almak dileğiyle…

Anıtı Dikilen Sinek Kitap İndir

Anıtı Dikilen Sinek
Nesin Vakfı’nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı’nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin’in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir…

Aziz Nesin’in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran’da (70), Yunanistan’da (20), Almanya’da (16), Rusya Sovyet Cumhuriyeti’nde (yani Rusça 15), Bulgaristan’da (10) ve daha birçok dillere… Romenceye Aziz Nesin’in 7 kitabı çevrilmiş ve “Biraz Gelir misiniz” adlı oyunu da “Braila Devlet Tiyatrosu’nda oynamıştır…

Aziz Nesin, Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, sahnelenecek oyunlarının, filme alınacak eserlerinin telif haklarıyla, bütün eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle Nesin Vakfı’na bağışlamıştır…