İslam’da Ticaret Rehberi Kitap İndir

İslam’da Ticaret Rehberi
İncelediğiniz bu eser Müslümanların ticari ve ekonomik ilişkilerini islami çerçevede ele alıp, meselelere Kur’an ve Sünnet ışığında yaklaşmaktadır. Tüccar kardeşlerimizin ticaretlerini islam’a uygun olarak icra etmelerine önemli katkı sağlayacak olan bu eser, ayrıca günümüzde sıkça sorulan finans kurumlarının işlevi, kredi kartı, banka kredisi, karaborsa, ticari malların zekât durumu ve kadın çalıştırma gibi birçok sorunun cevabını ihtiva etmektedir.

Prekarya & Yeni Tehlikeli Sınıf Kitap İndir

Prekarya & Yeni Tehlikeli Sınıf
Prekarya… Bu “yeni” kelime, yeni zamanların toplumsal gerçekliğinin çarpıcı bir yüzünü tanımlıyor: Alabildiğine “esnekleşmiş” bir
istihdam rejiminde sürekli değişen işlerde, adeta hep geçici bir statüde çalışanlar… Düzenli olarak düzensiz işlerde çalışanlar…
Bütün dünyada giderek genişleyen bu kitleyi “çalışan yoksullar” veya “güvencesiz işçiler” diye tanımlayanlar da oldu. Guy Standing, prekaryayı teşhis edebilmek için onların kimliksizliğini göz önüne almak gerektiğine dikkat çekiyor: Bir geleceği olmayan ve “toplumsal hafızadan yoksun” işlerde çalışıyorlar…

Guy Standing’in prekarya olgusu ve kavramı üzerine referans olan kitabı, “yeni tehlikeli sınıf” alt başlığını taşıyor. Birçok düşünür ve sosyal bilimci, prekaryayı zamanımızın proletaryası olarak tanımlıyor zira. En azından, günümüzde prekarya gerçekliğini ve kavramını hesaba katmadan işçi sınıfı, proletarya üzerine düşünmek mümkün değil.

Standing, “küreselleşmenin çocuğu” dediği prekarya olgusunun oluşumunu, dünyasını ve çelişkilerini büyük bir sarahatle tasvir
ediyor kitabında. Prekaryanın iç ayrımlarını, tâbi olduğu sömürü mekanizmalarını zengin bir örnek dökümüne dayanarak inceliyor. Yeni bir emek hareketi için ipuçları çıkartmaya da yarayan bir analiz bu.

Guy Standing, kullanım süresi geçen proletarya ve orta sınıf terimlerinin yerine prekaryayı koyarak hedefi on ikiden vuruyor.
Zygmunt Bauman

Prekarya fikrinin teorik ve ampirik açıdan eksikleri var fakat doğru anlaşıldığında bir çoğunluk inşa edecek yeni bir radikal projeye temel oluşturabilir.
Richard Seymour

Türkiye Ekonomisi & Geçiş Ekonomisi Yaklaşımı Kitap İndir

Türkiye Ekonomisi & Geçiş Ekonomisi Yaklaşımı
Bu kitabı  Türkiye ekonomisi ile ilgili  diğer kitaplardan ayıran en önemli özellik,  Türkiye ekonomisinin  “geçiş ekonomisi yaklaşımı”  çerçevesinde incelenmesidir. Bu açıdan kitap bir ilk olma özelliğine sahiptir. Bu çerçevede ele alınan   çok sayıdaki  geçiş sürecinin politik ve  kurumsal gerekleri ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kitap,  bu geçiş  süreçlerinde Türkiye’nin nereden kalkıp nereye ulaştığı, daha ne kadar yol kat etmesi  gerektiği  ve ne ölçüde başarılı  olduğu sorularına  cevap vermeyi amaçlamıştır.
İkinci olarak bu  kitapta,    kendiliğinden (piyasa dinamikleri ) ortaya çıkan gelişmeler ile, güdümlü (devletçe teşvik edilen veya zorlanan)  gelişmelerin ayırt edilmesine özen gösterilmiştir. Ayrıca bu kitapta zaman ve mekan içinde ulusal ve uluslararası mukayeselere önem verilmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin  sahip olduğu güç  ve zafiyetler teşhis edilmeye çalışılmıştır. Bu şekilde  Türkiye tecrübesinin hangi alanlarda ne ölçüde başka ülkelere örnek olabileceği  sorusuna daha    kapsamlı bir cevap verilmesi imkanı doğmaktadır.
Nihayet bu kitap,  görselliği ön plana çıkararak, başta öğrenciler ve iş dünyası  olmak üzere  ekonomiyle  ilgilenen herkese hitap edecek  şekilde hazırlanmış ve  kaleme alınmıştır.

Tarihin Yapıları & Tarihsel Materyalizme Giriş Kitap İndir

Tarihin Yapıları & Tarihsel Materyalizme Giriş
Dünyamızı nasıl bir gelecek bekliyor? İnsanlık mı yok olacak, yoksa bu yok oluş sürecinin mi sonu gelecek? Bizimkini izleyecek dünya üzerine neler söyleyebiliriz? Dönüşüm olanakları nelerdir? Marx’ın tarihsel-mantıki yönteminin yardımıyla tarihte, bütün tarihsel süreçlerin temelinde yatan yapılar buluyoruz. Bu kitap tarihsel materyalizme yoğun bir giriştir. Kitapta diyalektik yöntem de ayrıntılı olarak ele alınıyor ve Marx’ın kullandığı tarihî materyalist kavramları türetmeye, tarih sürecinin ana hatlarını çizmeye ve şimdiye kadarki toplum düzenlerinin birbirine nasıl dönüştüğünü incelemeye uygulanıyor. Devrim ile barbarlık arasındaki yapısal ilişkiye ışık tutuluyor. İncelenen gelişmeler yalnız tarihî değil, yeni arkeolojik araştırmalardan çıkan tarih öncesi olaylara da dayalı olarak sunuluyor. Ayrıca otuzu aşkın grafik ve tablo, kitabı daha kolay anlaşılır hâle getiriyor.

Kalkınma İktisadı & Yükselişi ve Gerilemesi Kitap İndir

Kalkınma İktisadı & Yükselişi ve Gerilemesi
Prof. Dr. Fikret Şensesin derlediği Kalkınma İktisadı, Üçüncü Dünyanın gelişme sorunlarına dünden bu günden ve gelecek perspektifinden bakan on makale içeriyor. Yalnızca iktisatçıları değil, paylaşım, yoksulluk tüm insanların mutluluğu noktalarında duyarlı olan herkesi ilgilendirecek on makale. Kalkınma sorununun tarihsel yönü, enflasyon ve istikrar politikaları, uluslararası borç krizi sanayileşme ve dünya ekonomisi, az gelişmiş ülkelerin sanayileşme tecrübelerinden çıkarılacak dersler.

Bildiğimiz Tarımın Sonu & Küresel İktidar ve Köylülük Kitap İndir

Bildiğimiz Tarımın Sonu & Küresel İktidar ve Köylülük
Tarım sorunu (die Agrarfrage), 20. yüzyılın başından itibaren siyasetin ve sosyal bilimlerin en önemli tartışma alanlarından biriydi. 1980’lerin düşünce ikliminde ivme kaybedip şekil değiştirdi ve daha çok “hormonlu sebzeler”, “doğal beslenme”, “permakültür” gibi “kentli” başlıklar altında bambaşka bir tartışmaya dönüştü; üretim ve üreticiler yerine gıda ve tüketimle ilgili meseleler gündemin baş köşesine oturdu. Küçük üreticiliğin sorunları, “kumarhane kapitalizmi”nin kırdaki yansımaları, köyün değişen toplumsal yapısı, proleterleşme biçimleri ve tarımın uluslararasılaşması bu “kentli” tartışmalar içinde yer bulamadı.

Bildiğimiz Tarımın Sonu, küresel iktidar rejimlerini üreten iktisadi süreçlerle beraber tarım sorununu “yeniden” ele alıyor. 10 yılı aşan bir ortak çalışmanın ürünü olan bu eserde Çağlar Keyder ve Zafer Yenal, tarım sorununu ve kırsal yapıların dönüşümünü, metalaşma, köylünün mülksüzleşmesi ve siyaset bağlamında tartışmaya açıyor.

Dünyada da Türkiye’de de yoksulluk, bölgesel eşitsizlikler, çevre, sosyal politikalar ve toplumsal hareketler gibi birçok önemli meseleyi anlamlı bir şekilde konuşabilmek için tarımda ve kırda olup bitenleri hesaba katmamak imkânsız. Bildiğimiz Tarımın Sonu, organik pazar romantizmine ya da köy nostaljisine hapsolmadan, tarım sorununu düşünmenin ve tartışmanın bereketini anlatıyor.

Kitap İndir


“Diploma = iş” denklemi gitgide geçersizleşiyor. Genç işsizliği ve ‘okumuşların’ işsizliği, dünyada da Türkiye’de de istisnai olmaktan çıktı. Zamanımız kapitalizminde işsizliğin yapısal niteliği aşikâr hale gelirken, tahsilli, kalifiye çalışanlar yani “beyaz yakalılar” da güvencesizleşme sürecinin kurbanı oluyor, imtiyazlarını kaybediyorlar. İnsanlara atfedilen ve onların kendilerine atfettikleri ‘anlamın’ iş durumuna göre belirlenegeldiği bir yaşam dünyasında, işsizlik sadece iktisadi olmayan derin bir kriz kaynağıdır.
Elinizdeki araştırma, Türkiye’de beyaz yakalı işsizliğinin sosyal-psikolojik yanına odaklanıyor. İşsizliğin bir sosyal deneyim olarak nasıl yaşandığına ve “hissedilen işsizliğe” bakıyor. Üniversite mezunu işsizler işsizlikle nasıl baş ediyor, hangi yöntemlerle iş arıyorlar? Ne gibi ayrımcılık mekanizmalarına tâbi kaldıklarını düşünüyorlar? Güvencesizleşen hayatta, nelere –mesela aileye– ne kadar güvenebiliyorlar? İşsizlik deneyiminden duygusal olarak nasıl etkileniyorlar? Kendilerini nasıl ifade ediyor/edemiyorlar? İşsizlik deneyiminin orta sınıf ‘değerleri’ ve ‘kimliği’ ile etkileşimi nasıldır? Beyaz yakalı işsizler, işsizlik sorununun kaynağını nerede görüyorlar? Neye, kime kızıyorlar? İşsizlik, onları ‘bir şeyleri düşünmeye’, ‘bir şeyler yapmaya’ sevk ediyor mu?
KPSS ‘belası’, ataması yapılmayan öğretmenlerin sıkıntıları ve mücadeleleri, ‘kullan-at’ tarzı istihdamın belli başlı örneklerinden banka çalışanlarının işsizlik deneyimleri ile ilgili gözlemler de bu sorgulamaya eşlik ediyor. Beyaz yakalı işsizleri dinleyen ve onları konuşturan bir kitap..

Bölgesel Kalkınmada Kalkınma Ajanslarının Rolü & İzmir Kalkınma Ajansı Örnegi Kitap İndir

Bölgesel Kalkınmada Kalkınma Ajanslarının Rolü & İzmir Kalkınma Ajansı Örnegi
Kalkınma Ajansları, demokratik ve katılımcı bir anlayışla yerel otorite ile merkezi yönetim arasındaki işbirliğini geliştirerek kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak; yerel potansiyeli harekete geçirerek bölgesel gelişmeyi hızlandırmak amacıyla kurulmuştur.

Bu amaç çerçevesinde ortak iş yapma kültürü ve verimli işbirlikleri geliştirmek; ortak hedeflere yönlendirmek amacıyla katılımcı planlama teknikleri ve ortak akıl ile stratejik bir plan hazırlamak; bölge plan ve programlarının uygulanmasını sağlayıcı proje ve faaliyetlere finansal ve teknik destek sağlamak; bölge planında belirlenen hedef sektörlere yönelik iş ve yatırım olanaklarının tanıtımını yapmak temel faaliyetleri arasında sayılabilir.

Ajanslar, yerel dinamikleri harekete geçirerek tüm aktörlerle birlikte geliştirdikleri stratejiler ve bu çerçevede sağladıkları mali ve teknik desteklerle bölgenin ekonomik gelişmesini hızlandırarak bulundukları bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasında vazgeçilmez etkiler yaratır.

Kalkınma ajanslarının belli başlı görevleri aşağıdaki gibi listelenebilir:

Bölgesel stratejilerin belirlenmesine ve hazırlanmasına destek sağlamak, girişimciliğin desteklenmesi ve geliştirilmesini sağlamak, bölgeye yatırım çekmek için yatırım tanıtımı yapmak, izin ve ruhsat işlemlerini tek elden takip etmek ve sonuçlandırmak, bölgedeki kamu kurumları, özel kesim ve STK’ların uyumlu bir şekilde çalışmasına yardımcı olmak, kırsal kalkınma faaliyetlerine destek vermek, proje üretme ve geliştirme kapasitesini artırmak, bölge hakkında araştırmalar yapmak/yaptırmak ve veri tabanı oluşturmak, Yukarıda listelenen görevlere bakıldığında kalkınma ajanslarının uygulamadan çok destekleme ve koordinasyon rolü üstlendiği görülmektedir. Kalkınma ajansları kamu kurumu olmamakla birlikte tüzel kişiliğe sahip olup DPT’nin koordinatörlüğünde çalışmaktadır ve 5449 sayılı Kanunla düzenlenmemiş bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabidir. 100 kişilik kurul dışında kalan özel sektör ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri zaman zaman kendilerinin bu kurulda olmaları gerektiğini gündeme getirmektedirler. Belli bir sayı kısıtı olan böyle bir durumda bütün paydaşları buraya almak mümkün değildir. Ancak, bu toplantılar herkese açıktır ve isteyenler toplantılara katılıp katkı verebilirler. Ayrıca, çalışma komitelerinde dışarıdan da temsilciler görevlendirilebilir. Böylece, ajans tarafından düzenlenen toplantılarda her zaman yer alıp katkı verebilirler. Kurulda üye olmamak, katkı vermenin önünde bir engel değildir.

Kalkınma İktisadı & Yükselişi ve Gerilemesi Kitap İndir

Kalkınma İktisadı & Yükselişi ve Gerilemesi
Prof. Dr. Fikret Şensesin derlediği Kalkınma İktisadı, Üçüncü Dünyanın gelişme sorunlarına dünden bu günden ve gelecek perspektifinden bakan on makale içeriyor. Yalnızca iktisatçıları değil, paylaşım, yoksulluk tüm insanların mutluluğu noktalarında duyarlı olan herkesi ilgilendirecek on makale. Kalkınma sorununun tarihsel yönü, enflasyon ve istikrar politikaları, uluslararası borç krizi sanayileşme ve dünya ekonomisi, az gelişmiş ülkelerin sanayileşme tecrübelerinden çıkarılacak dersler.

Studies in Islamic Economics & Islamic Banking and Development Kitap İndir

Studies in Islamic Economics & Islamic Banking and Development
“This book contains two major subjects.

Firstly; some academic papers about Islamic Banking. The main characteristic of Islamic banking in comparison to traditional banking is that it is more concerned with the profitability and length of the proposed investment rather than collateral. Projects with high profitability and low collateral that might otherwise be rejected can be funded through Islamic banking. This leads to a banking behavior that is similar to development banks and microfinance institutions that have been very successful in many Third World countries. Academic research shows that Islamic banking is not a negligible or merely temporary phenomenon.

Secondly; some research articles about religion and development. Islam summarizes the root cause of the great social upheavals that have been suffered, particularly in this century, in two phrases. One is: “So long as I’m full, what is it to me if others die of hunger?” And the other is: “You struggle and labor so that I can live in ease and comfort.” Islam demonstrates that if hunger and poverty are to be eradicated, it will be through applying the Qur’anic injunction of almsgiving, social assistance and mutual help [vujub-u zakatl: Being steadfast in performing prayers, giving zakat and the prohibition against earning without working, e.g., usury and interest (hurmet-i Ribâ: God has permitted trade and forbidden usury).”