Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe 1 / Akımlar… Günlükler… Kitap İndir

Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe 1 / Akımlar… Günlükler…
Kimi popüler yazarlar gibi ben de “Bu kitabı yazarken ben acayip keyif aldım, sen de okurken keyif alacaksın” demeyi çok isterdim ama diyemiyorum. 
Ben ancak şunu söyleyebilirim: “Sen severek okuyasın, kolayca anlayasın, hoşlanıp keyif alasın diye ben aylarca çile çektim.” 
Umarım severek okursun da emeklerim boşa gitmez. Hadi keyifli okumalar!

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri Kitap İndir

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri
Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki düşünsel seyriyle ilgili bu kapsamlı çalışmada, Frankfurt Okulu üyelerinin Türkiye’deki çalışmaları ve bu çalışmalara katkısı olan isimlerin bir değerlendirmesinin yanı sıra bu katkıyı yapan isimlerle yapılmış önemli görüşmeler de yer almaktadır. Bu da Okul’la ilgilenen pek çok okuyucuya; Okul’un düşünsel seyrinin ondan etkilenen yazarlar açısından, onların düşünsel gelişimiyle nasıl bir paralellik taşıdığını görme şansını da vermektedir. Kitap ayrıca Okul üyelerinin Türkiye’de yayınlanmış yapıtlarının ve yazılarının ayrıntılı bir kaynakçasını vermekte ve bu konuyla ilgilenen araştırmacılara derli toplu bir yol haritasıyla rehberlik etmek için önemli bir işlevi de yerine getirmektedir.

“Bu kapsamlı araştırmada amacımız, Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki alımlanmasını çeşitli boyutlarıyla ortaya koyabilmek. Aslında sorunumuz bu Okul’a özgü ya da onunla sınırlı değil. Frankfurt Okulu’nu örnek olarak ele alıyor ve asıl genel sorunumuz olan Türkiye’deki düşünsel yaşama ilişkin saptamalar için bir temel oluşturmaya çalışıyoruz. Bu genel sorun, Türkiye’de akademik ve/veya entelektüel çabaya girişen hemen herkesin deneyimlediği; bir düşünceyi ifade etme, argüman oluşturabilme, kaynaklara ulaşabilme, argümanını çeşitli kaynaklardan beslenen iddialarla tartışarak kurabilme, argümanı destekleyen ya da köstekleyen meseleleri çeşitli yol ve yordamlarla serimleyebilme, çalışmalarını başkalarına sunabilme ve iletebilme, karşılığında kamusal bir tepki alabilme, sadece belli gruplara üyelikten, sloganlardan ve polemiklerden ibaret olmayan bir tartışma ortamında bulunma gibi başka birçok sorunla örülmüştür. Bunlar, bir fikri ifade etmeyi becerebilmekten, ifade etmeyi becerdiğinde bu ifadenin duyulup duyulamayacağına, duyulduğunda da canına mal olup olmayacağına kadar uzanan, bu yüzden de sadece düşünsel gelişimle ilgili olmayan bir ortamın koşullarıyla ilişkilidir.”

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri Kitap İndir

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri
Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki düşünsel seyriyle ilgili bu kapsamlı çalışmada, Frankfurt Okulu üyelerinin Türkiye’deki çalışmaları ve bu çalışmalara katkısı olan isimlerin bir değerlendirmesinin yanı sıra bu katkıyı yapan isimlerle yapılmış önemli görüşmeler de yer almaktadır. Bu da Okul’la ilgilenen pek çok okuyucuya; Okul’un düşünsel seyrinin ondan etkilenen yazarlar açısından, onların düşünsel gelişimiyle nasıl bir paralellik taşıdığını görme şansını da vermektedir. Kitap ayrıca Okul üyelerinin Türkiye’de yayınlanmış yapıtlarının ve yazılarının ayrıntılı bir kaynakçasını vermekte ve bu konuyla ilgilenen araştırmacılara derli toplu bir yol haritasıyla rehberlik etmek için önemli bir işlevi de yerine getirmektedir.

“Bu kapsamlı araştırmada amacımız, Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki alımlanmasını çeşitli boyutlarıyla ortaya koyabilmek. Aslında sorunumuz bu Okul’a özgü ya da onunla sınırlı değil. Frankfurt Okulu’nu örnek olarak ele alıyor ve asıl genel sorunumuz olan Türkiye’deki düşünsel yaşama ilişkin saptamalar için bir temel oluşturmaya çalışıyoruz. Bu genel sorun, Türkiye’de akademik ve/veya entelektüel çabaya girişen hemen herkesin deneyimlediği; bir düşünceyi ifade etme, argüman oluşturabilme, kaynaklara ulaşabilme, argümanını çeşitli kaynaklardan beslenen iddialarla tartışarak kurabilme, argümanı destekleyen ya da köstekleyen meseleleri çeşitli yol ve yordamlarla serimleyebilme, çalışmalarını başkalarına sunabilme ve iletebilme, karşılığında kamusal bir tepki alabilme, sadece belli gruplara üyelikten, sloganlardan ve polemiklerden ibaret olmayan bir tartışma ortamında bulunma gibi başka birçok sorunla örülmüştür. Bunlar, bir fikri ifade etmeyi becerebilmekten, ifade etmeyi becerdiğinde bu ifadenin duyulup duyulamayacağına, duyulduğunda da canına mal olup olmayacağına kadar uzanan, bu yüzden de sadece düşünsel gelişimle ilgili olmayan bir ortamın koşullarıyla ilişkilidir.”

Stoa Felsefesi Kitap İndir

Stoa Felsefesi
Stoa okulu, Batı düşünce dünyasının temelinde bulunan Antik Yunan kültününün belli başlı düşünce okullarından birini oluşturur. İ.Ö. 4. yüzyılda yaşayan ve Aristoteles’in çağdaşı olan ilk Stoa filozoflar, Attika yarımadasına dışardan gelmiş yabancılardı; belki de bu nedenle, farklılıları ortadan kaldırmadan ama aralarında belli bir ayrıcalık da gözetmeksizin tüm insanları kucaklamayı amaçlayan bir insancılık, Stoa felsefesinin başlıca temalarından birini oluşturmuştur. Stoa düşüncesi felsefeyi; mantık, fizik ve ahlak olarak üç genel başlıkla değerlendirip işler. Aristoteles’in tümellere ve mutlaklığa dayalı mantığının uzun yıllar boyunca egemen olduğu düşünce tarihinde, Stoa mantığının zaman ve olayalara dayalı koşullu önermeler üzerinde yapmış olduğu çalışmalar , özellikle 19. yüzyılla birlikte yeniden ele alınmış ve mantık çalışmalarının çeşitlenip gelişmesinde belirgin bir rol oynamıştır. Stoa düşüncesinin temel anlayışlarından birini oluşturan ”doğayla uyum içinde yaşamak”, doğa-insan ilişkilerinin çok yönlü bir biçimde değerlendirildiği günümüze bir çok bakımdan ışık tutacak niteliktedir. Dijon Üniversitesi profesörlerinden Jean Brun’nün hazırlamış olduğu bu çalışma, Stoa okulunun tarihçesini ve çeşitli dönemlerini belli başlı temsilcileriyle birlikte verirken, Stoa felsefesinin mantık, fizik ve ahlak öğretilerini de ayrıntılarıyla bize sunuyor. Kitapta ayrıca Stoa düşüncesine ilişkin kapsamlı bir kaynakça da yer alıyor.

Yapıbozum ve Pragmatizm Kitap İndir

Yapıbozum ve Pragmatizm
“Derrida ile Rorty, Habermas’ın evrenselcilik, rasyonalizm ve modern demokrasi arasında zorunlu bir bağ olduğu ve anayasal demokrasinin aklın açılımında (unfolding), hukuk ve ahlâkın evrenselci biçimlerinin ortaya çıkmasıyla bağlantılı bir uğrağı temsil ettiği iddiasını reddetmekte birleşirler. Her ikisi de, kendi tikel dile getiriliş koşullarını aşacak bir argümantasyon tarzının mümkün olmasını garanti altına alabilecek –Akıl gibi– bir Arşimet noktasına ulaşılabileceğini yadsırlar. Ama, rasyonalizmi ve evrenselciliği eleştirmeleri, kendilerini Aydınlanma’nın siyasi yanını, yani demokratik projeyi savunmaya adamalarını önlemez. Habermas ile aralarındaki anlaşmazlık siyasi değil teoriktir. Onun demokratik siyasete gösterdiği bağlılığı paylaşırlar ama demokrasinin felsefi temellere ihtiyacı olmadığını ve demokrasinin kurumlarını güvence altına alacak şeyin rasyonel temellendirme olmadığını düşünürler.”
 
Yapıbozum ve Pragmatizm, aynı başlık etrafında düzenlenmiş sempozyumdaki tartışmaları bir araya getirerek Derrida’nın pragmatizmi ile Rorty’nin pragmatizminin demokrasi hakkında temelci olmayan bir düşünme biçiminin geliştirilmesine nasıl katkıda bulunabileceklerini araştırıyor. Söz konusu düşünürlerin bu özel alandaki görüş ayrılıklarının yanı sıra çakıştıkları noktaları da incelerken yapıbozumu ötekinin etik deneyimine yönelik Levinasçı bir açılımla tamamlayan Simon Critchley ve yapıbozumu “hegemonya” mantığıyla irtibatlandırmayı öneren Ernesto Laclau’yu da tartışmaya dahil ediyor.

Postmodernliğin Durumu Kitap İndir

Postmodernliğin Durumu
David Harvey Postmodernliğin Durumu’nda başlangıç olarak terimin farklı anlamlarını inceliyor ve modernizmin sonrası toplumsal yaşantıyı anlamakta bu kavramlaştırmayı kullanmanın ne ölçüde uygun ve yararlı olduğunu tartışıyor.

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri Kitap İndir

Zamanın Tozu & Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki İzleri
Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki düşünsel seyriyle ilgili bu kapsamlı çalışmada, Frankfurt Okulu üyelerinin Türkiye’deki çalışmaları ve bu çalışmalara katkısı olan isimlerin bir değerlendirmesinin yanı sıra bu katkıyı yapan isimlerle yapılmış önemli görüşmeler de yer almaktadır. Bu da Okul’la ilgilenen pek çok okuyucuya; Okul’un düşünsel seyrinin ondan etkilenen yazarlar açısından, onların düşünsel gelişimiyle nasıl bir paralellik taşıdığını görme şansını da vermektedir. Kitap ayrıca Okul üyelerinin Türkiye’de yayınlanmış yapıtlarının ve yazılarının ayrıntılı bir kaynakçasını vermekte ve bu konuyla ilgilenen araştırmacılara derli toplu bir yol haritasıyla rehberlik etmek için önemli bir işlevi de yerine getirmektedir.

“Bu kapsamlı araştırmada amacımız, Frankfurt Okulu’nun Türkiye’deki alımlanmasını çeşitli boyutlarıyla ortaya koyabilmek. Aslında sorunumuz bu Okul’a özgü ya da onunla sınırlı değil. Frankfurt Okulu’nu örnek olarak ele alıyor ve asıl genel sorunumuz olan Türkiye’deki düşünsel yaşama ilişkin saptamalar için bir temel oluşturmaya çalışıyoruz. Bu genel sorun, Türkiye’de akademik ve/veya entelektüel çabaya girişen hemen herkesin deneyimlediği; bir düşünceyi ifade etme, argüman oluşturabilme, kaynaklara ulaşabilme, argümanını çeşitli kaynaklardan beslenen iddialarla tartışarak kurabilme, argümanı destekleyen ya da köstekleyen meseleleri çeşitli yol ve yordamlarla serimleyebilme, çalışmalarını başkalarına sunabilme ve iletebilme, karşılığında kamusal bir tepki alabilme, sadece belli gruplara üyelikten, sloganlardan ve polemiklerden ibaret olmayan bir tartışma ortamında bulunma gibi başka birçok sorunla örülmüştür. Bunlar, bir fikri ifade etmeyi becerebilmekten, ifade etmeyi becerdiğinde bu ifadenin duyulup duyulamayacağına, duyulduğunda da canına mal olup olmayacağına kadar uzanan, bu yüzden de sadece düşünsel gelişimle ilgili olmayan bir ortamın koşullarıyla ilişkilidir.”

Ateizm Kitap İndir

Ateizm
Bir ateist toplum neden olanaksız görünüyor? Dizginlenmeyen insanların hiçbir zaman bir arada yaşayamayacaklarına, gizli suçlara yasaların hiçbir şey yapamayacağına, insan adaletinden kaçan kötüleri bu ya da öteki dünyada cezalandıracak öç alıcı bir Tanrı’nın gerekliliğine karar verildiğinden.

Musa’nın yasalarının insanlara gelecek hayattan söz etmediği, ölümden sonra cezalarla hiç korkutmadığı, ilk Yahudilere ruhun ölümsüzlüğü hakkında hiç söz etmediği doğrudur, ama ateist olmaktan ve Tanrı’nın öcünden kurtulabileceklerini sanmanın çok uzağında olup insanlar içinde en dindar olanlardı. Yalnız ebedi bir Tanrı’nın varlığına inanmakla kalmayıp bu Tanrı’nın aralarında bulunduğuna inanıyorlar, kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının, dört nesil sonrasına kadar torunlarının da Tanrı tarafından cezalandırılacağını düşünerek korkudan titriyorlardı ki bu çok güçlü bir dizgindi.

Postyapısalcılık (Kültür Kitaplığı 126) Kitap İndir

Postyapısalcılık (Kültür Kitaplığı 126)
Postyapısalcılık insanlar arasındaki bireysel ve kültürel ilişkileri kavrayış biçimimizde çarpıcı değişiklikler yaratan bir metodoloji olarak görüldü. Bu kavramın öncelikle yapısalcılıkla arasındaki düşünsel ve organik ilişkiyi tanımlayan bu çalışma, edebiyattan plastik sanatlara, sinemadan popüler kültüre dek farklı alanlardaki postyapısalcı unsurlara dair önemli bir başlangıç metni. Barthes, Foucault, Lacan gibi başlıca düşünürleri ve savlarını merkezine alan bu analiz, Saussure’den bu yana gösteren ve gösterilen arasındaki ilişki üzerine inşa edilmiş geniş bir literatürü tarıyor. Sözcüklerin yarattığı bir dünyadaki hakikat arayışına ışık tutarken, hakikati var eden simgesel evreni metinlerarası bir bağlam ve perspektif bütünlüğü içinde irdeliyor

Hümanizm Kitap İndir

Hümanizm
Hümanizmin eğitimsel faaliyet, felsefi kavram veya varoluşçu “hayat duruşu” olarak tanımlamaları değişik kültürel ve politik amaçlar için yüzyıllar boyunca geliştirilmiş ve hümanizm karşıtı reaksiyonlar yapısalcılık, postmodernizm ve post-sömürgecilik gibi akımlara katkıda bulunmuştur.

Rönesans, modern edebiyat ve İngiliz dilinin yazınsal teorisi dalında uzmanlaşan Profesör Tony Davies, bu kitabında hümanizmin birçok kullanımına kesin bir giriş önererek konuyu şu şekilde ele alıyor:

Terimin geniş çapta tarihsel gelişimi ve etkileri
Politik, dinî ve çevresel aktiviteler için hümanizm ve post-hümanizm etrafında tartışmaların dâhil edilmesi
Erasmus ve Milton’dan Heidegger, Foucault ve Chomsky’e kadar olan çeşitli hümanist düşüncelerin kilit noktalarının tartışılması
Bu kitap kesin açıklamalar ve alakalı tartışmalar önererek hümanizm, post-hümanizm ve önemli teorik çalışmalara hakkında ilk defa bilgi edinmek isteyen için temel bir okuma sağlıyor.