Vahiy Fenomeni & Tanrısal – Kozmik Enformasyonel Yayın Kitap İndir

Vahiy Fenomeni & Tanrısal – Kozmik Enformasyonel Yayın
İddia ediyoruz: Bu eser, ruhu ve/veya omurgası “akademik-felsefî” arkaplana sahip olmasının yanısıra, “tezi” ve “içeriği” açısından “KESİNTİSİZ” olaraktan “VAHİY FENOMENİ”ne yani, “TANRISAL & KOZMİK ENFORMASYONEL YAYIN”a ilişkin sıra dışı bilimsel yaklaşım ve yorumlarıyla “değil Türkiye’de, dünyada bir ilk..!”

Bu eser, salt iddia etmiyor aynı zamanda tezini, “multidisipliner” olaraktan; kozmoloji, astronomi, matematik, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, teoloji vb. “bilimsel disiplinler” ve “bilimsel teoriler”le de destekleyerek ispat ediyor.

“Tanrı” bağlamında “irade” ile başlayıp, [“ontolojik farklılık/ eşitsizlik” nedeniyle, insan düzlemine kadar olan kısmı “dikey (vertikal)” sonrası da, “yatay (horizantal)” seyreden] “eylem”e uzanan bu çizgi, doğası gereği “statik olmayan, canlı, hareketli, süreğen ve o denli de ele avuca sığmaz bir serencâmdır”; bir ucunda “MÜTE’ÂL (MUTLAK AŞKIN) BİR TANRI”, diğer ucunda da genel anlamda “DOĞA”, özel anlamda ise “İNSAN” bulunan bu “FENOMEN”! Yani “TANRISAL & KOZMİK ENFORMASYONEL YAYIN=VAHİY FENOMENİ”..!

Dahası, “TANRI’NIN KONUŞMASI” bağlamında vahyin “epistemolojik” analizinin yapıldığı bu eser, vahiy fenomeni ve/veya realitesine sıra dışı bilimsel bir yaklaşım ve yorumlar sergiliyor. Bu bağlamda da vahyin; “FAZ-1”, “FAZ-2” ve “FAZ-3” evre/aşama/derecelerine netlik kazandırıyor, yeni açılımlar katarak şu iddiada bulunuyor: “Öyle ya da böyle, Tanrı’nın konuşmadığı hiçbir ölümlü (beşer) yoktur!”

Bu kitabı okurken, “devrim yaratan yeni bilimsel düşüncelerin geçtiği şu dört aşama”dan üçü; “kayıtsızlık (tecrit)”, “alaya alma” ve “eleştiri” [ki dördüncüsü “kabul görme”dir] gibi bir takım tepkileri tecrübe ederseniz korkmayın: Sonuna kadar okursanız, tepkiler büyük oranda yok olacaktır! Eğer bunu yaparsanız, geleceğiniz için ve insanlığın geleceği için güçlü bir araç elde edeceksiniz; bizden söylemesi…

Ana Hatlarıyla İslam Dini Kitap İndir

Ana Hatlarıyla İslam Dini
1936 yılında Bağdat’ta bulunan Merkez Lisesi’ne Arap Edebiyatı öğretmenliği için Irak’a gidince aynı zamanda dini bilgileri öğretmekle de görevlendirilmiştim. Öğrenciler, bir tecvit, tevhit ya da tefsir kitabı değil; fıkıh, fıkıh usulü, hadis ya da hadis usulü kitabı değil, İslam’ı kendisinden öğrenecekleri, Hz. Peygamber’in kendisine gelen insanlara anlattığı, onların da bir günde ya da günün bir bölümünde anladığı tarzda İslam’ı anlatan bir kitabı benden istemeye başladılar. Fakat böyle bir eseri bulamıyordum.
Bu eseri fakihler ve bilginler için yazmayacaktım. Bilakis bu kitabı gençler için yazıp onda İslam’ın ne olduğunu onlara tanıtacaktım. Kitaplardan alıntıları azalttıkça ve yeni şeyler ortaya koydukça bu, gençler için daha hayırlı olacaktır,” dedim. Bu düşünceyle işe koyuldum. Aşağı yukarı elli yıldan beri söylediğim bazı görüşlerimi bugün bu kitapta zikrettim. 
Ali TANTÂVİ

Ölümün İlanı Son Ses Kitap İndir

Ölümün İlanı Son Ses
Ah o ilanlar, o vedanın ilanı, o “son ses!” Herkesin ardından heykeller dikilemeyeceğine, anıtlar yapılamayacağına göre sözcüklerle, duygu patlamalarıyla veda edilir çoğunlukla “giden”e ve gazete sayfalarında rastlarız o vedalara. Her birinde sevgi yağmurları, pişmanlıklar, “keşke”ler… Kayıptan sonra ortaya çıkan bastırılmış duygular, o güne kadar söylenmemiş sözler: 
Keşke;
Üzmeseydim 
Şeytana uymasaydım 
Yalan söylemeseydim 
O son yılbaşını onlarla geçirseydim 
Sert konuşmasaydım 
Kalbini kırmasaydım…
İşte o “keşke”lerin en anlamlı yansıması, ölüm ilanları.
 
Ölümü ilan ederken bin bir duygu, bin bir ses, bin bir sesleniş.
Kimi zaman da bir duygu okyanusunda aslında insanlık, barış, huzur ve sevgi adına kanat çırpan beyaz güvercinler…
Hakan Tartan bu kitabında, son 100 yıldan, tanınmış-tanınmamış birçok kişinin ölüm ilanını inceledi, bunlardan örnekler yansıttı kitabına; kâh yürek paralayan, kâh gülümseten…

Batılı İki Müsteşrik W. Montgomery Watt ve Rudi Paret’in İslamı Algılama Biçimlerinin Kritiği Kitap İndir

Batılı İki Müsteşrik W. Montgomery Watt ve Rudi Paret’in İslamı Algılama Biçimlerinin Kritiği
Elinizdeki bu çalışmada, yirminci asırda İslam’la ilgili hararetli araştırmalar yapan meşhur Batılı müsteşriklerden William Montgomery Watt ile büyük Alman şarkiyatçısı Rudi Paret’ in İslam’ı algılama biçimleri, sistematik bir tarzda ve eleştirel olarak değerlendirilmektedir.
Oryantalizm/şarkiyatçılık disiplininin temsilcisi olan Müsteşrikler, istisnalar olmakla birlikte bu çalışmada da görüleceği üzere genel anlamda Batı medeniyetinin ve Batılı düşünce tarzının, önkoşulsuz bir şekilde kafalarda egemen olmasını amaç edinmektedirler. Kendi görüş ve medeniyetleri etrafında bir nevi kudsiyet meydana getirerek yaptıkları yorumların, mutlaka uyulması gereken alternatifsiz bir yol olduğu izlenimini vermektedirler. Burada verilen örnekler ve yapılan değerlendirmelerle, onların İslam’a dönük yaptıkları yorumlama faaliyetlerinde ne denli yanlı davrandıkları gösterilmekte, takip ettikleri sözümona objektif metodun alternatifsiz bir yol olmadığı somut örnekler eşliğinde işlenmektedir.

Zülkarneyn & Ye’cüc, Me’cüc ve Set Kitap İndir

Zülkarneyn & Ye’cüc, Me’cüc ve Set
Zülkarneyn, Ye’cüc Me’cüc ve Set hakkında Kuran’da Kehf Suresi’nde ayetler bulunmaktadır. Varlıkları hakkında yapılan yorum ve değerlendirmeler genel olarak maddi kabule göre yapıldığından hakikatleri örtülü kalmış ve anlaşılamamıştır.
Doğuya ve batıya yaptığı seferler ve taktığı çift boynuzlu miğferden ötürü Makedon İskender Zülkarneyn, Çin Seddi’ni aştığı için Moğol Mançur ve bölgenin savaşçı kavimleri Ye’cüc Me’cüc, savaşçı kavimlerden korunmak için yapılan duvarlar ise Zülkarneyn Setti olarak genel kabul görmüştür.
Oysa titiz çalışmalar ile ulaştığımız bilgiler sonucunda, yapılan yorum ve değerlendirmelerin oldukça masum ve basit kaldığı, insanlık ve dünyamız için hayati önem taşıyan hakikatlerinin haşiyet verici olduğu görülmüştür. Hayret ile okuyacağınızı umduğumuz tespitlerimizi bu kitapta sizlerle paylaşıyoruz.

Tevekkül ve Tevhid Kitap İndir

Tevekkül ve Tevhid
Ey İlâhi sırları öğrenmek isteyen!
Sen bil ki, tevekkül, Allah’a yakın olanların makammdandır. Onun derecesi de büyük ve yüksektir. Lâkin tevekkülün bilgisi aslında çok zor ve inceden de incedir. Bu bilginin ve onunla amelin çok güç olduğu şundan ötürüdür ki, bir kimse, Hak Teâlâ’dan başka bir şeyin bir işte tesir ettiğini düşünse, bu kişinin tevhidinde noksanlık olmuş olur. Hak Teâlâ’yı tek tanımakta, bir bil-mekte kusur işlenmiş olur. Eğer o kişi bütün sebepleri ara yerden kaldırıp:
“Bunlar gerekmez! dese, şeriate aykırı hareket etmiş, o yoldan ayrılmış olur.” Ya da: “Bir şeyin meydana gelmesinde vasıta olan Hak Teâlâ’dan başka bir yaratıcı güçtür!” dese, bu da açık bir inkârdır. “Sebepleri araya koymak gerekli değildir,” dese akla aykırı hareket etmiş olur. “Sebepler gereklidir,” dese ihtimaldir ki, sebeplerden kimisine güven göstermiş olur. Yine tevhidine, yani Allah’ı bir ve tek tanımasına noksanlık erişmiş olur.
Bundan dolayı bu tevekkülün açıklanması akla, şeraite ve tevhide uygun şekilde olmalı, hiçbirine aykırı bulunmamalıdır. Bu da müşkül bir ilimdir. Her kişi her ilmi bilmez. Biz önce Tevekkülün (Yüce Allah’a güvenmenin) faziletini söyleyelim, ondan sonra hakikatini, daha sonra da onun âmellerini ve hallerini anlatalım.