İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye Kitap İndir

İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye
“Yalanı ustaca söylemekteki başarıları ölçüsünde şöhret bulduklarına inandığım oryantalistlerin en tanınmışlarından olan Schacht, fıkhi hadislerin tamamen uydurulduğunu, bunların Peygamber’in değil II. ve III. yüzyılda yaşayan İslâm alimlerinin sözü olduğunu ispata uğraştığı ve bu konuda benzerlerini geride bıraktığı için, onun Origins of Muhammadan Jurisprudence adlı eseri, yayımlandığı günden itibaren (1950) diğer oryantalistler ve sempatizanlarınca büyük kabul görmüştür. Bu kitaptaki gerçekten cüretkâr iddialara bazı müslümanlar tarafından kısmi cevaplar verilmekle beraber, onu bütün yönleriyle ele alıp reddeden ilk müslüman araştırmacı Muhammed Mustafa el-A’zami olmuştur.
“el-A’zami bu çalışmasında Schacht’ın metodundan ve kaynaklarından faydalanarak ve daha çok ayetlere dayanarak, Resûl-i Ekrem’in asıl görevlerinden birinin yeni bir hukuk sistemi meydana getirmek olduğunu, kendisine Allah Teâlâ tarafından kanun koyma yetkisi verildiğini, dinin yaşamasıyla ilgili hadislerin Allah tarafından kendisine vahyedildiğini, dolayısıyla bu hadislerin Cenâb-ı Hakk’ın iradesine ve rızasına uygun olduğunu, bu sebeple de Resûlullah’ın emirlerinin Allah Teâlâ’nın emirleriyle aynı derecede bağlayıcı mahiyet arz ettiğini göstermiş, ayrıca Schacht’ın iddiasının aksine, I. yüzyıl boyunca İslâm hukuku faaliyetlerinin devamlı surette yürütüldüğünü ispat etmiştir.”
Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir

Kadın İlmihali (Hanımlara Fetvalar) Kitap İndir

Kadın İlmihali (Hanımlara Fetvalar)
Bu Kitapta İslam ve kadınla ilgili zihinlerinizi meşgul eden pek çok sualin cevabını bulacaksınız.Bunlardan bazı örnekler: İslam’ın kadınlara tanıdığı haklar nelerdir? Kadın erkek eşit olabilir mi? Miras’ta kadın niçin yarım hisse alıyor? Kadının şahitlikteki durumu nedir?Kadınla istişare yapılmaz mı? Tesettürde kadınların el ve yüzleri kapatmaları şart mı? Adet halindeki kadınla karı koca ilişkisi nasıl olmalıdır? Kadın devlet başkanı olabilir mi? Kadının guslü, abdesti,namazı,orucu,haccı,tesettürü,ve kadın halleriyle ilgili yüzlerce sorunun cevabını bulacaksınız.

İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye Kitap İndir

İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye
“Yalanı ustaca söylemekteki başarıları ölçüsünde şöhret bulduklarına inandığım oryantalistlerin en tanınmışlarından olan Schacht, fıkhi hadislerin tamamen uydurulduğunu, bunların Peygamber’in değil II. ve III. yüzyılda yaşayan İslâm alimlerinin sözü olduğunu ispata uğraştığı ve bu konuda benzerlerini geride bıraktığı için, onun Origins of Muhammadan Jurisprudence adlı eseri, yayımlandığı günden itibaren (1950) diğer oryantalistler ve sempatizanlarınca büyük kabul görmüştür. Bu kitaptaki gerçekten cüretkâr iddialara bazı müslümanlar tarafından kısmi cevaplar verilmekle beraber, onu bütün yönleriyle ele alıp reddeden ilk müslüman araştırmacı Muhammed Mustafa el-A’zami olmuştur.
“el-A’zami bu çalışmasında Schacht’ın metodundan ve kaynaklarından faydalanarak ve daha çok ayetlere dayanarak, Resûl-i Ekrem’in asıl görevlerinden birinin yeni bir hukuk sistemi meydana getirmek olduğunu, kendisine Allah Teâlâ tarafından kanun koyma yetkisi verildiğini, dinin yaşamasıyla ilgili hadislerin Allah tarafından kendisine vahyedildiğini, dolayısıyla bu hadislerin Cenâb-ı Hakk’ın iradesine ve rızasına uygun olduğunu, bu sebeple de Resûlullah’ın emirlerinin Allah Teâlâ’nın emirleriyle aynı derecede bağlayıcı mahiyet arz ettiğini göstermiş, ayrıca Schacht’ın iddiasının aksine, I. yüzyıl boyunca İslâm hukuku faaliyetlerinin devamlı surette yürütüldüğünü ispat etmiştir.”
Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir

İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye Kitap İndir

İslam Fıkhı ve Sünnet & Oryantalist Schacht’a Reddiye
“Yalanı ustaca söylemekteki başarıları ölçüsünde şöhret bulduklarına inandığım oryantalistlerin en tanınmışlarından olan Schacht, fıkhi hadislerin tamamen uydurulduğunu, bunların Peygamber’in değil II. ve III. yüzyılda yaşayan İslâm alimlerinin sözü olduğunu ispata uğraştığı ve bu konuda benzerlerini geride bıraktığı için, onun Origins of Muhammadan Jurisprudence adlı eseri, yayımlandığı günden itibaren (1950) diğer oryantalistler ve sempatizanlarınca büyük kabul görmüştür. Bu kitaptaki gerçekten cüretkâr iddialara bazı müslümanlar tarafından kısmi cevaplar verilmekle beraber, onu bütün yönleriyle ele alıp reddeden ilk müslüman araştırmacı Muhammed Mustafa el-A’zami olmuştur.
“el-A’zami bu çalışmasında Schacht’ın metodundan ve kaynaklarından faydalanarak ve daha çok ayetlere dayanarak, Resûl-i Ekrem’in asıl görevlerinden birinin yeni bir hukuk sistemi meydana getirmek olduğunu, kendisine Allah Teâlâ tarafından kanun koyma yetkisi verildiğini, dinin yaşamasıyla ilgili hadislerin Allah tarafından kendisine vahyedildiğini, dolayısıyla bu hadislerin Cenâb-ı Hakk’ın iradesine ve rızasına uygun olduğunu, bu sebeple de Resûlullah’ın emirlerinin Allah Teâlâ’nın emirleriyle aynı derecede bağlayıcı mahiyet arz ettiğini göstermiş, ayrıca Schacht’ın iddiasının aksine, I. yüzyıl boyunca İslâm hukuku faaliyetlerinin devamlı surette yürütüldüğünü ispat etmiştir.”
Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir

Te’vil Etmenin Kınanması Kitap İndir

Te’vil Etmenin Kınanması
İbn Kudâme şöyle Demiştir:
“Bu kitabı üc bab üzerine kurdum İk bab: Selefin Mezhebi [ve Yolu] hakkında
İkinci bab: Onlara uyma [ve onların izinde olmanın zorunluluğu] hakkında
Üçüncü bab: Selefin yanında bulundukları şeyin doğruluğunu ve hakkın onların üzerinde oldukları şeyde olduğunu açıklama hakkındadır. Allah Teala’dan bizi ve diğer Müslümanları sırat-ı müstakime iletmesini, bizi ve onları rahmetiyle Naim cennetinin varislerinden kılmasını diliyoruz. Âmin.”

Osmanlı’da Fıkıh Usulü Anlayışı & Baberti Örneği Kitap İndir

Osmanlı’da Fıkıh Usulü Anlayışı & Baberti Örneği
Metodoloji sorunu, geçmişten geleceğe güncelliğini koruyan bir konudur. Fıkıh metodolojisi, hüküm istinbâtında ve nasların anlaşılmasında fakihler tarafından kullanılan bir yöntemdir. Osmanlı’nın ilk yıllarından itibaren dînî ilimler ve bu ilimler içerisinde fıkıh ilmi ve usûlü, medreselerde okutulmak suretiyle gelişerek devam etmiş; çoğunlukla Hanefi mezhebinin görüşleri tercih edilmiştir. Osmanlı devletinin kuruluş yıllarında yaşayan ve Osmanlı’ya ilmî anlamda yön veren önde gelen fıkıh âlimlerinden biri olan Ekmelüddîn Bâbertî’nin fıkıh usûlü metodu, onu diğer Hanefî fakihlerden ayıran önemli bir özelliğidir. Bu eserde Bâbertî’nin fıkıh usûlü yorumu, usûlfürû uygulayışı incelenerek ele alınmış, bu usûlün günümüz fıkıh dünyasına ışık tutması amaçlanmıştır.

İmam-ı Azam Ebu Hanife & Fıkhın Bedene Bürünüşü Kitap İndir

İmam-ı Azam Ebu Hanife & Fıkhın Bedene Bürünüşü
Modern zamanlarda özü itibariyle bize ait olmayan dünyevileştirme projesiyle birlikte sıradan bir müslümanın din-dünya tasavvuru ve algısı büyük ölçüde değişmiş, açık bir deyimle büyük ölçüde yıkıma uğramıştır. Bu dejenerasyonun etkisiyle islam fıkhının da, içinde barındırdığı iman-ahlak ve aksiyon damarı yok edilmiş, teknik hükümlerden müteşekkil bir yapıya, kuru bir [islam] hukuk(un)a dönüştürülmüş, bunun neticesinde dinin özündeki iman-ibadet ve ahlak vurgusu büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Hâlbuki geçmiş tarihi süreçlerde İslam düşüncesinin geleneksel ulema-fukaha profilinde, sözü edilen bir kopuştan söz etmek -küçük istisnaların dışında- mümkün değildi. Ulema ve fukaha denilen kesim -özellikle selef-i salihindediğimiz ilk üç kuşakta- sadece dünyevi-teknik çalışma yapan bir bilim adamı sıfatıyla değil aynı zaman da bir inanç ve ahlak önderi sıfatıyla da işlevlerini sürdürüyordu.

İşte bu çalışma bize, sözünü ettiğimiz kopuşu ortadan kaldırmanın yegâne yolunun hayatı bölmeden, onu bir bütün olarak algılayarak fıkha ve fakihli bir yapıya, yani İmam-ı Azam Ebu Hanife örneğindeki âlim tipolojisine tekrar dönmek gerektiği gerçeğini bir kez daha göstermiştir. Buna göre fakih, sadece dünya işleri üzerine düşünüp çözüm üreten bir tekniker değil aynı zaman da dini ve ahlaki duruşuyla da topluma istikamet veren, bu mubarek gaye ve ideali her zaman üst-değer olarak ön planda tutan kimse olmalıdır.