2012 ve İki Deniz Arasında Kitap İndir

2012 ve İki Deniz Arasında
2012 derken, hepinizin aklına son zamanlarda bütün dünyanın konuştuğu 2012 kehanetinin geldiğiniz biliyoruz. Kur’an-ı önceleyen müslümanlar olark, elbetteki kehanetleri ciidiye almamız ve bu kehanetlere dayalı yorumlarda bulunmamız mümkün değildir. Ancak dünya insanlarının kehanet dediği bazı haberler, Kur’an-ı Kerim’in işaret ettiği önemli ayetler ise meseleye yaklaşımımız değişmekte ve ayetleri kehanetlere göre değil, kehanet denilen haberleri, ayetlere göre değerlendirme durumuna gelmekteyiz.

İslam Devleti Laiklik Ve Dini Fanatizm Arasında Kitap İndir

İslam Devleti Laiklik Ve Dini Fanatizm Arasında
İlk dönem diye adlandırabileceğimiz Hz. Peygamber ve dört halife zamanında İslama katılım çok hızlı gerçekleşerek, İslam bu kısa zaman diliminde geniş bir alana yayılma imkanı buldu. Genişleyen İslam coğrafyası yeni problemleri de beraberinde getirmişti. Kaynağını Kur’an ve Hz. Peygamberin uygulamalarından alan “İslami Devlet” bu dönemde merkezden başlayarak genişleyen İslam coğrafyasına İslamın ilkelerini yerleştirmeye çalışmış, fakat bu kısa süre ve acil problemler arasında yasalarını sabitleştirip kurumlaşmaya tam olarak fırsat bulamadan sapmaya uğramıştı.
“İslami Devlet Yapısı”nı tarif etmek ve sınırlarını çizmet tahminlerin de ötesinde zor bir iştir. Çünkü önümüzde dar bir zaman diliminde uygulama imkanı bulan Hz. Peygamber ve dört halifenin “model” İslami devlet yapısı ile daha sonra sapmaya uğrayan devlet uygulamaları durmaktadır.
Dr. Ammara “İslami Devlet”in dini fanatizm olarak adlandırılabilecek din baskısı altında mı yoksa laik mi? veya her iki yönelimin dışında bir model mi olması gerektiğini etraflıca sorgulayarak önümüze yepyeni ufuklar açıyor.

Demokratik Özgürlükçü İslam Kitap İndir

Demokratik Özgürlükçü İslam
Kur’an evrensel olana çağırıyor…
Sınırsız, sınıfsız, sömürüsüz, saldırısız ve savaşsız bir dünyaya (cennete) çağırıyor…
Akla, vicdana, adalete, doğruluğa, dürüstlüğe, öldürmemeye, çalmamaya, halkına yalan söylememeye, haram yememeye, yetim hakkına el uzatmamaya, yolsuzluk yapmamaya, rüşvet yememeye çağırıyor…
… Demokratik İslam, Kur’an’ın tüm dilleri ve renkleri ayet görüp, halkları, kabileleri, ulusları, kimlikleri tanıyıp, hepsinin adil, özgür ve eşit birlikteliğini savunmaktır. Demokratik İslam, son hak dinin iktidarı ve devleti değil; toplumu önceleyen sivil ve çoğulcu boyutunu öne çıkarmaktan ibarettir.
Ortadoğu’da her yer kan gölü, insan hakları, demokrasi, hak-hukuk, adalet yerlerde sürünüyor. Özellikle Suriye’de ortaya çıkan İslami hareketler, birtakım cihatçı gruplar Alevilerin, Kürtlerin kanı, malı, ırzı, namusu helaldir diye fetvalar veriyor…
Kur’an’da namaz kılmamanın, oruç tutmamanın, başını örtmemenin herhangi bir cezası yok, ama dört şeyin; öldürmenin, çalmanın, iftiranın ve zinanın cezası var.

Bölge halkları olan biz Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, Şiiler, Süryaniler, Êzidîler, Ermeniler, Rumlar, Araplar, Farslar birbirimize egemenlik taslamadan nasıl ortaklıklar kurabiliriz?

Etrafı kan gölüne dönmüş, sultanlık, diktatörlük, ağalık, beylik, hanedanlık, tefrika, cehalet ve yoksullukla boğuşan coğrafyamızın kahır, hüzün ve kederden başka bir şey görünmeyen ufuklarında Medine Sözleşmesi’nin adalete, eşitliğe dayalı sivil ve çoğulcu ruhuyla Demokratik İslam anlayışının güneşi doğabilir.

Ezilenlerin Rabbi olan Allah, İkbal’in dediği gibi mazlum milletlerle birlikte tarihin meydanında yürür ve tarihi onlarla birlikte yeniden yapar. Böylesi yüce bir davaya memur olmakla biz davaya şeref katmaz, tam tersi şeref kazanırız.

Mecnun Gezenin Leyla’sı Kitap İndir

Mecnun Gezenin Leyla’sı
Her dava adamı kendi davasının Kays’ıdır. Kays, Leyla’yı sevmiştir. Onun uğruna her şeyini terk etmiştir. İnsanlık tarihinde inancı için her şeyini terk edenlerin sayısı az değildir. Bunların her biri kendi davasının Mecnun’udur.

Eğer bir şahıs İslamiyet için malından, rahatından, uykusundan fedakarlık yapabiliyorsa, “Bana ıstırap veren İslam’ın maruz kaldığı tehlikelerdir” diyebiliyorsa o şahıs da İslam’ın Mecnun’udur. Zaten İslamiyet’i çok iyi yaşayanlara başkaları “deli gibi adam” diyorlar. İşte bu kitap İslam’ın Mecnun’u olanlardan bazı görüntüler vermektedir.

Son Şafak Yazıları Kitap İndir

Son Şafak Yazıları
İnsan; içinde bulunduğu olumsuz şartlar dolayısıyla Şerr’in zulmünü eliyle önleyemiyor, diliyle de feryad edemiyor, eleştiremiyorsa, Yüce Sevgili’nin (s.a.) öğütünü tutarak hiç değilse “gönlünde isyan ve zalimden nefret” olmalıdır. Bu da imanın en zayıf derecesidir. Yoksa zalimin tetikçisi, celladı, hatta duacısı, mazideki zalimlerin de şakşakçısı olursa, zebani denen manevi sağlık görevlilerinin ihtimamında “Cehennem Uluslararası Hastanesi”nin yoğun bakım birimine gitmek üzere terliklerini ve pijamasını vs. hazırlasın. Zulmü öven, o zulmün sorumluluğunda ortak olur.

Zulüm ve zalimden gönülden tebberrası ve Yüce Sevgili’ye (a.s.) gönülden tevellası olmayana “sâlûs” denir. Yunus (sırrı kutlu olsun) “Yürü var ebkem ol ey/ Ne sâlûsluk satarsın?” demedi mi?

Mezhepsizlik Cereyanları & Sapkın Mezhepler Kitap İndir

Mezhepsizlik Cereyanları & Sapkın Mezhepler
Değerli okuyucu!
Yaşadığımız çağda fikir akımlarının önünde,
hemen hemen sınır kalmamıştır.Türkiye’mizde yaygın olan batıl mezhepler ve bid’atlardan,ehl-i sünnet inançlarından uzaklara sapan mezhepsizlik ve Vahhabilik cereyanlarından her yaş ve her seviyedeki insanımız, özellikle öğrenim çağındaki çocuklarımızve gençlerimiz, bunların propagandasındamaruzdurlar.İnsana, var olan, var olabilecek olan her yanlışı öğretmek, onsan sıkınma ve kaçınma yolları göstermek mümkün değildir.

Çağdaş Kavramlar ve Düzenler Kitap İndir

Çağdaş Kavramlar ve Düzenler
Bireysel ve toplumsal sorunların tek tek insanların gücünü aştığı bir dünyada hayatımızı derinden etkileyen “çağdaş düzenleri ve kavramları” anlatmak, sanıldığının aksine güç bir iştir ve yoğun bir çaba ister. Yaklaşık beş yılda hazırlanan bu kitap böyle bir çabanın ürünüdür. Amaç, içinde yaşadığı kültürel ve sosyal çevreyi anlama ihtiyacını duyan genç kuşaklara ve çağını sorgulamak isteyen aydınlara modern dünyayı biçimlendiren sosyal ve ekonomik düzenlerle bunları besleyen kavramlara ilişkin doğru ve sağlıklı bilgiler vermek, eleştirme ve alternatifler arama yollarını göstermektir.