Tekeşlilik & Sadakat ve İhanet Üzerine Aforizmalar Kitap İndir

Tekeşlilik & Sadakat ve İhanet Üzerine Aforizmalar
“İki kişiden ancak arkadaş olur; çift üç kişiden oluşur.” Edebiyatımızı, şarkılarımızı, felsefemizi ve hatta politik düşüncemizi belirleyen temel kavramların hepsi aslında tekeşlilik tarafından içeriliyor: Sevgi, ihanet, sadakat, saygı, kıskançlık, bağlılık, arzu, yalan, kural, ev, ceza, özgürlük, ahlak, merak, görev, suç, özgürlük. Phillips ciddi, psikanalitik bir yaklaşımla alaycı, denemeci bir yaklaşımı birleştiriyor tekeşliliğe bakarken. “Dışlama” üzerine kurulmuş gibi görünen bu yapının aslında daima kendisinden başka şeyleri içereceğini, sadakatin ihanete, bağlılığın sadakatsizliğe durmadan dönüşeceğini, ve tanımı gereği “iki kişilik” bir kurum olan tekeşliliğin ebedi bir “üçüncü” olmadan yapamayacağını söylüyor.

Bilim ve Cinsiyet Ayrımı Kitap İndir

Bilim ve Cinsiyet Ayrımı
Yayınlarımız arasında çıkan Kadının Evrimi adlı yapıtında, anaerkil klandan ataerkil aileye dek uzanan süreçte insanın evrimini inceleyen ve anaerkil toplumların varlığını belgeleyen Evelyn Reed, bu kitabın devamı olarak nitelendirdiği Bilim ve Cinsiyet Ayrımı başlıklı yapıtında, insan yaşamına en yakın olan bilim dallarında uygulanagelen “kadın karşıtı” eğilimi gözler önüne sermekte, bu türden bir önyargıyı nesnel ölçütlerle değerlendirmesi beklenen bilimleri bilim olmaktan çıkardığını göstermektedir. Kadınlara karşı beslenen bu önyargının yaşamasını sağlayan toplumsal baskıları açıklayan yazar, nesnel olması beklenen ünlü bilim adamlarının bile, erkek üstünlüğünü öngören bakış açılarıyla bilimleri çarpıttıklarını savunmaktadır.

Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar Kitap İndir

Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar
Günümüz sosyal bilim dünyasına damgasını vurmuş isimlerden biridir Pierre Bourdieu. İncelediği alanlar açısından büyük bir çeşitlilik gösteren eserleri, dünyanın dört bir yanında çeşitli disiplinlerden araştırmacıları etkiledi, etkiliyor.

Boudieu’nün dünyasına genel bir bakış sunan bu kitap üç bölümden oluşuyor: İlk bölümü oluşturan giriş yazısında Wacquant, Bourdieu’nun bütün eserleri üzerine derli toplu, ama son derece derinlikli bir değerlendirme yapıyor. İkinci bölümde, Wacquant’la yaptığı görüşmelerde Bourdieu, sosyolog ve antropolog olarak entelektüel serüvenin adeta bir muhasebesini yapıyor. Çalışmalarını, kullandığı temel kavramları -yapı, alan, strateji, habitus, kültürel sermaye, çıkar, illusio, simgesel iktidar- olabildiğince yalın ve anlaşılır bir dille açıklıyor. Eserlerinin yanlış anlaşılmasının nedenlerine işaret ederek kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verirken, hem sosyal bilimler alanının genel bir manzarasını çizmiş oluyor, hem de bu alanda kendi özgün konumunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kitabın üçüncü bölümünde lisanüstü öğrencileriyle yaptığı bir araştırma seminerinde verdiği konferanslar yer alıyor. Bu bölümde Bourdieu, araştırma anlayışını öğrencilere aktarırken pratikten yola çıkıp epistemolojik ilkelere ulaşıyor.

Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar, çağdaş sosyal bilimcilerin belki de en önemlisi olan Bourdieu’nun eserlerine mükemmel bir giriş niteliği taşıyor.

Çiçeklerin Kültürü Kitap İndir

Çiçeklerin Kültürü
Jack Goody, 20. yüzyılın önde gelen antropolog ve tarihçilerinden biridir. Annales Okulu’nun önemli temsilcilerinden olarak görülen araştırmacı, ayrıntılar üzerinde özenle durmasının yanı sıra, onları tarihsellik içinde söylemleştiren yazma biçemiyle de özel bir yere sahiptir.
“Çiçeklerin Kültürü” Jack Goody’nin yaşamı boyunca yaptığı geziler ve tuttuğu notlardan hareketle, farklı toplumlar içerisinde benzerliklerin ve ayrılıkların senteziyle oluşmuş geniş bir kültürel evren sunuyor bize. Bu evrende yalnızca çiçek adları ve birbiri ardına dizilmiş sınıflandırmalar bulunmuyor. Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam kültürlerinde çiçeğin aldığı türlü türlü biçimler bu çalışmanın ana izleklerinden biri. Öte yandan bu evrende, tek tanrılı dinlerin kan kültüne karşın, bugün unutulmuş Pagan çiçek kültünün nasıl işlediğine ve zaman içinde bu dönüşümün nasıl gerçekleştiğine tanıklık ediyoruz. Goody’nin bu araş-tırmasıyla, Hıristiyan sanatına olduğu kadar Batı düşünüşüne de derinlemesine etkide bulunan İkonoklast döneme, daha önce hiç tanık olmadığımız bir yüzüyle, çiçeklerin dünyasından, bir kez daha bakma fırsatı buluyoruz.
“Çiçeklerin Kültürü” çiçeğin dinsel sembolizmlerdeki anlamlarına olduğu kadar, sivil yaşamdaki rolüne ve bu rolün tarihsel gelişimine ilişkin de ayrıntılı bir inceleme özelliği taşıyor. Çiçek kullanımının ritüellerden bahçelere, taçlardan buketlere sivil dünyadaki hareketini izleyen Goody, bilim dünyasının hep arkabahçesinde kalan sözel kültü-rün izini sürüyor. Pazarlarda yaptığı ayaküstü konuşmalardan, köy yaşlılarının anlatılarına dek sözel kültür alanında yok olup gidecek bir dağarcığı tarihyazımına dahil ediyor.
Jack Goody’nin bir dostla sohbet eder gibi işlediği, aynı zamanda bi-limsel tutarlılıktan taviz vermeyen incelemesi, gerek konusu gerek yön-temiyle, kültürel ufkumuzdan epey uzak kalmış bir alana konuk ediyor bizi.

Kültürel Antropoloji Kitap İndir

Kültürel Antropoloji

İnsanın dünya üzerindeki serüvenini bütün renkleri ve çeşitliliğiyle teneffüs etmek isterseniz antropoloji bilimiyle tanışmalısınız. Antropoloji bütün bilimler içinde en özgürlükçü olanıdır. Zira ırksal ya da kültürel üstünlük iddialarının asılsız olduğunu kanıtlamakla kalmamış, nerede ve ne zaman yaşadıkları konusunda ayırım göz etmeksizin bütün insan topluluklarını inceleyerek insan doğasını alimlerin düşüncelerinden ya da labratuvarda çalışan bilim adamlarından çok daha büyük ölçüde aydınlatabilmiştir.
Antropolojinin ilgi alanı uçsuz bucaksızdır.İnsanla ilgili, geçmişte ve şimdi yaşanan her şey antropolojinin konusuna girer. İnsanı konu alan başka birçok bilim vardır. Anatomi ve fizyoloji gibi bilimler insanı biyolojik bir organizma olarak ele alır. Sosyal bilimler insan ilişkilerinin belli kalıplarını ve insan kültürünün büyük başarılarını inceler. Antropologlar bu saydıklarımızın hepsiyle ilgilidir ama hepsiyle birden, bütün yer ve zamanları hesaba katarak çalışmak isterler. İşte bu eşsiz geniş perspektif, antropologların insan doğası olarak tanımlanan kaygan zeminde başarılı olmalarını sağlar. Türkiye’de 1950’lerden itibaren yaygınlaşmaya başlayan antropoloji, ülkemizin kendi kültürüne özgü problemleri çerçevesinde analizler yaparak gelişmiş ve bu arada pek çok değerli antropolog yetişmiştir. Antropoloji çalışmalarının ürünleri özellikle 1990’lardan itibaren yayın dünyasına yansımaya başlamıştır. Ancak yayınlanan kitaplar yetişmiş antropologların kendi uzmanlık  alanlarında çalışmalarının bir sonucunu ortaya koymaktadır. Türk okuruna antropolojinin ne olduğunu ve antropologların nasıl çalıştığını anlatan, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik Türkçe yayınlanmış kaliteli antropoloji kitapları yok denecek kadar azdır. Var olanlar da belli konularda aşırı yoğunlaşarak antropolojiyi bir disiplin olarak bütüncül karakteriyle okuyucuya sunamamaktadır.

ABD’nin çeşitli üniversitelerinde 1965’ten beri antropoloji dersleri veren araştırmacı, yazar William A. Haviland’ın bu alanda standart kabul edilen Kültürel Antropoloji adlı eseri antropoloji alanında bilgisini derinleştirmek isteyen Türk okuru için önemli bir boşluğu dolduracaktır. Kitap 1980’lerde ABD’de ilk yayınlandığında kültürel dar görüşlülüğe ve ırk merkezciliğe bir tepki olarak ön plana çıktı. Kitabın en çok dikkat çeken yönü, Batılı olmayan kültürlerle Batı kültürlerine (Amerikan kültürü de dahil olmak üzere) eşit ağırlık vererek dengelenmiş olmasıdır; böylece kitabı okuyanlar tanıştıkları kültürleri kendileri karşılaştıracak ve antropolojinin kendi yaşamlarıyla ne derece ilişkili olduğunu göreceklerdir.

Antropoloji Gözüyle: Sınıf, Kültür, Kimlik Yazıları Kitap İndir

Antropoloji Gözüyle: Sınıf, Kültür, Kimlik Yazıları
Bu kitabı oluşturan yazılar, bir “sav” ve bir “ilgi” etrafında toparlanıyor: “Kimlik” ile “sınıf” arasında aşılmaz bir uçurumun olmadığı, her ikisinin birbirini besle(yebil)diği ve insanlığın kadîm düşü “Özgürlük” ve “Eşitlik”in, ya da özgürlükçü bir eşitlik içerisinde kardeşleşmenin, hem farklılık hem de birliği vazgeçilmez sayan bir yaklaşımdan, bir başka deyişle kimlik ile sınıfı bağdaştırabilmeden geçtiği savı; ve bu savın argümanlarının gözlemlenebileceği Latin Amerika toplumsal muhalefet hareketlerine ilgi…

Bu sav ve bu ilginin “kimlik/sınıf” açmazına kıstırılmaya çalışılan bu coğrafyanın kilitlerini açmada işlevsel olabileceği kanaatindeyim. Bence, bu nedenledir ki, üzerlerinde düşünülmeyi hak ediyorlar…

Kıbrıslı Türklerin Kökenleri ve Kıbrıs’ta Bektaşilik Kitap İndir

Kıbrıslı Türklerin Kökenleri ve Kıbrıs’ta Bektaşilik
Türk Kimliği’nden farklı bir Kıbrıslı Türk Kimliği var mıdır? sorusu, kimi çevrelerde, kaşların istifhamla havaya kalkmasına neden olsa da biz bu soruya, bir başka soru ile yanıt vermeyi, uygun bulmaktayız:
Yok mudur?
El insaf!
Bugün Kıbrıslı Türk Kimliği dediğimiz kişiliğin ne olduğunu anlamaya çalışıldığı zaman, bunun hangi sürecin sonucu olduğu ortaya konamazsa, söylenenler boşlukta kalır.
Ada solu, bu farklılığı yerlerde arar. Sağımız ise, bunun dillendirilmesinden, o çok güzel Kıbrıslı Türk deyimi ile: Huylanır… Bir taraf, Türk olduğunun altını özenle çizmemekle, barış bulacağını; ötekisi, Kıbrıslı olduğunu dikkatle es geçerek, anavatanıyla ilişkilerinin sıkılaşacağını ve adadaki diğer halka karşı, daha güçlü olabileceğini sanır. Oysa, sokaktaki insan; hem Türk ve hem de Kıbrıslı olduğunun bilincindedir.

Nazım Beratlı
abartıp, kaynağını yanlış

Kutsal Fahişeden Bakire Meryem’e Toprak ve Kadın Kitap İndir

Kutsal Fahişeden Bakire Meryem’e Toprak ve Kadın
Doğa birkaç milyar yıl önce canlıları cinsiyetleştirip erkek ve kadını birbirine sunmuştu. Ama toplumsal hayata geçen insan, cinselliği içinden çıkılmaz bir sorun yumağı haline getirdi. Oysa beden sadece kendisine yüklenmiş görevleri yerine getiriyordu.
Kadın önce bereketin simgesi olarak kabul edildi ve kendisi gibi doğurgan olan toprakla özdeşleştirildi. Böylece adına kutsal mekanlar yapıldı, bu mekanlarda ona tapınıldı. Zaman içerisinde tapınma, tapılanın sahiplenilmesine dönüştü…
Bu çalışma, insanın varoluşundan günümüze tanrıçalaştırılan, fahişeleştirilen, lanetlenen ve nesneleştirilen kadın bedeninin, toplumsal hayattaki serüvenini özetlemektedir.

Antropoloji Penceresinden Hukuk: Basit Toplumlarda Akrabalık İktidar ve Çıkar İlişkileri Kitap İndir

Antropoloji Penceresinden Hukuk: Basit Toplumlarda Akrabalık İktidar ve Çıkar İlişkileri
“Çalışma, kurucusu ve koruyucusu olarak çok karmaşık bir yapının çimentosu görevini yerine getiren hukukun nasıl ortaya çıktığı ve günümüzdeki konumuna nasıl ulaştığı sorusuna, basit toplumların penceresinden bakarak cevaplar üretmeye çalışmıştır.”

Antropoloji ve Sömürgecilik Kitap İndir

Antropoloji ve Sömürgecilik
Antropoloji ve Sömürgecilik, antropoloji kuramları tarihinde yeni bir çığır açmış kitaplardan biridir. İki yönden: İlkin, antropoloji disiplininin, Batu Avrupa, özellikle de İngiltere’deki tarihinin başlangıcından itibaren içersine yerleştiği sömürgecilik bağlamının kuşkusuz ki gecikmiş bir ilk keşfi olması, elinizdeki kitaba tarihsel bir önem kazanmaktadır. Böylelikle, o güne de sömürgeciliği neredeyse bir veri olarak doğallaştıran antropoloji, bundan böyle içersinde boy attığı bağlamı görmezlikten gelmeyecektir.