Kimlik Kuyusu Kitap İndir

Kimlik Kuyusu
Türk Kimliği konusunda son yıllarda iğne ile kuyu kazıldı. Kuyu bitince iğneler de çuvaldızlar da hep başkasına batırıldı. Bir deli yerine, yüzlerce akıllı bir kuyuya taş attı. Milyonlarca kişi bu taşları çıkarmağa uğraştı. Nasrettin Hoca minare mimarisi için ne demiş? “Kuyuları tersine çevirir minare yaparlar? Ben de taşları çıkarmaktan ümidi kesince, kimlik kuyusunu yer yüzüne çıkarıp, minare yaptım. Kimliğimizi mertçe, göz önüne dikelim istiyorum. Minareden beni atacak olan çıkarsa lütfen hemencecik aşağı inip tutsun. Hepimiz birbirimize aynı şeyi yapalım. Kaygusuz’un Edirne minaresi gibi, kimliğimiz de canlıdır. Eğilip su içmeye kalkışması tabii şeydir, korkmayalım. Şeytana külahı ters giydirenler, o su içerken külahındaki kurşunları yürütmesinler. Bizim minareler ile diğer ulus kimlikleri arasında pırıl pırıl mahyalar gerilmeli.
Kimliğimizin kahyaları ise ortalıkta görülmemeli. Onlar yine minareyi çalmak için kuyu-kılıflar hazırlıyorlar.

Geçen Zamanın Ardından Kitap İndir

Geçen Zamanın Ardından
Yazı, iletişimin en etkili ve en kalıcı bicimi. Yazıyla insan kendini tanımladığı, anladığı, farkına vardığı gibi, yazı aracılığıyla çevresiyle de iletişim kurar, çevresini, öteki insanları, doğayı toplumu anlar, anlatır. Hayatın gölgesini ruhunda hisseder.

Elinizde tuttuğunuz, arka kapak yazısını okuduğunuz bu kitap bir yıllık yazı çabasının ürünü. Ağırlıklı olarak basında yayınlanmış yazılar. Kimi zaman güncelin, kimi zaman edebiyatın, sanatın, sinemanın, güncele yansımasının sonucu. Günü, yaşanan zamanı anlamanın, anlamaya çalışmanın bir ürünü olan yazılar.

Kimi zaman dünyaya bir tren camından bakma çabası, kimi zaman gökyüzünü fark etmenin, hayatı sorgulamanın bir sonucu bu yazılar. Okurken bir meltem esintisi hissederseniz, okuduğunuz bir habere farklı açılardan bakabilirseniz, yaşanan hayat koşuşturmasında bir gülücük yüzünüze yansırsa bu bizim için en güzel kazanç, mutluluk olacaktır. Okuma maceranız soluksuz, güzel olsun…

Batıya Akan Nehirler Kitap İndir

Batıya Akan Nehirler
Kültür ve sanat dünyasının ünlü isimleri, kültür ve medeniyet kavramlarını bu eserde değerlendiriyorlar. Herbiri kendi alanında söz sahibi olan bu isimler, mesleklerinin inceliklerini, yılların deneyimlerini okurla paylaşıyorlar. Kültür, sanat ve medeniyete dair geçmişten bugüne gözden kaçırılan tespitleri ve değerlendirmeleri bu eserde bulacaksınız.

Çınaraltı Yazıları Kitap İndir

Çınaraltı Yazıları
Ziya Gökalp’in vefatından önceki son yazıları 8 Mayıs 1924 tarihinden itibaren Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlandı. Genellikle “Çınaraltı” başlığı altında yayınlanan bu yazılar, o günlerde büyük ilgi ile karşılanmıştı. Büyük düşünürün güncel ve milli meseleleri işlediği bu yazıların yanı sıra Cumhuriyette gençler ve çocuklar için bir kaç da hikayesi yayınlanmıştı. Bu kitaba, biraz sadeleştirerek aldığımız Çınaraltı makalelerinden büyük bölümü bugünün milli meselelerine de ışık tutacak niteliktedir.

Müslüman Türkiye Kitap İndir

Müslüman Türkiye
Müslüman Türkiye; ilmin kemali, fennin doruğu “ileriliğin”özü ve erkânı demektir. Bir ruh temizliğine fezaları arşınlamak, meçhulleri kulaçlamak, semalarda yüzen iki mukaddes timsalimize, Ay’ımıza ve Yıldız’ımıza doğru devasa kanatları açmak; geriliği, miskinliği, açlığı, fıkaralığı mantar gibi ayıklamak, buzullar gibi kırmak demektir (Ahmet Kabaklı).

İzmir’de Edebiyat ve Fikir Hareketleri Üzerine Araştırmalar Kitap İndir

İzmir’de Edebiyat ve Fikir Hareketleri Üzerine Araştırmalar
İzmir`de basın yayın hareketlerinin tarihi, eğitim ve kültür kurumlarının tarihi, edebiyat ve sanat hareketlerinin tarihi ancak son yirmi-yirmibeş yılın araştırma konuları arasına girebilmiştir. Ö.Faruk Huyugüzel`in yayımlanmış ve yayımlanmamış makale ve bildirilerini bir araya getiren bu çalışma, İzmir`deki edebiyat, dil, tiyatro ve basın hareketlerinin tarihi ile ilgili incelemeleri kapsıyor.

Totalitarizmin Kaynakları 1 / Antisemitizm Kitap İndir

Totalitarizmin Kaynakları 1 / Antisemitizm
Yahudi karşıtlığından farklı bir temelde, belki bir modern çağ yan etkisi sayılabilecek biçimde ortaya çıkan Antisemitik akımların doğuşunu 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla dönülen çağ aralığındaki gelişmeleri ele alan bir inceleme. Arendt, 20. Yüzyılda sayısız insan hayatına malolacak, soykırım katliamlara, toplumsal hezeyanlara kapı arayacak, ardından siyonist şiddetle karşı dramlar yaratacak bir eşiği analiz ediyor.

Hayatlarıyla Yol Gösterenler Kitap İndir

Hayatlarıyla Yol Gösterenler
(S. Zâim; A. Yüksel Özemre; M. O. Okay; Z. Kerman; U. Derman; S. Tuğ; V. Türk)
Öyle insanlar, öyle seçkin ve ender şahsiyetler vardır ki ötelerden haberler getiren nebîler misali hayatlarıyla insanlara rehberlik ederler. İlmini ve inancını hâl edinmiş bu kişilerin yolunda gitmek ferdî hayatımıza olduğu kadar, insanlık adına da büyük yararlar sağlar. Çünkü böylesi kişiler kendileri için değil, başkaları için, kendi toplumlarını da aşarak bütün insanlık için yaşar ve hayatlarını bu uğurda feda ederler.

Geleneksellikten Geleceğe Kitap İndir

Geleneksellikten Geleceğe
“Anadolu’dan havalanıpta gelen, bütün bu sesler ve ezgiler, nasıl bir coğrafyada yaşadığımızın, gelecek nesiller tarafından, çok daha iyi anlaşılabileceğinin kanıtı gibi. Zira böylesi bir zenginlik ve bir böy-lesi zarafet; ne düşmanlığı, ne de kavgaları içinde barındıramaz, şayet gerçekten hakiki gerçekliği ile özümsenebilirse.”
Ayfer Tahancı

“Sanat duygu işi… Evlat ayrımı olur mu? Olmaz. Evlat hiçbir şey ile ölçülenemeyen bir değer. Biri sağ, biri sol gözünüz yaşadığınız hayatta. O yüzden, her iki evladımda birbirinden değerli, benim gönlümde ve gözümde. Ancak yaptığı sanatı üst seviyede yapana da, hakkını vermek gerek.”
Dursun Külahlı

“Yıllarca beylere hizmet ettiğimizden, sevmiyorum bey kelime-sini… Hiç Bey’e hizmet eden bey olur mu?”
Tufan Altaş

“Nota bilmek, tamam bir artı olabilir sanatçı için. Ama nota bile-rek ve konservatuar okuyarak, bir Neşet Ertaş, Hacı Taşan ruhunu türküye aksettirmekte mümkün değil. O ruh tamamıyla anadan, baba-dan, topraktan ve kandan geliyor.”
Tülay Örten Yıldız

“Yozgat’tan halay çıkar, Kırşehir’de oyun havası olur, Keskin’e gelir elim elim elenir.”
Seyit Çevik

“Eşikler, kapılar, bana hep ayrılığı hatırlatarak hissettirdiler. Aslında o noktada, ayrılık ince bir çizgi. Bu sınırdan ötesi yok gibi. Bir gelinin, o eşikten atlayıp geçmesi. Ardından bir kapının kapanıp, başka bir yerde, yeni bir yaşama dair, bilinmeyenler ile dolu yeni bir kapının aralanması. Bilinmeyene, orada nelerin yaşanacağına dair gizliliğin, bir şekilde muamma olmasıdır gelin vedaları… Bildiğin bir yerden çıkıp, bilmediğin bir yere, yolculuk gibi.”
Zeynep Karababa