Yitik Bir Aşkın Gölgesinde (Cep Boy) Kitap İndir

Yitik Bir Aşkın Gölgesinde (Cep Boy)
Ülkesinden sürgün edildikten sonra hep onun özlemiyle yaşayan, dönüş umudunu hep içinde taşıyan, sonrasında sevgilisi ile
ülkesi arasında seçim yapması gerektiğinde ülkesi için savaşmayı seçen, her iki seçiminde de yenilen Kürt aydını Memduh Selim Bey’in hikayesidir anlatılan.
Ülke özlemi içinde büyürken, aşkın ateşiyle yanar. Ömrünün son demine kadar yalnızlık ve yoksullukla boğuşur, çaresizlik içinde ölür.
Büyük umutlar, hayaller ve hayal kırıklıkları, trajediler ve adım adım yok oluşa uzanan destansı bir yolculuk…

Tanrısal Öngörü & Yunan ve Latin Klasikleri Kitap İndir

Tanrısal Öngörü & Yunan ve Latin Klasikleri
İS 65 yılında İmparator Nero’nun emriyle intihar ederek yaşama veda eden Romalı düşünür Seneca’nın De Providentia’sı (Tanrısal Öngörü) talih, kader ve tanrısal öngörü gibi Stoa felsefesine ilişkin belli başlı kavramların irdelendiği en önemli metinlerden biridir. Hitabet sanatının incelikleriyle örülü üslübuyla klasik bir edebiyat metni olmasının yanı sıra içeriğinin Stoacı ahlak ilkeleriyle döşeli oluşu, tanrı ve insan ilişkilerinin ayrıntılı olarak sorgulanması, iyi ve kötü değerlerinin açık ve seçik ifadelerle aydınlatılması, yaşam ve ölüm kavramlarına yaklaşımı açısından değerlendirildiğinde, Roma’dan günümüze kalan örnek bir ahlak felsefesi metni özelliği kazanır. İnsan zihni evreni, tanrıyı, insanı, iyiliği, kötülüğü, doğayı, kaderi, talihi, talihsizliği, sabretmeyi, yaşamı, ölümü sorguladıkça, satırlarında edebiyatla felsefeyi buluşturan De Providentia samimi diliyle sonsuza değin ışık tutacaktır ona.

Luksor Serüveni Kitap İndir

Luksor Serüveni
David ile ailesi Mısır’da tatildeler… Antik Mısır harabelerinin üzerinde kurulu olan Luksor’un küçük bir köyünde ucuz ve sevimli bir otel olan Ali’nin Hanı’na yerleşirler. Ancak çocuklar, uçsuz bucaksız çölün ortasında, firavun hikâyelerinin yeniden canlandığı, büyük ve gizemli bir hırsızlığın ortasına düşerler.

Azerbaycan Fıkraları & Yaşanmış Olaylar Canlı Latifelerle Kitap İndir

Azerbaycan Fıkraları & Yaşanmış Olaylar Canlı Latifelerle
“…Azerbaycan edebiyatının adeta hafızası olan Ejder Ol, bu kitabıyla Azerbaycan topraklarında yetişmiş müdrik siyasetçiler, usta yazar ve şairler, dahi ressam ve sanatçıların, olaylar ve durumlar karşısında her biri darb-ı mesel olan sözlerini, mizahın ölmez diliyle edebileştirerek gelecek nesillere aktarıyor. İşte onlardan biri:

Sovyet Azerbaycan’ının lideri Mircafer Bağırov, oğlu ile birlikte, vaktiyle bir petrol milyonerinin köşkü, şimdilerde ise ince sanat müzesi olan, Filarmoniyanın yanındaki başkanlık konutunun balkonundan, Bakü’yü seyrederlerken, oğlu, bir çocuk merakı ile aniden sorar:

Baba, bu köşk, bu şehir, bu deniz… Bunların hepsi bizim mi?
Mircafer Bağırov başını iki yana sallayarak cevap verir:
“Yok, oğlum yok! Bu köşk, bu şehir, bu deniz… Hiçbiri bizim değil, sadece devran bizim!…”

Tehalli & Kalbin Süslenmesi / Manevi İlerlemenin Merhaleleri III Kitap İndir

Tehalli & Kalbin Süslenmesi / Manevi İlerlemenin Merhaleleri III
Toplam beş ciltten oluşan bu ilâhî bilgiler gülistânının ilk iki cildini, “Tevbenin Âdâb ve Menzilleri” ve “Nefsin Kötü Sıfatlardan Arındırılması” adlarıyla daha önce okuyucuya sunduk. Umulur ki, söz konusu iki cildin iniş ve çıkışlarından esenlik içinde geçmiş, ümitsizlik engellerini birer birer aşmış ve kendini üçüncü ciltle yolculuğa çıkmaya hazır hale getirmişsindir. Ruh onun dostluğuna alıştığında, insan her zaman “Başka yok mu?” nidasının yükseldiğini sanır. Bu yüzden biz daha önce yayımlanan birinci ve ikinci ciltlerden her biriyle adım adım sana yaklaştık. Üçüncü ciltte artık seninle yüz yüze geliyoruz. Dördüncü ciltte ise, sıcak bir ortamda sohbet edeceğiz. Umarız, bu satırları birer birer okudukça susuzluğun artar ve daha fazlasını talep edersin. Bu sayfalarla tanışıklığın varsa, “Allah güzeldir, güzel olanı sever” sözünün gereği olarak gönül yurdunun kimi zaman dostların kadehine tuz döktüğünü, kimi zaman da gönlü yorgun ve bir damla suya hasret kulların tabağına bal damlattığını görmüşsündür. Burada okuyacağın her şey ilâhî bir gerçekliktir; ezelî ve ebedî sevgiliye kavuşmanın sırrıdır. Burada görebileceğin yegâne şey, Yaratıcı’nın terbiye eden ve doğru yolu gösteren elidir. O halde, sen, vuslat neşesine sahip olmak istiyorsan, bir köle misali huzurda oturmalı, bu kitabın yapraklarından hoş kokulu goncalar derlemeli ve bu arada bu dergâhta hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamalısın. Çünkü; Eğer bu denizde bunu yapamazsan bile; Hiç olmazsa el ayak çırp; bil ki, zarar etmezsin.

Şölen & Bütün Yapıtları 16 Kitap İndir

Şölen & Bütün Yapıtları 16
Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Şölen, Platon’un entelektüel ve sanatsal açıdan gücünün doruk noktasında olduğu bir dönemde yazılmış, en özel, en önemli ve etkili diyalogların başında gelir.

Uygarlık tarihinin ilahi aşk, romantik aşk ve Freudyen aşkla birlikte dört büyük aşk teorisinden biri olan Sokratik/Platonik aşk diyaloğun temel konusudur. Aşkın yani Eros’un doğasını, amacını ve doğuşunu inceler. Sokrates’e göre aşk, hayatın itici gücü, enerjik ilkesi olarak insanı kendisini gerçekleştirmeye sevk eden, hayatı ve insanı tamamlayan, onu gerçekleştirip zengin-leştiren, tam ve mutlu kılan bir şeydir.

Şölen, edebiyat ile felsefeyi eşsiz şekilde bir araya getiren bir şaheser olarak nitelendirilmektedir.

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Somutun Diyalektiği & İnsan ve Dünya Sorunları Üzerine Bir İnceleme Kitap İndir

Somutun Diyalektiği & İnsan ve Dünya Sorunları Üzerine Bir İnceleme
Somutun Diyalektiği, 1960’lı yılların başındaki ilk basımından bu yana başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada tartışmalara konu olmuş, eşsiz bir felsefi metindir. Kitap, temel Marksist kavramları; eleştirel bir varoluşçuluk, sistem kuramı, fenomenoloji, eleştirel kuram ve “ortodoks” Marksizm okumasıyla yeniden irdeliyor. Kitabı “somut bütünün diyalektiği” tartışmasıyla açan Kosík, bir pozitivizm, fenomenal ampirizm ve “metafizik” akılcılık eleştirisi geliştiriyor; bunların karşısına “diyalektik akılcılığı” koyuyor. Özne-nesne ilişkisinden hareketle Marksist bilim felsefesini tartışıyor; “insan ve şey” diyalektiğinden praksis, tarih, özgürlük kategorilerine uzanıyor. Bu irdeleme, “Marx ve Lukács’ın erken dönem çalışmalarından beri erişilememiş nitelikte bir fenolomenolojik Marksizm”le (Paul Piccone) taçlanıyor. Somutun Diyalektiği, gerek Marksizm ve felsefe ilişkisine, gerekse de modern felsefenin en merkezî sorunlarının altında yatan yöntemsel tartışmalara meraklı okurlar için eşsiz bir kaynak niteliğinde.

Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler Kitap İndir

Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler
Danimarka’nın önde gelen yaşayan şairlerinden, şiirleri otuzdan fazla dile çevrilmiş, Kuzey Edebiyatı Ödülü ve İsveç Akademisi Kuzey Edebiyatı Ödülü sahibi Pia Tafdrup’un yayımlanmış on üç kitabından Murat Alpar’ın hazırladığı bu seçkide yer alan şiirlerin hemen hepsi (Bindoğumlu dışında) Türkçeye ilk kez çevriliyor. Şairin işini, “…özneli genelleştirmek, adsızı adlandırmak, söylenmemişi söylemek, ışığın gömülmüş olduğu yere giden yolu bulmak” diye tanımlayan Pia Tafdrup’a göre, “Şiir olası bir buluşma yeridir.”
Pia Tafdrup’un “Kendi mitini yaratma yolculuğu” ya da bir tür “kendilik deneyimi” olarak nitelenebilecek şiiri yolculuk-iç yolculuk, duyguların karmaşası, aşk, kayıplar, şiir sanatı gibi temaları benimserken, doğanın ve insanın yaşam döngüsünde belirli durumlara odaklanarak bedeni kavramsal çerçevede yansıtan dilin görsel ve duyusal gücüne yaslanıyor.
Boşuna arama şiirin kara kutusunu,
kaydedilmiş hiçbir kanıt yok o kutuda;
düşlerdeki karşıt-sorular ya da el yordamıyla
bulacağın sessizlik var yalnızca.
“Pia Tafdrup’un şiirine, bütünüyle, bir şiir anıtı diyebiliriz.”
-Peter Stein Larsen (Kristeligt Dagblad Gazetesi, 2014)
“Sıkı imgeler Pia Tafdrup şiirinin en çarpıcı yanı.”
-Thomas Bredsdorff (Politiken Gazetesi, 2010)
“Pia Tafdrup’un, geleneksel kullanımın verdiği güveni yansıtan bir dille yazılmış şiirleri, yaşamdaki hastalıklı, çarpık durumları keskin bir bakışla yakalayan uyarıcı, etkileyici gözlemlerle dolu.” -Klaus Rothstein (Weekendavisen Gazetesi, 2012)
“Pia Tafdrup biçim ve tür konusunda sınırı aşmıyorsa da, ancak pek az şairin gösterebildiği coşkun cesareti ve insana özgü içgörü açlığını sergiliyor.”
-Erik Skyum-Nielsen ((Information Gazetesi, 2010)

Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi Kitap İndir

Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi
Hollanda’da ve çevrildiği ülkelerde büyük bir ilgiyle karşılanan Bellek Metaforları’nın temel sorusu şu: Bellek nedir? Bellek doğrudan tanımlanması çok güç bir yeti olduğundan felsefeciler ve psikologlar çağlar boyunca belleği anlamak için çeşitli metaforlara başvurmuşlar. Draaisma okuru antikçağdan günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkararak bu metaforları tanıtıyor. Mum tabletlerden kitaplara, fotoğraftan bilgisayarlara, hatta hologramlara, çağlar içinde bilgi depolamak amacıyla geliştirilmiş çeşitli teknik ve araçlardan türetilen bu metaforların nasıl kullanılmış olduğunu araştırıyor. Son derece net ve anlaşılır bir dille yazılmış bir bilim tarihi. Kitabın en özgün katkısı metaforların bilimsel bilgi üretiminde ne kadar önemli bir yeri olduğu saptaması. Genellikle varsayılanan aksine, görüyoruz ki, metaforlardan, yani dilin ve toplumsallığın kısıtlayıcı etkilerinden bütünüyle arınmış bir bilim dili üretme hayali her zaman için bir hayal olarak kalmış; metaforlar bilim insanlarını zaman zaman yanlış yönlendirmiş, bilginin gelişimini ketlemiş, ama aynı zamanda daha fazla bilgilenme isteğini körükleyen ufuk açıcı unsurlar da olmuşlar. Bu çalışmayı sadece bilim alanında çalışan ya da bilime meraklı okurların değil, edebiyat okurlarının da ilgisine sunuyoruz.