Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler Kitap İndir

Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler
Danimarka’nın önde gelen yaşayan şairlerinden, şiirleri otuzdan fazla dile çevrilmiş, Kuzey Edebiyatı Ödülü ve İsveç Akademisi Kuzey Edebiyatı Ödülü sahibi Pia Tafdrup’un yayımlanmış on üç kitabından Murat Alpar’ın hazırladığı bu seçkide yer alan şiirlerin hemen hepsi (Bindoğumlu dışında) Türkçeye ilk kez çevriliyor. Şairin işini, “…özneli genelleştirmek, adsızı adlandırmak, söylenmemişi söylemek, ışığın gömülmüş olduğu yere giden yolu bulmak” diye tanımlayan Pia Tafdrup’a göre, “Şiir olası bir buluşma yeridir.”
Pia Tafdrup’un “Kendi mitini yaratma yolculuğu” ya da bir tür “kendilik deneyimi” olarak nitelenebilecek şiiri yolculuk-iç yolculuk, duyguların karmaşası, aşk, kayıplar, şiir sanatı gibi temaları benimserken, doğanın ve insanın yaşam döngüsünde belirli durumlara odaklanarak bedeni kavramsal çerçevede yansıtan dilin görsel ve duyusal gücüne yaslanıyor.
Boşuna arama şiirin kara kutusunu,
kaydedilmiş hiçbir kanıt yok o kutuda;
düşlerdeki karşıt-sorular ya da el yordamıyla
bulacağın sessizlik var yalnızca.
“Pia Tafdrup’un şiirine, bütünüyle, bir şiir anıtı diyebiliriz.”
-Peter Stein Larsen (Kristeligt Dagblad Gazetesi, 2014)
“Sıkı imgeler Pia Tafdrup şiirinin en çarpıcı yanı.”
-Thomas Bredsdorff (Politiken Gazetesi, 2010)
“Pia Tafdrup’un, geleneksel kullanımın verdiği güveni yansıtan bir dille yazılmış şiirleri, yaşamdaki hastalıklı, çarpık durumları keskin bir bakışla yakalayan uyarıcı, etkileyici gözlemlerle dolu.” -Klaus Rothstein (Weekendavisen Gazetesi, 2012)
“Pia Tafdrup biçim ve tür konusunda sınırı aşmıyorsa da, ancak pek az şairin gösterebildiği coşkun cesareti ve insana özgü içgörü açlığını sergiliyor.”
-Erik Skyum-Nielsen ((Information Gazetesi, 2010)

Ağaçtaki Kitap İndir

Ağaçtaki
“Kızmaya değer şeyler olacaksa, sevinmeye değer şeyler de olacaktır. Sevinmeye değer şeyler olacaksa, demek ki o şeylerin de bir anlamı olacaktır. Ama öyle şeyler yok bu dünyada!” Sesini bir ton daha yükseltip, “Birkaç yıl sonra hepiniz ölecek, unutulacak ve hiçbir şey olacaksınız; onun için, kendinizi buna bir an önce alıştırmaya bakın!” dedi.
İşte o an, Pierre Anthon’u o erik ağacından bir an önce indirmemiz gerektiğini anladık.

Hayatlarımız niçin sonu gelmez bir anlam arayışı üzerine kurulu? Yaptığımız işleri, verdiğimiz kararları, sürdürdüğümüz ilişkileri sürekli bir anlam terazisinde tartmamız neden? Anlam gerçekten o kadar önemli, adının yansıttığı kadar “anlamlı” bir şey mi? Yoksa toplumca kafayı anlamla bozduk da, bu takıntımızın farkında mı değiliz? Öyle ya da böyle, Danimarkalı bir grup genç, “anlam” denen şeyi feda etmemeye kararlı! İzin vermeyecekleri bir şey varsa, o da “her şey”in “hiçbir şey”, “birileri”nin
de “hiç kimse” olduğunun kendilerine dayatılması!

Her gün yapmakta olduklarımız, üstünde fazla kafa yormadan sürdürdüklerimiz, bir şey ya da biri olmak için… Ya günün birinde, “Her şey anlamsız,” diyen biri çıksa, buna ne kadar dayanabiliriz? Yayımlandığından bu yana tüm dünyada gençlerin büyük ilgisini toplayan ve çeşitli dillere çevrilen romanda, Danimarkalı yazar Janne Teller, naiflikle gerçekliğin arasında, kan dondurucu bir nihilizmin sınırlarında geziyor!

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle Kitap İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle Kitap İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle Kitap İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler Kitap İndir

Bulunduğun Yerde & Seçme Şiirler
Danimarka’nın önde gelen yaşayan şairlerinden, şiirleri otuzdan fazla dile çevrilmiş, Kuzey Edebiyatı Ödülü ve İsveç Akademisi Kuzey Edebiyatı Ödülü sahibi Pia Tafdrup’un yayımlanmış on üç kitabından Murat Alpar’ın hazırladığı bu seçkide yer alan şiirlerin hemen hepsi (Bindoğumlu dışında) Türkçeye ilk kez çevriliyor. Şairin işini, “…özneli genelleştirmek, adsızı adlandırmak, söylenmemişi söylemek, ışığın gömülmüş olduğu yere giden yolu bulmak” diye tanımlayan Pia Tafdrup’a göre, “Şiir olası bir buluşma yeridir.”
Pia Tafdrup’un “Kendi mitini yaratma yolculuğu” ya da bir tür “kendilik deneyimi” olarak nitelenebilecek şiiri yolculuk-iç yolculuk, duyguların karmaşası, aşk, kayıplar, şiir sanatı gibi temaları benimserken, doğanın ve insanın yaşam döngüsünde belirli durumlara odaklanarak bedeni kavramsal çerçevede yansıtan dilin görsel ve duyusal gücüne yaslanıyor.
Boşuna arama şiirin kara kutusunu,
kaydedilmiş hiçbir kanıt yok o kutuda;
düşlerdeki karşıt-sorular ya da el yordamıyla
bulacağın sessizlik var yalnızca.
“Pia Tafdrup’un şiirine, bütünüyle, bir şiir anıtı diyebiliriz.”
-Peter Stein Larsen (Kristeligt Dagblad Gazetesi, 2014)
“Sıkı imgeler Pia Tafdrup şiirinin en çarpıcı yanı.”
-Thomas Bredsdorff (Politiken Gazetesi, 2010)
“Pia Tafdrup’un, geleneksel kullanımın verdiği güveni yansıtan bir dille yazılmış şiirleri, yaşamdaki hastalıklı, çarpık durumları keskin bir bakışla yakalayan uyarıcı, etkileyici gözlemlerle dolu.” -Klaus Rothstein (Weekendavisen Gazetesi, 2012)
“Pia Tafdrup biçim ve tür konusunda sınırı aşmıyorsa da, ancak pek az şairin gösterebildiği coşkun cesareti ve insana özgü içgörü açlığını sergiliyor.”
-Erik Skyum-Nielsen ((Information Gazetesi, 2010)

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle Kitap İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle Kitap İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

Seçme Masallar (Karton Kapak) / Andersen Kitap İndir

Seçme Masallar (Karton Kapak) / Andersen
Hans Christian Endersen 1805-1875 Romanları, oyunları ve gezi kitapları olsa da, geçen yıl kutlanan doğumunun 200. yılı’da gösteriyor ki, H. C. Andersen, Masallar’ının ilk derlemesini yayımladığı 1835’den bu yana, dünyanın pek çok yerinde adı türle özdeşleşmiş bir masalcı dede. Elinizdeki kitapsa, yalnızca kapsamıyla değil, bu masal ustasının dilimize özgün dilinden çevrilişiyle de farkını oluşturuyor.

Korku ve Titreme Kitap İndir

Korku ve Titreme
Kierkegaard’ın, Johannes de silentio takma adıyla yazmış olduğu Korku ve Titreme ilk kez 1843 yılında yayımlandı. Yapıtta iman kavramının etik ve dindarlıkla ilişkisi incelenir. Yazarın takma adlarından Johannes de silentio da Musa’nın 1. kitabında (22:1-18) anlatılan İbrahim ve İshak hakkındaki hikayeden esinlenmiştir. Bu anlatıda Tanrı İbrahim’e, oğlu İshak’ı kurban etmesini buyurur. Korku ve Titreme bütünüyle, İbrahim’in, geç yaşta sahip olduğu ve her şeyden çok sevdiği evladı İshak’ı kurban etme isteğini ve bu eylemin onu ne ölçüde bir cani veya hakiki bir dindar yaptığını irdeler. İbrahim imanın babası olarak bilinir ve Johannes çağdaşlarının topyekûn nasıl olur da kendilerini İbrahim gibi imankâr sandıklarını merak eder.