Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi Kitap İndir

Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi
Hollanda’da ve çevrildiği ülkelerde büyük bir ilgiyle karşılanan Bellek Metaforları’nın temel sorusu şu: Bellek nedir? Bellek doğrudan tanımlanması çok güç bir yeti olduğundan felsefeciler ve psikologlar çağlar boyunca belleği anlamak için çeşitli metaforlara başvurmuşlar. Draaisma okuru antikçağdan günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkararak bu metaforları tanıtıyor. Mum tabletlerden kitaplara, fotoğraftan bilgisayarlara, hatta hologramlara, çağlar içinde bilgi depolamak amacıyla geliştirilmiş çeşitli teknik ve araçlardan türetilen bu metaforların nasıl kullanılmış olduğunu araştırıyor. Son derece net ve anlaşılır bir dille yazılmış bir bilim tarihi. Kitabın en özgün katkısı metaforların bilimsel bilgi üretiminde ne kadar önemli bir yeri olduğu saptaması. Genellikle varsayılanan aksine, görüyoruz ki, metaforlardan, yani dilin ve toplumsallığın kısıtlayıcı etkilerinden bütünüyle arınmış bir bilim dili üretme hayali her zaman için bir hayal olarak kalmış; metaforlar bilim insanlarını zaman zaman yanlış yönlendirmiş, bilginin gelişimini ketlemiş, ama aynı zamanda daha fazla bilgilenme isteğini körükleyen ufuk açıcı unsurlar da olmuşlar. Bu çalışmayı sadece bilim alanında çalışan ya da bilime meraklı okurların değil, edebiyat okurlarının da ilgisine sunuyoruz.

Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler Kitap İndir

Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler
“Büyüleyici, bilgilendirici, bazen coşturucu, yer yer acı verici ve özetlenmesi neredeyse imkansız… Canlı imgelerle desteklenmiş, söyleşi ve öykülerle renklendirilmiş, zaman ve mekanda olağanüstü zengin bir yolculuk.”
–The Literary Review

“Yirminci yüzyıl tarihi hayli gösterişsiz bir süreçtir, ancak Avrupa muhteşem ayrıntılar içeriyor. Mak, Auschwitz ve Srebrenica’nın etnik arındırmaya tanık olmuş dar sokakları hakkında öyle şeyler yazmış ki, ortak bilincimizi oluşturduğumuz bu yerlerin beton duvarları arasında adeta geziniyorsunuz.”
–RUSSELL SHORTO, The Island at the Center of the World’ün yazarı

“Bir halkın, iki dünya savaşının ardından öne çıkan büyük sorulardan kaçınmayan tarihi…Buradaki asıl başarı, bu tarihsel anekdotların su yüzüne çıkartılmasında değil, Mak’ın onları bağlam içinde kullanma yetisinde yatmaktadır.”
–The Herald

“Hayranlık uyandırıcı.”
–JAN MORRIS

“Geert Mak, Avrupa’nın portresini çiziyor; izlenimciliğini, ozanlığını, müzisyenliğini yapıyor; Avrupa halklarının aklını okuyor. Kitabını alın, okuyun!”
–JOHN LUKACS, June 1941: Hitler and Stalin’in yazarı

“Bu kitaba kayıtsız kalmak imkansız.”
–The Sunday Telegraph

Hollanda’nın en gözde yazarlarından GEERT MAK, 1999 yılını Avrupa’yı boydan boya dolaşıp Verdun’dan Berlin’e, Saint Petersburg’tan Auschwitz’e, Kiev’den Srebrennica’ya kıtanın tarihini izlemekle geçirmiş. Yeni bir milenyumun eşiğinde Avrupa’nın durumunu tanımlamaya çalışarak kanıt ve tanıkların araştırılmasına koyulmuş. Sonuç, büyüleyici: Mak’ın, keskin gözlü bir gazeteci ve yaratıcı tarihçi olarak çifte yeteneği Avrupa’yı, o yolculuğun, güncelerle, gazete raporlarıyla, anılarla ve –Kayzer II. Wilhelm’in torunundan Polonya’daki Birkenau toplama kampının kapısında liste tutucu olarak görev yapmış seksen yaşındaki Adriana Warno’ya kadar– gerek seçkin gerekse adı sanı bilinmeyen kişilerin sesleriyle dolu göz kamaştırıcı bir raporu haline getiriyor.

Fakat Mak her şeyden önce bir gözlemci. Avrupa’nın tarihsel anılarına kaynaklık etmiş yerlerde gördüklerini aktarıyor. Ypres’te, hâlâ günde iki kez patlatılan, I. Dünya Savaşından kalma mühimmatın sesini duyuyor. Varşova’da, Yahudi gettosuna uzanan tramvay rayların bir parkta aniden son bulduğu noktayı buluyor. Ve Çernobil yakınlarındaki terk edilmiş bir kreşte öylece bırakılmış minik ayakkabılar karşısında, Sovyetler Birliği’nin ölümcül günlerinde donup kalmış ana yolculuk yapıyor.
Mak yirminci yüzyıl Avrupa’sının büyük öyküsünü, ona bir çehre, bir tat ve bir koku veren ayrıntılarla birleştiriyor. Eşsiz yaklaşımı, okuyucuyu, bilinmeyen tuhaflıklar, ani kavrayışlar ve dokunaklı rastlaşmalarla dolu unutulmuş geçmişin bir görgü tanığı haline getiriyor. Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler bir başyapıt; Avrupa’nın en olağanüstü yüzyılının destansı bir romanı gibi okunuyor.

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Tirza Kitap İndir

Tirza
Kitap editörü Jörgen Hofmeester, son derece sıkıcı bir burjuva varoluşu içinde yaşayan emeklilik yaşının eşiğinde bir Amsterdamlıdır. Roman, canından çok sevdiği iki kızından küçük olanı Tirza’nın mezuniyet partisi için suşi hazırladığı sahneyle açılır. Bir Dostoyevski romanında olduğu gibi görünüşte sakin başlayan şeyler engellenemez şekilde açılacak, tırmanacaktır. Okur yaklaşmakta olan Kader’in ayak seslerini işitir.

Romanın sayfaları açıldıkça Hofmeester’ın sürprizsiz, sakin hayatının katmanları da belirsizliklere doğru açılır. Seneler önce, çocukluk aşkına kaçan karısı beklenmedik şekilde ortaya çıkar ve onun huzurlu, şık evini alaşağı eder. Gözbebeği Tirza’sı erkek arkadaşıyla Afrika’ya gideceğini bildirir. Üstelik delikanlı gece gibi bir zencidir. Hofmeester bu gence baktığında 11 Eylül saldırısını düzenleyen Muhammet Atta’dan başka bir şey göremez.

Her şey alaşağı olmaya devam eder. Hızla ve tuhaf bir biçimde. Küresel ekonomi çalkalanmaktadır. Hofmeester uzun yıllardır biriktirdiği servetini ve kendisiyle kızlarına kurduğu güven dolu geleceği bir gecede kaybeder.

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu Kitap İndir

Roboski: Gençler Öldü & Türkiye’deki Kürt Sorununun Temellerine Bir Gazetecilik Yolculuğu
Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor… Fréderike Geerdink, gerçek bir araştırmacı gazetecilik örneği sunuyor Roboskî: Gençler Öldü’de: Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla, akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlarla, akademisyenlerle ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor; tarihi etraflıca ele alıyor. Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboskî olayının değil Kürt sorununun, Türkiye’deki insan hakları meselesinin derinliklerine de inmeye çalışıyor: Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu, siyasetin işleyişi, Barış Süreci… Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap…