Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı Kitap İndir

Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı
“İslâm nimeti her devirde insana ancak iki kaynaktan gelmiştir. Birincisi, Allah’ın kelâmı, ikincisi Allah’ın peygamberleri (Allah’ın selâmı onların üzerine olsun). O peygamberler ki Allah-ü Tealâ tarafından sadece kelâmını yaymak, buyruklarını duyurmak ve açıklamakla değil, aynı zamanda bunların nasıl tatbik edildiğini ve başkalarına nasıl örnek olabileceklerini göstermek için de görevlendirmişlerdir. Peygamberler aynı zamanda, Kur’an’ın belirlediği amaçları varılabilmesi için, fertler ile toplumu denetlemeye, insan hayatının eksikliklerini düzeltmeye de memurdurlar.
Hem Kur’an-ı Kerim, hem Hz. Muhammed (s.a.v.)in vazifesi aynı olup, aynı amacı taşımaktadırlar. Onları gerçek anlamda kaavramamız, ancak o vazife ve amacı anlama derecemize bağlıdır. Bu gerçek unutulduğu takdirde, Kur’an-ı Kerim yalnız sözler yığını ve siret-i mübarek de sadece bir hayat hikâyesi ve olaylar zincirinden ibaret kalır. Siz, sözlük, kitap, belge, ilmî çalışma ve araştırmalar ile bir yığın tefsir kitapları yazabilirsiniz. Tarihi araştırmadaki ustalığınızla da Hazreti Peygamberin şahsiyeti ve asr-ı saadet ile ilgili belki de en doğru ve en geniş bilgileri toplayabilirsiniz. Fakat, dinin ruhuna ve özüne varamazsınız. Çünkü bu iş yalnız sözler ve olaylarla bitmiyor, asıl varılmak istenen o amaç ve hedeftir ki, uğruna Kur’an-ı Kerim inidirilmiş ve Muhammed Mustafa (s.a.v.) örnek olarak bize gönderilmiştir. Bu amaç ne kadar iyi anlaşılırsa, Kur’an ve siyer de o kadar iyi anlaşılacak ve ne kadar yanlış anlaşılırsa, ikisi hakkındaki bilgimiz de o derece yanlış ve eksik olacaktır.”
Mevdudi

Hazreti Mevlana / Aşk, Sabır, Sevgi, Hoşgörü Kitap İndir

Hazreti Mevlana / Aşk, Sabır, Sevgi, Hoşgörü
Aşk, Sabır, Sevgi, Hoşgörü.
Hz. Mevlanadaki en önemli husus; Allah aşkı, sabır, sevgi ve hoşgörüdür. O, Allah aşkından cezbeye kapılır, adeta kendinden geçer. Bu haldeyken çevresini unutan, kendi iç dünyasına dalan biridir. Sonra kendini, ruhunda akıp giden aşk ırmağına kaptırıp gider. Onun iradesi artık, kendi elinde değildir. Hz. Mevlana, aşk ırmağının bir yerinde kıyıya vuran, temizlenmiş bir gül yumağı gibi çevresine güzel kokular salacaktır. Onun cezbe dışındayken söylediği sözler, yazdığı dizeler güllerden derlenmiş bir demet gibidir. Anlattıkları akılları durduran ifadeler ise insanı mest eden cennet kokularına benzer.

Ey kalp ve gönlümdeki nur, gel.
Cezbemin, dileğimin hedefi, gel.
Ey sevgi ve muhabbetin kendisini aştığı
Eşi bulunmaz sevgi yarışcısı, gel
Gelirsen eğer ne büyük bir mutluluk olur,
Gelmezsen eğer, her şey berbat olur, gel
Sen doğup yükselen bir güneş gibisin
Uzakta olsanda ey bana yakın olan sen, gel