Kültür / Mekan: Gazi Orman Çiftliği Ankara Kitap İndir

Kültür / Mekan: Gazi Orman Çiftliği Ankara
Atatürk Orman Çiftliği, modern tarım ve endüstriyel üretim tekniklerini boş zaman aktiviteleri ile birleştirerek bir kent çiftliği olarak geliştirilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel felsefesi olan yeni bir toplum yaratma ilkesini temsil eden benzersiz bir mekânsal pratiktir. Bu sebeple onu değerlendirirken basit bir toprak problemi ya da miras konusu olarak ele almak indirgemeci bir yaklaşım olacaktır.
Kitap, farklı ülkelerde mekânsal deneyim açısından benzerlik gösteren yönlerinin çok az olduğu Atatürk Orman Çiftliği’nin varlığının;  ulusun kültürel dönüşümü için bilinçli bir katkı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve kültürün dönüştürülmesinde bir araç olmasının eşsiz bir durum olduğunu ele almaktadır.

Cumhuriyet’in Ütopyası: Ankara Kitap İndir

Cumhuriyet’in Ütopyası: Ankara
Bu kitap Ankara hakkında pek çok hikaye anlatıyor. “Orta zamanlar”dan bugüne; taşra kasabasından başkente; Taşhan Meydanı’ndan Kızılay’a uzanan hikâyeler. Bu şehrin evleri, sokakları, kurumları ve insanları bu hikâyelerin kahramanları. Sinemalar, pastaneler, gazete binaları, türbeler, bakanlıklar, ticarethaneler, parklar, apartmanlar… Şehri farklı dönemlerde ve biçimlerde inşa eden ve onun tarafından inşa edilen her şey ve herkes. Yaşadığımız ve sevdiğimiz şehre bir gönül borcu gibi de
düşünülebilir bu kitap.

Ankara Meyhaneler Rehberi (Cep Boy) Kitap İndir

Ankara Meyhaneler Rehberi (Cep Boy)
Overteam Yayınları’ndan eğlence kültürüne bir katkı daha: Ankara Meyhaneler Rehberi.

Ankara Meyhaneleri hakkındaki bu rehber kitabın yayın yönetmenliğini, Türkiye Meyhaneler Rehberi’nde de imzası bulunan Erdir Zat üstlendi.

Alanında bir ilk olan Ankara Meyhaneler Rehberi, tektekçiden sosyete meyhanesine, balık lokantasından ocakbaşına, salaşhaneden ahşap köşke uzanan geniş bir yelpazede Ankara meyhane kültürünün envanterini çıkarıyor.

Nerede hangi meze yenir, yöresel lezzetlere nasıl ulaşılır, kimler nereyi tercih eder, doğal güzellikler nerede nasıl yaşanır, mekânda canlı müzik veya otopark var mıdır, keseye uygun mudur, kredi kartı geçerli midir, rezervasyon gerekli midir vb. birçok pratik bilginin sistematik biçimde derlendiği bu rehber, 500 yıldır süren rakı muhabbetinin yeni mirası…

Muhabbetiniz daim olsun!

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı Kitap İndir

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı
Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara
Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor.
Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin
tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus
yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini
sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme”
anlatısına uygun, sıfırdan inşa edilecek bir boş saha açmıştı.
Taylan Esin ve Zeliha Etöz, o dönemde Anadolu’da çıkan/çıkarılan
yangınların bağlamı içinde, belgelere, tanıklıklara ve dönemin yerel
siyasi sorumlularına mercek tutarak, Ankara yangınının son derece
canlı bir analizini yapıyorlar.

“Devlet eliyle, kurumsal veya paramiliter güçlerin kullanılması
yoluyla gerçekleştirilen yangınlar… esas olarak ‘yerinden etme’
politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (…) Türkiye’de
de özellikle 1915’ten 1922 yılına kadar devam eden savaş yıllarında
yangın çıkartmak çokça başvurulmuş bir yol olmuştur. (…) 1915
Tehciri’ni izleyen dönemde Anadolu’nun pek çok yerinde çıkan/
çıkartılan yangınlar, şahit ve maruzlarının pek çoğunun kamuoyu
yaratmalarına fırsat tanımayan koşullar altında cereyan ettiği için
tarihin karanlıkları içinde kaybolup gitmiştir…”
SUAVİ AYDIN

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde Kitap İndir

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde
Tüm dünya II. Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerini yaşarken Türkiye’nin başkenti Ankara’da durum neydi? 5 yıl 4 ay süren harbin gölgesindeki ülkemizin başkenti Ankara, bu zor süreçte, gerek bayındırlık gerekse sosyo-kültürel gelişmesini nasıl ve hangi şartlarda oluşturmaktaydı?

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunu üstün başarıyla uygulayan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve arkadaşları ülkemizi bu cehennemin dışında tutmayı nasıl başardılar?

Çocukluğunda; savaşın çalkantılı günleriyle birlikte genç cumhuriyetin kurumsallaşma çabalarına da tanıklık eden yazarın kaleminden bir kentin mimari varoluşu…

Yazar, söz konusu dönemin Ankara’sının modern mimarlık ve şehircilik ilkeleriyle toplumsal, kültürel ve sanatsal gelişmesini kendi anılarıyla beraber anlatıyor.

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı Kitap İndir

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı
Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara
Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor.
Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin
tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus
yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini
sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme”
anlatısına uygun, sıfırdan inşa edilecek bir boş saha açmıştı.
Taylan Esin ve Zeliha Etöz, o dönemde Anadolu’da çıkan/çıkarılan
yangınların bağlamı içinde, belgelere, tanıklıklara ve dönemin yerel
siyasi sorumlularına mercek tutarak, Ankara yangınının son derece
canlı bir analizini yapıyorlar.

“Devlet eliyle, kurumsal veya paramiliter güçlerin kullanılması
yoluyla gerçekleştirilen yangınlar… esas olarak ‘yerinden etme’
politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (…) Türkiye’de
de özellikle 1915’ten 1922 yılına kadar devam eden savaş yıllarında
yangın çıkartmak çokça başvurulmuş bir yol olmuştur. (…) 1915
Tehciri’ni izleyen dönemde Anadolu’nun pek çok yerinde çıkan/
çıkartılan yangınlar, şahit ve maruzlarının pek çoğunun kamuoyu
yaratmalarına fırsat tanımayan koşullar altında cereyan ettiği için
tarihin karanlıkları içinde kaybolup gitmiştir…”
SUAVİ AYDIN

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana Kitap İndir

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana
Sizin hiç Ankara’da dayınız oldu mu? Benim bir kere oldu. Dayımdan ummazdım bunu kahroldum! İstanbul’da çözülmez işlerin içerisine girmiştim. Çözülmez dedimse yanlış anlamayın, bürokratik, kırtasiye işleri anlayacağınız. Babam yıllar sonra aslında benim bir dayımın olduğunu ama onun dar zamanlarda ortaya çıktığını kulağıma doğru fısıldayıverdi. Ben ona aklımda iyi kalsın ve diğer vilayetlerdeki sahici dayılarımla karıştırmayayım diye “dar zaman dayısı” adını vermiştim. Çok büyük bir kapıdan giriliyordu dayımın bulunduğu yere. İlk kez o zaman inanmıştım dayımın ne denli büyük olduğuna. Her kapı bir diğerine açılıyor bir sürü koridordan
 
geçiyordum. Yakamda ziyaretçi kartımla kaç merdiven çıktım bilmiyorum. Sonra bir refakatçi bayan eşliğinde yıllar sonra ilk kez karşılaşacağım dayımın odasına doğru yürüdüm. Dayım olacak adam sanki dünyanın bütün problemlerini gönüllü olarak üstlenmiş bir civanmert edasıyla meşguliyetini ima edercesine başıyla beni selamladı. Dilimin döndüğünce en kısa cümlelerle neden orada olduğumu anlatmaya çalıştım. Aslında beni dinlemiyor sadece dinliyormuş gibi yapıyordu. Önündeki neye yaradığı anlaşılmayan kâğıda adımı soyadımı yazarken ilk kez beni hiç unutmasın diye doyasıya “dayı” diye söylemeye hazırlanıyordum ki o benden evvel davrandı.

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde Kitap İndir

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde
Tüm dünya II. Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerini yaşarken Türkiye’nin başkenti Ankara’da durum neydi? 5 yıl 4 ay süren harbin gölgesindeki ülkemizin başkenti Ankara, bu zor süreçte, gerek bayındırlık gerekse sosyo-kültürel gelişmesini nasıl ve hangi şartlarda oluşturmaktaydı?

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunu üstün başarıyla uygulayan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve arkadaşları ülkemizi bu cehennemin dışında tutmayı nasıl başardılar?

Çocukluğunda; savaşın çalkantılı günleriyle birlikte genç cumhuriyetin kurumsallaşma çabalarına da tanıklık eden yazarın kaleminden bir kentin mimari varoluşu…

Yazar, söz konusu dönemin Ankara’sının modern mimarlık ve şehircilik ilkeleriyle toplumsal, kültürel ve sanatsal gelişmesini kendi anılarıyla beraber anlatıyor.

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana Kitap İndir

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana
Sizin hiç Ankara’da dayınız oldu mu? Benim bir kere oldu. Dayımdan ummazdım bunu kahroldum! İstanbul’da çözülmez işlerin içerisine girmiştim. Çözülmez dedimse yanlış anlamayın, bürokratik, kırtasiye işleri anlayacağınız. Babam yıllar sonra aslında benim bir dayımın olduğunu ama onun dar zamanlarda ortaya çıktığını kulağıma doğru fısıldayıverdi. Ben ona aklımda iyi kalsın ve diğer vilayetlerdeki sahici dayılarımla karıştırmayayım diye “dar zaman dayısı” adını vermiştim. Çok büyük bir kapıdan giriliyordu dayımın bulunduğu yere. İlk kez o zaman inanmıştım dayımın ne denli büyük olduğuna. Her kapı bir diğerine açılıyor bir sürü koridordan
 
geçiyordum. Yakamda ziyaretçi kartımla kaç merdiven çıktım bilmiyorum. Sonra bir refakatçi bayan eşliğinde yıllar sonra ilk kez karşılaşacağım dayımın odasına doğru yürüdüm. Dayım olacak adam sanki dünyanın bütün problemlerini gönüllü olarak üstlenmiş bir civanmert edasıyla meşguliyetini ima edercesine başıyla beni selamladı. Dilimin döndüğünce en kısa cümlelerle neden orada olduğumu anlatmaya çalıştım. Aslında beni dinlemiyor sadece dinliyormuş gibi yapıyordu. Önündeki neye yaradığı anlaşılmayan kâğıda adımı soyadımı yazarken ilk kez beni hiç unutmasın diye doyasıya “dayı” diye söylemeye hazırlanıyordum ki o benden evvel davrandı.

A Guide To Ankara Throughout the Ages / The Museum of Anatolian Civilizations Kitap İndir

A Guide To Ankara Throughout the Ages / The Museum of Anatolian Civilizations
THE NATURAL HISTORY OF ANKARA Prehistoric Ages The earliest archaeological finds in the region of Ankara date to the Paleolithic period. Intensive work on the Paleolithic took place particularly during the early years of the Turkish Republic. The vicinity of Maltepe and its Coal Gas Factory (Maltepe Havagazı Fabrikası), the work fields of the Institute of Agriculture (Ziraat Enstitüsü), Gazi Institute of Education (Gazi Eğitim Enstitüsü), Ludumlu, Eğmir and Mogan Lake, Gavurkale, Etlik, Keçiören and its vicinity, Hacı-Kadındere, Ergazi, Etiyokuşu, Güdül, the village of İlhan, Dikmen and Çaldağ, Hüseyin Gazi, Çubuk Valley, the village of İvedik, Etimesgut, Eryaman, Çayyolu (specifically Çayyolu Sondurak) and Karaköprü, Sincan, Karaşal, Sındıran-Yanıktarla, the vicinity of the villages Peçenek and Dodurga; they are sites yielding Paleolithic period chipped stone tools. These stone tools display a number of characteristic features that help date these artifacts to various periods between the Lower Paleolithic and Epipaleolithic periods. Research publications indicate that most of these stone tools were not found in situ but were moved from their original spots. Ankara and its vicinity were intensively inhabited during the Paleolithic period. Only a single site has so far been located, however, for the following Mesolithic/Epipaleolithic period. Kansu and Ozansoy collected numerous microliths at Macunçay; they have been identified as Mesolithic.There is, as of yet, no excavated Neolithic period site in Ankara and its vicinity. There are difficulties identifying and analyzing the Chalcolithic period in the region of Ankara. The problem for the Neolithic period applies here also. There is, as of yet, no excavated site clearly dating to the Chalcolithic period. There are a few settlements that can merely be dated to the Late Chalcolithic/Early Bronze Age Transition period. A number of important sites dating to the Early Bronze Age II and III (2500-2000 BC) have been identified in the province of Ankara. The first of these is Etiyokuşu, just near the Stream of Çubuk (Çubuk Çayı). The excavations were headed by Ş.A. Kansu in 1937. Three levels of occupation were unearthed in the settlement of Etiyokuşu. The finds of Etiyokuşu indicate that it was a village settlement built upon stone foundations and mud brick walls, dating to the Early Bronze Age II-III. Furthermore, structures with circular stone foundations (a well-pit or barley silo) have been identified. There are also the settlements Ahlatlıbel and Koçumbeli very near Ankara central, vital for understanding the Early Bronze Age in the region. In 1933, H.Z. Koşay identified three building phases (2500-2200 BC) dating to the Early Bronze Age. There is a courtyard at the centre of the settlement, and a 30×40 m structure with numerous small chambers is adjacent to the courtyard. There are the remains of a city or tower wall at the east section of the settlement.