Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi Kitap İndir

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi
Basın tarihini bilenler II. Meşrutiyetin 1908 yılında ilânına ayrı bir önem verirler. Çünkü getirilen serbestlik ortamında basın, hızlı bir gelişme dönemine girer. Gerek İstanbul’da, gerekse Anadolu’nun belli başlı kültür merkezlerinde çok yoğun bir basın hayatı yaşanmaya başlar. Peş peşe gazete ve dergiler çıkarılır, yeni yeni yazarlar /muharrirler ortaya çıkar. Bir önceki dönemden çok daha farklı konulara değinilir.
 
 Dergicilik alanında Konya’da da benzer durum görülür. Önce Bârika(1909) çıkar, onu Ufk-ı Âtî izler. Ne var ki bu dergiler çok yaşamaz. Yeterli okuyucu bulunamaz.  Çünkü bu dergilerde yazanlar kalem denemelerinin henüz başındaki genç insanlardır fakat edebiyata, felsefeye, toplum bilimlerine son derece meraklıdırlar. Onların bu merak ve hevesleri Şahâb’ın çıkmasına vesile olur. Şahâb şimdiye kadar ele geçmemiş bir dergidir ve ilk defa bu vesileyle yayımlanmıştır.  Bizce Konya’daki dergicilik tarihî bakımından son derece önemlidir. 

Konya Vakfiyeleri (1650-1800) Kitap İndir

Konya Vakfiyeleri (1650-1800)
İçindekiler

Vakfın Ta’rifi
Vakfın Meşruluğu
Sunduğu Hizmete Göre Vakıfların Tasnifi
Hizmet Sunduğu Topluma Göre Vakıfların Tasnifi
Vakfın Oluşma Şartları
Osmanlı Toplumunda Vakıfların Rolü
Kaynakların Tanıtımı
Konya Vakıflarının Vakfiyeleri
Yeni Kurulan Vakıflar
Gayr-ı Menkul Vakıfları
Gayr-ı Menkul İle Birlikte Menkul Mal Vakıfları
Menkul Mal Vakıfları
Para Vakıfları
Gayr-ı Menkul ile Birlikte Para Vakıfları
Kitap Vakıfları
Kütüphane ve Kitap Vakıfları
Mevcut Vakıflara Yapılan Vakıflar
Kurulu Vakıflara Yapılan Vakıflar
Mahalle Avarızlarına Yapılan Vakıflar

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi Kitap İndir

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi
Basın tarihini bilenler II. Meşrutiyetin 1908 yılında ilânına ayrı bir önem verirler. Çünkü getirilen serbestlik ortamında basın, hızlı bir gelişme dönemine girer. Gerek İstanbul’da, gerekse Anadolu’nun belli başlı kültür merkezlerinde çok yoğun bir basın hayatı yaşanmaya başlar. Peş peşe gazete ve dergiler çıkarılır, yeni yeni yazarlar /muharrirler ortaya çıkar. Bir önceki dönemden çok daha farklı konulara değinilir.
 
 Dergicilik alanında Konya’da da benzer durum görülür. Önce Bârika(1909) çıkar, onu Ufk-ı Âtî izler. Ne var ki bu dergiler çok yaşamaz. Yeterli okuyucu bulunamaz.  Çünkü bu dergilerde yazanlar kalem denemelerinin henüz başındaki genç insanlardır fakat edebiyata, felsefeye, toplum bilimlerine son derece meraklıdırlar. Onların bu merak ve hevesleri Şahâb’ın çıkmasına vesile olur. Şahâb şimdiye kadar ele geçmemiş bir dergidir ve ilk defa bu vesileyle yayımlanmıştır.  Bizce Konya’daki dergicilik tarihî bakımından son derece önemlidir. 

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi Kitap İndir

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi
Basın tarihini bilenler II. Meşrutiyetin 1908 yılında ilânına ayrı bir önem verirler. Çünkü getirilen serbestlik ortamında basın, hızlı bir gelişme dönemine girer. Gerek İstanbul’da, gerekse Anadolu’nun belli başlı kültür merkezlerinde çok yoğun bir basın hayatı yaşanmaya başlar. Peş peşe gazete ve dergiler çıkarılır, yeni yeni yazarlar /muharrirler ortaya çıkar. Bir önceki dönemden çok daha farklı konulara değinilir.
 
 Dergicilik alanında Konya’da da benzer durum görülür. Önce Bârika(1909) çıkar, onu Ufk-ı Âtî izler. Ne var ki bu dergiler çok yaşamaz. Yeterli okuyucu bulunamaz.  Çünkü bu dergilerde yazanlar kalem denemelerinin henüz başındaki genç insanlardır fakat edebiyata, felsefeye, toplum bilimlerine son derece meraklıdırlar. Onların bu merak ve hevesleri Şahâb’ın çıkmasına vesile olur. Şahâb şimdiye kadar ele geçmemiş bir dergidir ve ilk defa bu vesileyle yayımlanmıştır.  Bizce Konya’daki dergicilik tarihî bakımından son derece önemlidir. 

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi Kitap İndir

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi
Basın tarihini bilenler II. Meşrutiyetin 1908 yılında ilânına ayrı bir önem verirler. Çünkü getirilen serbestlik ortamında basın, hızlı bir gelişme dönemine girer. Gerek İstanbul’da, gerekse Anadolu’nun belli başlı kültür merkezlerinde çok yoğun bir basın hayatı yaşanmaya başlar. Peş peşe gazete ve dergiler çıkarılır, yeni yeni yazarlar /muharrirler ortaya çıkar. Bir önceki dönemden çok daha farklı konulara değinilir.
 
 Dergicilik alanında Konya’da da benzer durum görülür. Önce Bârika(1909) çıkar, onu Ufk-ı Âtî izler. Ne var ki bu dergiler çok yaşamaz. Yeterli okuyucu bulunamaz.  Çünkü bu dergilerde yazanlar kalem denemelerinin henüz başındaki genç insanlardır fakat edebiyata, felsefeye, toplum bilimlerine son derece meraklıdırlar. Onların bu merak ve hevesleri Şahâb’ın çıkmasına vesile olur. Şahâb şimdiye kadar ele geçmemiş bir dergidir ve ilk defa bu vesileyle yayımlanmıştır.  Bizce Konya’daki dergicilik tarihî bakımından son derece önemlidir. 

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi Kitap İndir

Şahab & II. Meşrutiyet Konya’sında Bir Dergi
Basın tarihini bilenler II. Meşrutiyetin 1908 yılında ilânına ayrı bir önem verirler. Çünkü getirilen serbestlik ortamında basın, hızlı bir gelişme dönemine girer. Gerek İstanbul’da, gerekse Anadolu’nun belli başlı kültür merkezlerinde çok yoğun bir basın hayatı yaşanmaya başlar. Peş peşe gazete ve dergiler çıkarılır, yeni yeni yazarlar /muharrirler ortaya çıkar. Bir önceki dönemden çok daha farklı konulara değinilir.
 
 Dergicilik alanında Konya’da da benzer durum görülür. Önce Bârika(1909) çıkar, onu Ufk-ı Âtî izler. Ne var ki bu dergiler çok yaşamaz. Yeterli okuyucu bulunamaz.  Çünkü bu dergilerde yazanlar kalem denemelerinin henüz başındaki genç insanlardır fakat edebiyata, felsefeye, toplum bilimlerine son derece meraklıdırlar. Onların bu merak ve hevesleri Şahâb’ın çıkmasına vesile olur. Şahâb şimdiye kadar ele geçmemiş bir dergidir ve ilk defa bu vesileyle yayımlanmıştır.  Bizce Konya’daki dergicilik tarihî bakımından son derece önemlidir. 

Tarih İçinde Konya’daki Kürtler Kitap İndir

Tarih İçinde Konya’daki Kürtler
Konya Çölü’nün, Kürtlükle tanışıklığı bilindiğinin aksine çok eskidir. Konya’yı keşfeden Pers ordusunun “Okçu Kürtler”ini, zamanla İslam Ordusundaki cihatçı Kürtler, daha sonra Selçuklular döneminde Sivas Kürtleri ve Doğu Torosların Lek Kürtleri takip eder. Osmanlı’nın erken dönemlerinde Konya dolaylarına gelen Kürtler de dâhil bu saydıklarımız, bu kadim çölün diğer halklarına karışıp eriyip gittiler. Geriye rasyonalitelerinden esinlenerek adlandırılan mekânları kaldı. Konya’nın bu prototip Kürtlerin aksine, Osmanlı’nın geç dönemlerinde Konya’ya “Aşiret” olarak gelen, sürülen ya da “iskan” edilen Kürtler, varlıklarını korudular, eriyip gitmediler. Kültürel ve nasyonal değerlerini korudular. Günümüzde de Kürdistan’dan uzak bir coğrafyada, ana Kürtlüğün değerli bir parçası olarak Kürt ulusal davasına sahip çıkıyorlar. “Kitlesel olarak Konya’daki Kürt varlığınının yanı sıra, popüler Kürt şahısların Konya’daki varlıkları da bu ulusal ve sınıfsal davanın kaçınılmaz bir sonucudur, Keza “öteki” olmanın kaçınılmaz tepkiselliğinin ve sınıf mücadelesinin sonucu olarak daha çok sol cenahta yer alan Kürt entelijansının sürüldüğü yerlerden biridir Konya. Ruhî Su, Yılmaz Güney, Yaşar Kaya, Cemşid Bender bunlardan bazılarıdır. Velhasıl “tarih içinde Konya”, eski çağlardaki gibi günümüzde de Kürt tarihinin Kürdistan’dan uzak bir yapıtaşı olarak güncelliğini korumaktadır.