Tarihöncesinden Günümüze Dünya Tarihinde Afrika Kitap İndir

Tarihöncesinden Günümüze Dünya Tarihinde Afrika
Yakın zamana kadar “dünya”nın odağının klasik Akdeniz ve Avrupa imparatorlukları olduğu düşünülüyordu. Gilbert ve Reynolds, ticareti, dini gelenekleri, yönetimi ve sanatsal yaratıcılığıyla Afrika’nın küresel önemini gösteren çok daha kapsamlı bir dünya tarihi anlatısı sunuyor. Bu eser, Afrika’ya dair bilgilerimizdeki “boşlukları doldurmaktan” ziyade Afrikalıların gerek toprak gerekse toplum yapıları bazında insanoğlunun tüm çeşitliliğini yansıttığını gösteriyor.
 
Gilbert ve Reynolds, kölelik, apartheid ve sömürge yönetimi dönemleri boyunca Afrika toplumlarının oluşumu ve gelişimlerinden, modern dünyanın ulus devletlerinin çatışmalarına ve başarılarına kadar Afrika geçmişinin dönemlerini, bölgelerini ve sorunlarını dengeli ve birbiriyle ilişkili olarak ele alıyor. Açık bir anlatım ve nükteli bir üsluba sahip bu eser, okuyucularının, insanoğlunun Afrika deneyiminin dünyayı temsil eden bir deneyim olduğunu görmesini sağlayacaktır.
Patrick Manning, Pittsburgh Üniversitesi
 
Afrika, nesiller boyunca mitlerle örülü bir çerçevede algılandı… Ne zaman ki bu mitler bir tarafa bırakıldı, Afrika’nın gerçekliği ortaya çıkabildi.
Paul Bohannan, Africa and Africans, 1964
 
Afrika, halkları bazı doğal zayıflıklar veya ikinci sınıf oluş sebebiyle insani gelişim ve değişim yasalarının dışında kalmış bir tür Barbarlık Müzesi olmak şöyle dursun, herhangi bir başka kıta kadar ciddi bir yaklaşımı gerektiren bir tarihe sahiptir.
Basil Davidson, Africa in History, 1991

Ignatius Loyola ve Cizvit Okullarının Eğitim Anlayışı Kitap İndir

Ignatius Loyola ve Cizvit Okullarının Eğitim Anlayışı
Kardinal Richelieu, René Descartes, Giambattista Vico, David Hume, Voltaire, Talleyrand, Pierre de Coubertin, De Gaulle, Alfred Hitchcock, Beşir Fuad, Ahmet Ertegün, Gabriel Garcia Marquez, Bill Clinton, Denzel Washington gibi dünya tarihinin renkli kişilerinin ortak özelliklerinden biri nedir? diye sorulacak olsa, bu sorunun cevabı hiç şüphesiz ki hepsinin bir Cizvit okulunda öğrenim gördüğü gerçeğidir.  Cizvit okulları, çağın şartlarına ayak uyduran yaklaşık 490 yıllık yapıları ile üzerinde çalışılmayı hak etmektedir. Aslında Türkçe literatürde Cizvitlerle ilgili siyaset bilimi, tarih ve ilahiyat açısından yapılmış bazı ciddi çalışmalar bulunmaktadır. Kürşat Bumin’in Batı’da Devlet ve Çocuk eserini dışarıda tutarsak, Cizvitlerin eğitim, dil öğretimi, eğitimde ödül ve ceza, ahlâk ve din eğitimi, kızların eğitimi, sanat eğitimi, tarih öğretimi gibi konulardaki düşüncelerini pedagojik olarak değerlendiren bir çalışma yoktu. İşte bu kitap, bu ihtiyacı kısmen karşılama cehdiyle oluşturuldu. İnşallah yakın gelecekte daha farklı eserlerin, eğitim kütüphanemizi zenginleştirmesine bir alt yapı hazırlar.

Modern Dünya Tarihi (Cep Boy) Kitap İndir

Modern Dünya Tarihi (Cep Boy)
Yazılan tarihi kitaplar genelde Batı hakimiyetine ve üstünlüğüne vurgu yaparlar. Başka medeniyetleri, milletleri hiçe sayarlar. Önemli icatları, dünyayı etkileyen ekonomik ve bilimsel olayları neredeyse görmezden gelirler.

Elinizdeki kitap bir nevi bu boşluğu dolduruyor. İnsanlığın son beş yüz yıllık tarihini objektif bir şekilde değerlendiriyor ve hem günümüzün hem de geçmişin şekillenmesinde kimlerin sorumlu olduğunu anlatıyor. Çağdaş dünyada varolan sorunların önemli bir kısmının ( buna terörizm, fakirlik ve koloni dahil ) Batı’nın eseri olduğunu belirtiyor.

Bu kitap sadece savaşları, medeniyetler arası mücadeleleri değil, insanlığın gelişimini etkileyen önemli iktisadi ve bilimsel gelişmeleri de içeriyor.

Fransız Devrimi Kitap İndir

Fransız Devrimi
İnsanlık tarihinin başat olgularından biri hakkında kaleme alınan bu özlü soruşturma, önce Dickens, Tolstoy gibi edebi figürler ya da Barones Orczy gibi tarihsel kişiliklerle bütünleşen örnekleyici imgeleri ele alıyor. Sonra, yıkıcı olduğu kadar yeniden yapılandırıcı kurumları, cüretkâr ve gözüpek esin kaynaklarıyla Fransız Devrimi’nin içinde yaşadığımız dünyanın hâlâ güncel ve kurucu bir parçası olduğunu savunuyor. Kamusal alandan hükümet uygulamalarına, dünyanın başka yerlerinde filizlenen devrimci girişimlerden bazen uzağına düşüp bazen ötesine geçtiği tarihsel ukdelerine kadar Fransız Devrimi olgusu bütün yönleriyle ele alınıyor. Anlatısal ve çözümlemeci tarih kavrayışının dikkate değer bir örneği.

Si-An’dan Tiran’a Tarihi İpek Yolu Kitap İndir

Si-An’dan Tiran’a Tarihi İpek Yolu
Uygarlıkların derin izler ve hatıralar bıraktığı dünyamızın uçsuz bucaksız sırlarına ve güzelliklerine insanoğlu geçmiş yıllarda “İpek Yolu” adını verdiği yollardan geçip gitmişti. Şimdi, büyük ölçüde canlandırılması istenmiş olmasına rağmen hayal olarak gönlümüzü süsleyen bu yollarda binlerce yıl deve kervanları, ticaret, kültür ve zenginlikler taşınmış, küçük dünyamıza çeşitlilik getirmişti. Şimdi o yolların yakınlarında çelik kanatlı uçakları, demir yolları, geniş asfalt yollar olsa da, yol üzerindeki o kervansarayların, hanların yerini 5 yıldızlı oteller alsa da, dünyanın bu çok gerilerde kalmış uygarlıklarının yerini alamamaktadır, o sıcaklığı verememektedir. İnsanoğlu istiyor ki o hanlar dünya durdukça dursun, o kervanlar hanlarda, kervansaraylarda konar-göçer olsunlar. Çünkü bu yerlerden gelip geçen tacirler, tüccarlar, bilginler doğudan yükselen güneş gibi doğudan batıya, batıdan doğuya yeni heyecanlar, soluklar taşımış olsunlar. Hayali bile cihana değer. İpek Yolu’nun yolcularının yolu açık olsun…

Avrupa’da Demokrasi & Bir İdeolojinin Tarihi Kitap İndir

Avrupa’da Demokrasi & Bir İdeolojinin Tarihi
İtalyan yazar Luciano Canfora, Büyük İskender’den Soğuk Savaş’a; Antik Yunan’dan liberalizme; kölelikten, genel oy hakkına varan süreçte Avrupa tarihindeki demokrasi taşlarının nasıl döşendiğini açıklıyor ve Antik Yunan’la ilişkilerini hatırlatarak tarihin kurgusunu analiz ediyor. Kitap, demokrasinin Antik Yunan’da nasıl filizlendiğiyle ve bu fikirlerin Fransız devrimciler tarafından kendi amaçlarına uygun olarak nasıl benimsendiği ve dönüştürüldüğüyle başlıyor. Marksizmin Doğu ve Batı Avrupa’daki etkisi, Paris Komünü, Rus Devrimi ve faşizmin yükselişinin 1914-1945 arası yaşanan “Avrupa İç Savaşı”ndaki etkisiyle devam eden eserin benzer metinlerden en büyük farkı, modern Avrupa’nın geliştirdiği “demokrasi” algısını koşulsuz olarak kutsamaktan ziyade onun, tıpkı Antik Yunan’daki gibi gitgide daha oligarşik bir yapıya evrildiğini savunması olarak ortaya çıkıyor.

Yirmiyi aşkın kitaptan oluşan “Avrupa’yı Kurmak” serisinin “Avrupa’da Demokrasi” başlıklı bu kitabı, tam bir projeksiyon makinesi gibi aydınlatıcı bir kaynak niteliğinde. İtalyanca’dan diğer Avrupa dillerine çevrilirken büyük tartışmalara yol açan Avrupa’da Demokrasi, hem tarih meraklılarına zengin bir ziyafet sofrası niteliği taşıyor hem de tarihçiler, sosyologlar ve siyaset bilimciler için güvenilir bir kaynak sunuyor.

İmparatorluk Sonrası : Sovyetler Birliği ve Rus, Osmanlı ve Habsburg İmparatorlukları Kitap İndir

İmparatorluk Sonrası : Sovyetler Birliği ve Rus, Osmanlı ve Habsburg İmparatorlukları
Sovyetler Birliği’nin modern zamanlarda çöken büyük, geniş topraklara yayılan çok uluslu imparatorlukların ilki olduğunu söylemek pek mümkün değildir. İroniktir, SSCB’nin kendisi böyle bir çöküşün, Rus İmparatorluğu’nun çökmesinin doğrudan sonucudur. Rus İmparatorluğu da Habsburg İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu gibi dönemin sıkıntılarından yakayı kurtaramayan imparatorluklarından biriydi.

Bu iddialı ve önemli kitap siyaset bilimi, tarih ve tarihsel sosyoloji alanlarında faaliyet gösteren tanınmış akademisyenlerin, imparatorlukların gerileme ve çöküş nedenlerinin incelenmesi amacıyla bir araya getiriyor.

İmparatorlukların gerilemesi kaçınılmaz mıdır yoksa bir tür emperyal kararlılık tanımsız bir süre boyunca korunabilir mi? Bu tür büyük ve karmaşık siyasi sistemleri yürütmek için gerek duyulan bürokrasilerin genişlemesi ekonomik ve siyasi durgunlukta ne gibi bir rol oynar? Merkez ile çevre bölgeler, baskın milliyet ile azınlıklar arasındaki “güç dengesi” nedir? İmparatorluklar ayak uydurmak için ne gibi mekanizmalar geliştirmeye meyleder ve bu mekanizmaların nasıl bir etkisi olur?

Modernleşme imparatorlukların gerilemesi ve nihayetinde çökmesinin kaçınılmaz sebebi midir? Çöküş sonrasında siyasi, sosyal ve ekonomik yeniden yapılanma için imparatorlukların mirası da dahil ne gibi kaynaklar elverişlidir? Bu heyecan verici kitaba katkıda bulunanların ele aldığı önemli soruların sadece birkaçıdır bunlar.

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri Kitap İndir

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri
MS 312 yılında Büyük Konstantin’in gökyüzünde parıldayan ışık huzmeleri gördüğü rivayet edilir.
Bu İmparatorun Hıristiyanlığın batıdaki yayılışında belirleyici bir rolü olduğu da düşünülmektedir. Yine onun günümüz Modern Avrupa’sının şekillenmesinde belirleyici olmuş iki önemli kararın sahibi olduğu da bilinmektedir. Bunlardan ilki Hıristiyanlık karşısındaki hoşgörülü hatta sahiplenmeci tavrıdır. İkincisi ise İmparatorluğun merkezini, Megara’dan gelen Yunan koloni yerleşimcileri tarafından Mö 667 yılında kurulmuş olan Byzantium isimli eski bir Yunan şehrine taşımış olmasıdır. Byzantium, bu ismi ünlü bir Grek lider olan Byzas’ın adından almıştı.
Başkent olmasıyla MS 330 yılında ‘yeni Roma’ ismini alarak bir anlamda yeniden kurulmuş olan Byzantium, çok geçmeden Konstantinopolis yani ‘Konstantin’in Şehri’ ismini almıştır.
Bizans İmparatorluğu, süreç içinde Roma İmparatorluğu’nun doğusunda kalan bölge boyunca genişlemiş, yine Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında Cermen akınlarıyla yıkılmasının ardından da uzunca bir dönem ayakta kalmayı başarmıştır.
Son dönemlere kadar, tarih bilimcilerin ve bilim insanlarının çoğunluğu, Bizans İmparatorluğu’nun medeniyete olan katkılarını ve kaydettiği başarıları, Batı Roma ve Yunan Uygarlığı’na kıyasla önemsiz saymışlardır. Ancak son dönemlerde bu hâkim görüş revize edilmiştir. Bilim dünyasında; Bizans kültürünün özgül doğasına ve onun antik batıyı ortaçağ kültürüne bağlayan aracı konumuna odaklanan yeni bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.

Akdeniz / Tarih, Mekan, İnsanlar ve Miras Kitap İndir

Akdeniz / Tarih, Mekan, İnsanlar ve Miras
Bir Metis klasiği olan Akdeniz, Fernand Braudel’in yönetiminde, okura Akdeniz tarih ve coğrafyasını okumanın zevkini tattırmak için hazırlanmış özel bir edisyondur. Braudel’in makaleleri dışında uzman tarihçiler Roger Arnaldez, Maurice Aymard, Jean Gaudemet, Piergiorgio Solinas ve Georges Duby’nin katkılarını içeren kitabı geçmiş yıllarda “Mekân ve Tarih” ile “İnsanlar ve Miras” başlıkları altında iki ayrı cilt olarak yayımlamıştık; bu üçüncü basımda ikisini tek ciltte topladık. Akdeniz’i yeni kuşaklardan zevkle okuyacak okurlarımız olduğunu biliyoruz.

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri Kitap İndir

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri
MS 312 yılında Büyük Konstantin’in gökyüzünde parıldayan ışık huzmeleri gördüğü rivayet edilir.
Bu İmparatorun Hıristiyanlığın batıdaki yayılışında belirleyici bir rolü olduğu da düşünülmektedir. Yine onun günümüz Modern Avrupa’sının şekillenmesinde belirleyici olmuş iki önemli kararın sahibi olduğu da bilinmektedir. Bunlardan ilki Hıristiyanlık karşısındaki hoşgörülü hatta sahiplenmeci tavrıdır. İkincisi ise İmparatorluğun merkezini, Megara’dan gelen Yunan koloni yerleşimcileri tarafından Mö 667 yılında kurulmuş olan Byzantium isimli eski bir Yunan şehrine taşımış olmasıdır. Byzantium, bu ismi ünlü bir Grek lider olan Byzas’ın adından almıştı.
Başkent olmasıyla MS 330 yılında ‘yeni Roma’ ismini alarak bir anlamda yeniden kurulmuş olan Byzantium, çok geçmeden Konstantinopolis yani ‘Konstantin’in Şehri’ ismini almıştır.
Bizans İmparatorluğu, süreç içinde Roma İmparatorluğu’nun doğusunda kalan bölge boyunca genişlemiş, yine Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında Cermen akınlarıyla yıkılmasının ardından da uzunca bir dönem ayakta kalmayı başarmıştır.
Son dönemlere kadar, tarih bilimcilerin ve bilim insanlarının çoğunluğu, Bizans İmparatorluğu’nun medeniyete olan katkılarını ve kaydettiği başarıları, Batı Roma ve Yunan Uygarlığı’na kıyasla önemsiz saymışlardır. Ancak son dönemlerde bu hâkim görüş revize edilmiştir. Bilim dünyasında; Bizans kültürünün özgül doğasına ve onun antik batıyı ortaçağ kültürüne bağlayan aracı konumuna odaklanan yeni bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.