Muhalefet Mektupları & TKP 1965 Tartışmaları Kitap İndir

Muhalefet Mektupları & TKP 1965 Tartışmaları
Bu kitapta derlenen mektuplar, tartışmalarda muhalif kesimde yer alan Bilal Şen, Gün Togay-Benderli, Yılmaz Gülen, Mustafa Fahri Oktay, Münevver Andaç, Osman Rauf Alper, Necil Togay arasındaki yazışmalardır ve bu süreci nasıl kavradıklarını ve yaşadıklarını çok sahici bir biçimde yansıtmaktadır. Derlemede esas itibariyle Bilal Şen’de birikmiş mektuplar ile Vartan İhmalyan ve Osman Rauf Alper’in anı kitaplarında yer verilmiş mektuplar vardır. Bilal Şen’in gönderdiği mekutplara ve diğer kişiler arasındaki mektuplaşmalara ne yazık ik ulaşamadık. Osman Rauf Alper ile 2000 yılında yaptığım görüşmede kendisinin gönderdiği ve kendisine gönderilmiş mektupların kopyalarının Sofya’daki evinde bulunduğunu belirtmişti. Gün Bendirli-Togay, Yılmaz Gülen, Mustafa Fahri Oktay o dönem mektuplarından kendilerinde kalmış örnek olmadığını söylemişlerdi. Başta Vartan İhmalyan olmak üzere o dönem yurtdışı aktifinde muhalif konumlarda yer almış olanların yazdıkları ve aldıkları mektupların akıbetini ise ne yazık ki bilemiyoruz.

Muhalefet Mektupları & TKP 1965 Tartışmaları Kitap İndir

Muhalefet Mektupları & TKP 1965 Tartışmaları
Bu kitapta derlenen mektuplar, tartışmalarda muhalif kesimde yer alan Bilal Şen, Gün Togay-Benderli, Yılmaz Gülen, Mustafa Fahri Oktay, Münevver Andaç, Osman Rauf Alper, Necil Togay arasındaki yazışmalardır ve bu süreci nasıl kavradıklarını ve yaşadıklarını çok sahici bir biçimde yansıtmaktadır. Derlemede esas itibariyle Bilal Şen’de birikmiş mektuplar ile Vartan İhmalyan ve Osman Rauf Alper’in anı kitaplarında yer verilmiş mektuplar vardır. Bilal Şen’in gönderdiği mekutplara ve diğer kişiler arasındaki mektuplaşmalara ne yazık ik ulaşamadık. Osman Rauf Alper ile 2000 yılında yaptığım görüşmede kendisinin gönderdiği ve kendisine gönderilmiş mektupların kopyalarının Sofya’daki evinde bulunduğunu belirtmişti. Gün Bendirli-Togay, Yılmaz Gülen, Mustafa Fahri Oktay o dönem mektuplarından kendilerinde kalmış örnek olmadığını söylemişlerdi. Başta Vartan İhmalyan olmak üzere o dönem yurtdışı aktifinde muhalif konumlarda yer almış olanların yazdıkları ve aldıkları mektupların akıbetini ise ne yazık ki bilemiyoruz.

İlerici Kadınlar Derneği (1975-1980) & Kırmızı Çatkılı Kadınlar’ın Tarihi Kitap İndir

İlerici Kadınlar Derneği (1975-1980) & Kırmızı Çatkılı Kadınlar’ın Tarihi
“Güvenlik için o sıralarda pek çok insanın yaptığı gibi İKD’ye ait bu belgeleri imha etmek yolu denenebilirdi. Ama bu yol seçilmedi. Bütün bu evraklar şehir merkezinde, Nişantaşı’nda bir evde bulunuyordu. Güvenli yer, Ayşe’nin anne ve babasının İstanbul dışında Tuzla’da oturdukları bahçeli bir evdi.

Önce yaşlı anne ve babanın izni alındı. O dönem pek çok anne ve baba gibi onlar da bu riski göze aldılar. Sorun şimdi şehrin göbeğinden bu evrakları, askerlerin sık sık arama yaptıkları, sıkıyönetim altındaki bu şehirde Nişantaşı’ndan yaklaşık 30 km. uzağa taşımaktı. İçi tıka basa evrak ve dergi dolu en az 20 büyük kutuyu apartmandan bile dışarıya çıkarmak tehlikeliydi. O zaman, içlerinden birinin sözüm ona evden taşınmasına ve ev eşyası yüklü kolilerin içine bu evrakların yerleştirilmesinin en iyi yol olacağı düşünüldü. Kuşkusuz sıkı bir aramada belgeler bulunurdu, ama görünüşü kurtarmak üzere ev eşyası taşıyacak bir kamyonet kiralandı. Ve Ayşe, kamyonla birlikte eşyaları! anne ve babasının evine götürdü ve yerleştirdi.

Aradan yıllar geçti. Evin bodrumunu su bastı, evrakların bir bölümü hasar gördü. Bahçeli ev yıkılıp yerine apartman yapıldı ve evraklar bu sefer o apartmanın bodrumuna taşındı.”

Bugünden bakınca, bu belgeleri korumak için girdiğimiz çabanın nedeni aslında kendi tarihimizi korumaktı. Bu belgelerin varlığı, her şeyden önce geçmiş bir deneyimi daha iyi değerlendirmeye ve kadın hareketinin geçmişinin bir parçası olan İKD’nin tarihinin unutulmamasına katkıda bulunmaktı. Sonuçta 40 yıl sonra bu hayalimizi gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Sanıyoruz ki bu kitap, kadın tarihi çalışmalarına gerçekten değerli bir katkı sağlayacak ve aynı zamanda bu tarihi yaratan binlerce İKD üyesi kırmızı çatkılı kadını onurlandıracaktır.

Tarihe Emretmek & Kemalist Türkiye, Faşist İtalya, Sosyalist Rusya Kitap İndir

Tarihe Emretmek & Kemalist Türkiye, Faşist İtalya, Sosyalist Rusya
“Mussolini kitlelere gitti, onlara meftundu. Stalin kitlelerin kendisine getirilmesini sağladı, fakat onlarla arasına mesafe koydu. Atatürk kitleleri aramadı, onlara ihtiyacı yoktu.”
Kemalizmin faşist İtalya’dan ve Bolşevik Rusya’dan ilham aldığı, genel olarak bu rejimler arasında benzerlikler olduğu fikri hep ilgi çekmiştir. Üç dönem tarihini de özgün dillerde birincil kaynaklardan inceleyen tarihçi Stefan Plaggenborg, yüzeydeki benzerliklerin derinine iniyor. Zengin bir bilgi donanımına dayanarak, benzerliklerin yanında, önemli farkları da gösteriyor.

Türkiye’de Kemalizm, İtalya’da faşizm ve Rusya’da Stalinist sosyalizm iktidara nasıl geldiler, oraya nasıl yerleştiler? Nasıl bir devlet ve toplum tasarımına sahiptiler? Uyguladıkları baskı rejimlerini otoriterlik-totaliterlik yelpazesinde nereye oturtabiliriz; üç baskı rejiminin şiddet dereceleri arasındaki farklar bize ne gösterir? Üç lider kültünü ve Stalin, Mussolini, Atatürk’ün başlarına kondurulan hâleleri mukayese ettiğimizde neler görürüz? Üç rejim, dinle olan meselelerini nasıl halletmiş, hangi din politikalarını izlemiştir? Son olarak, diktatörlükten çıkış tecrübelerini nasıl geçirmişler, nereye varmış, nasıl bir miras bırakmışlardır?

Olağanüstü titiz, yerleşik kabullere mesafeli, duygusallıktan uzak ama aynı zamanda tutkulu bir merakla ve edebî zevkle yazılmış bir kitap. Karşılaştırmalı tarihçiliğin imkânlarını ve öğreticiliğini mükemmel bir şekilde gösteriyor. Odaklandığı konunun yanı sıra tümüyle 20. yüzyıl tarihine ışık tutuyor.

Tanzimat Sürecinde Türkiye-Askerlik Kitap İndir

Tanzimat Sürecinde Türkiye-Askerlik
Tanzimat Sürecinde Türkiye dizisinin ikinci kitabı olan Askerlik’te, III. Selim’den II. Abdülhamid devri sonuna kadar geçen uzun sürede, Osmanlı ordusunda yapılan düzenlemelerin önemli bir kısmı yeni bilgi ve bulgularla irdelenmektedir. Böylece ülke yönetiminde yapılan yeniliklere uyumlu olarak, orduda gerçekleştirilen değişikliklerin bir kısmının dönemler halinde izlenmesi olanaklı kılınmaktadır.

Özellikle askerlik alanında yapılan yeniliklerin uygulanması sırasında karşılaşılan güçlükler ve alınan önlemler ilk kez ulaşılan belgelere dayanılarak aktarılmaktadır. Daha çok bilgilendirmeye yönelik makalelerin ardından askerlik alanındaki düzenlemelerin genel bir değerlendirmesinin yapılmış olması, bu uzun süreçte gerçekleştirilenleri bir arada izleme olanağı vermektedir.

Bu dizinin diğer kitapları; Ülke Yönetimi ve Anadolu Kentleri başlıklarını taşımaktadır.

Darbeler Tarihi Kitap İndir

Darbeler Tarihi
15 Temmuz darbesi, Türkiye’de darbeler târihini hatırlamamıza bir kez daha vesile oldu. Ülkemizde ordu-politika ilişkisinin ayrıntılı bir şekilde bilinmesi gerektiğini de ortaya çıkardı. Sanılanın aksine; ordunun politikaya müdahalesi, 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlamadı. Aksine, Türkiye’de ilk cunta 1946 yılında kuruldu. Bu şu anlama geliyor: 15 Temmuz darbesinin yetmiş yıllık bir geleneği var bu ülkede… Ve bu gelenek yeterince bilinmezse; 15 Temmuz’un analizini yapmak da o denli güçleşir.

Bu kitapta; 1946 yılında kurulan ilk cuntalardan başlayarak; Demokrat Parti’nin iktidâra geldiği 1950 yılında ordunun müdahale ihtimâline; oradan 27 Mayıs 1960 darbesine; ardından Talât Aydemir’in başarısız iki darbe teşebbüsüne; 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963’e; nihâyet 9 Mart ve 12 Mart 1971 darbesine yol alıyorum.

Bu darbelerin birbirleriyle olan bağlantısını kurmaya gayret ediyorum. Darbecilerin zihniyet dünyâsını açığa çıkarmayı amaçlıyorum. Darbelerin kendisinden çok onların zihinsel hazırlığı ve ideolojisi önemlidir çünkü… Bu zihniyet dünyâsı ve ideoloji, yeni yeni darbelerin filizlenmesine neden oluyor. Okuyucular; kitabımda sâdece darbelerin târihini değil; aynı zamanda darbeci anlayışın kaynaklarını da bulabilecektir. Bugünü anlamanın yolu, dünden geçmektedir çünkü…

Cemil Koçak

CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol & Türkiye’de Sosyal Demokrasinin Kuruluş Yılları (1960-1966) Kitap İndir

CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol & Türkiye’de Sosyal Demokrasinin Kuruluş Yılları (1960-1966)
Devleti kuran parti olarak CHP’nin 27 Mayıs sonrasında “ortanın soluna” gelişi, sadece CHP tarihi açısından değil Türkiye’nin siyasi hayatı açısından da önemli bir dönemeçtir. Bunun yalnızca CHP’nin seçimi olup olmadığı ise ayrıca ele alınmayı gerektirir. Yunus Emre, CHP Sosyal Demokrasi ve Sol’da bu “dönüşüm”ü farklı açılardan ele alıyor.

Kitapta, sosyal demokrat partilerin tarihsel biçimlenişleri, sınıf ilişkileri ve bunların CHP’deki izdüşümleri eleştirel bir noktadan
incelenirken bir yandan da Türkiye’de 1960-1966 arasında etkili olmuş sol hareketlerin CHP üzerindeki etkisine yoğunlaşılıyor.
CHP’nin arayışları ile dönem solunun (TİP, Yön ve sürgündeki TKP) siyasal talepleri kesişti mi? Toprak reformu, anti-Amerikancılık, anti-emperyalizm ve planlı ekonominin CHP politikalarının belirlenmesinde nasıl bir etkisi oldu? CHP’nin örgütü, ideolojisi ve siyaseti böylesi bir dönüşüme ne kadar hazırdı? CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol, CHP’de ortanın solu şiarıyla başlayan

“niyet” ve “akıbet” arasında ortaya çıkan tarihsel makasın, tarihsel ve ideolojik nedenleri kadar toplumsal ve politik nedenlerine de odaklanan kapsamlı bir inceleme.

Yunan’la Sirtaki Kitap İndir

Yunan’la Sirtaki
Cumhuriyetimizin dış politikasındaki önemli bir konuya ilişkin hüzünlü efendiliğini özenle anlatan bu çalışma, kitaplıklarımızda değerli bir yer alacaktır.

Mümtaz Soysal Kıbrıs meselesi… Kardak krizi… Magali İdea… Oniki

Adalar… Karasuları… Kıta Sahanlığı FIR hattı… Fener

Rum Patrikhanesi… Azınlıklar ve Lozan Antlaşması…

Yunanistanın PKKyla ilişkileri… Emekli Büyükelçi Tuncer Topurun kaleminden Türk-Yunan ilişkilerinin bir tarihçesini sunuyoruz.

Dışişleri Bakanlığında 40 yıl görev yapan Tuncer Topur, konunun en önemli uzmanlarından. Bakanlığın “Kıbrıs-Yunan Masası”nda genel müdürlüğe kadar yükselen Topur, BM, NATO gibi uluslararası kuruluşlarda da Türk-Yunan ilişkileri söz konusu oldu mu yıllarca Türkiyenin önde gelen temsilcisi oldu. Tuncer Topur, sadece okuduğunu, araştırdığını, duyduğunu değil, yaşadıklarını da yazıyor…