Hacking Interface & Bilişimin Yeraltı Dünyasından Kitap İndir

Hacking Interface & Bilişimin Yeraltı Dünyasından
Bilişimin Yeraltı Dünyasından. Merak Etmiyor musun?

Bir Hacker’ın Gözüyle, Saldırı Senaryoları, Sistem Açıkları ve Korunma Yöntemleri

Okuyacağınız bu kitapta; bir saldırganın hedeflediği sisteme sızma, göçertme, çıkar elde etme yolunda kullanacağı yöntemler ve bunlara karşı alabileceğiniz güvenlik önlemleri, titiz bir şekilde, belirli bir sıra ve düzen dahilinde konu olarak ele alınmıştır. Belirtmek isterim ki bu metotlar saldırgan adaylarına ışık tutmak için değil, düşmanı düşmanın silahıyla vurmanızı sağlamak için yazılmıştır…

Kitabın, program tanıtımları yapılarak veya sayfalarca uygulama kaynak kodları verilerek özen gösterilmiş, içeriğin özgün olması için açık ve hataların oluşma sebepleri ve saldırıların çalışma prensipleri anlatılmıştır.

Her yazılımcının, ağ uzmanının, sistem yöneticisinin ve bilgisayar kullanıcısının büyük kayıplar vermeden önce okuması gereken bir kitap.

HACKING INTERFACE:

İnternet’in yeraltı dünyasını merak etmiyor musunuz? Bilişimin karanlık dünyasında, hedef sistemlere sızmak için yapılan tüm saldırıları ve korunma yöntemlerini öğrenmek istiyorsanız bu kitap tam size göre.

Günümüz dünyasının en az reel hayatı kadar önemli olan sanal dünyası, teknolojik ilerlemeyle birlikte birçok güvenlik tehdidini de beraberinde getirmiştir. Kurumsal işlevli e-posta adresleri çalınıyor, online alışverişte kullanılan kredi kartı bilgileri ele geçiriliyor, kritik bilgilere sahip ağlar izleniyor. Sistemlere karşı yapılan saldırı metotlarının birçoğu bilinmesine rağmen, neden karşı konulmaz bir şekilde saldırılar hala devam ediyor? Kullanılan güvenlik duvarları, saldırı tespit/önleme sistemleri ve yazılımlar… Hiç biri güvenliğin sağlanması için yeterli olmuyor. O halde eksik olan nedir, merak ettiniz mi?

Bu kitapta, sisteminize gelebilecek saldırılar bir Güvenlik Uzmanı gözüyle değil bir Hacker’ın gözüyle incelenmiştir. Hedeflenen sisteme saldırı öncesi bilgi toplama aşamasından, saldırı sonrası kayıtları silmeye kadar olası senaryoları ve ihtimalleri bir bütün olarak ele alınıp, geliştirilebilecek güvenlik çözümleri sunulmuştur. Konuların anlatımında yalın bir dil tercih edilmiş ve en temel seviyeden en profesyonele kadar her kesime hitap etmesine özen gösterilmiştir.

• Veri Toplama Aşaması
• Whois Veritabanları
• IP ve IP Veritabanları
• DNS ve DNS Sorgulama
• Arama Motorları
• Veri Sentezi
• Saldırı Hazırlık Evresi
• Portlar ve Çalışma Mantığı
• İşletim Sisteminin Öğrenilmesi
• Saldırı Evresi
• Cookie Poisoning
• ActiveX Saldırıları
• Her Yönüyle File System Object
• Hizmet Aksatma Saldırıları
• Güvensiz e-Posta’lar
• Domain Hi-Jacking
• Command Execution
• SQL/LDAP/XPath/SSI Injection
• Cross Site Scripting
• Cross Frame Scripting
• Cross Site Request Forgery
• Remote Code Execution
• Açıklar & Exploiting
• Exploitler
• Buffer Overflow
• Privilege Escalation
• Format String
• Sosyal Mühendislik ve Phishing
• Sniffing
• Spoofing
• Sistemde Kalıcılığı Sağlama
• Backdoor
• Trojanlar
• Rootkitler
• Netcat
• Sistem Kayıtları ve Saldırılar

Yadigar-ı Hürriyet & Souvenir of Liberty Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu’ndan&ampMeşrutiyet Kartpostalları ve Madalyaları Kitap İndir

Yadigar-ı Hürriyet & Souvenir of Liberty Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu’ndan&ampMeşrutiyet Kartpostalları ve Madalyaları
II. Abdülhamid’in otuz yılı aşkın süredir devam eden İstibdad rejimine son veren 1908 Devrimi, Osmanlı Devleti’ni oluşturan farklı unsurların kendi milli kimliklerinin üzerini örtmeksizin giriştikleri ilk ve son siyasal harekettir. 1789 Fransız Devrimi’nin “Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik” sloganlarının yanında “Adalet” sloganının da öne çıkarıldığı devrim, bir bakıma gecikmiş bir Fransız Devrimi’dir ve “Cumhuriyet”e giden yolun da başlangıcıdır.
1908 Devriminin 100. yıldönümünde yayınlanan bu kitapta, Doç. Dr. Aykut Kansu tarafından yazılmış, devrim sürecini aktaran ve sonuçlarını değerlendiren bir metnin yanı sıra, 300’e yakın kartpostal, madalya, fotoğraf, afiş, hatıra obje yer almaktadır. Manastır’daki Bulgar çetelerinden, Selanik’te anayasanın ilanını, İstanbul Tarlabaşı’nda, İzmir Ermeni mahallesinde, Amasya ve Maraş’taki kutlamaları resmeden, bazısı Osmanlıca, Ermenice, Rumca, Ladino ve Fransızca olmak üzere 5 dilde hazırlanmış kartpostallara; Anayasanın yeniden yürürlüğe konması nedeniyle basılmış resmi ve gayrıresmi madalyalara; tütün tabakasından kibrit kutusu kaplarına, saatlere kadar uzanan çok çeşitli görsel malzeme, devrim süreci hakkında daha somut bilgi edinmemizi sağlarken “hürriyet” coşkusunu da günümüze taşıyor.

Beynin Sırları ve Manyetik Sifreleri Kitap İndir

Beynin Sırları ve Manyetik Sifreleri
Önce, ruh sonra beden mi hastalanır?!
Tıp teknolojileri nereye kadar gidecek?
Beyindeki sayısız kimyasal postacı ne iş görüyor?
Dopamin reseptörleri ile çapkınlığın bir ilişkisi var mı?
Yüksek dopamin, dahilik mi, delilik mi?
Dopamin, hayal gücünü, üretici zekayı arttırıyor mu?
Bağımlılıkların asıl sebebi endorfin mi?
Organların hareketini sağlayan iletişim alt yapısı nedir?
Hormonlar, vitaminlerden farklı mıdır?
Beden, nasıl kendi enerjisini üretir?
Dünyanın manyetik alanı ile hastalıklar arasında bir ilişki var mı?
İnsanın bir manyetik alanı mı var?
Magnetoterapi ile manyetik detoks mümkün müdür?
Aura ve çakra nedir?
Enerji tıbbı nedir?
Bel ve boyun fıtıklarında, Lazer tedavi teknolojileri
Ellerde ki şifa!
EFT, bilinçaltını yeniden programlamak mı?

İslam Aleminde Vakıf Kütüphaneciliği Kitap İndir

İslam Aleminde Vakıf Kütüphaneciliği
Kitabın eğitimde ne kadar önemli olduğunu idrak eden vakıf kurucuları, eğitim için bir medrese yapmak ve gerekli öğretim kadrosunu bulmakla yetinmenin doğru olmadığını anladıklarından; buralara kitap vakfetmek için gerekli gayret ve çabayı sarfetmişlerdir. Öğretmen ve öğrencinin aynı anda rahatlıkla müracaat edebilecekleri bu kitaplardan da, zamanla kütüphaneler oluşmuş ve artık her vakfiyede, içinde ilim halkası bulunan cami ve öğrenciler için yapılan ribatlarda bir kütüphane bulundurmak gelenek halini almıştı.

İşte bu çalışma islam tarihinde kütüphaneciliğin doğuşu ve gelişiminde vakfiyelerin asırlar boyunca nasıl bir rol oynadığını araştırmak için hazırlandı.

Özel Yaşamın Korunması Hakkı Kitap İndir

Özel Yaşamın Korunması Hakkı
Ozel yaşam hakkı, gerek uygulama alanından gerekse kamusal makamların ve hatta ozel hukuk kişilerinin mudahalelerine acıklığından oturu, bir akademik calışma konusu olmak bakımından son derece cetrefildir. Herhalde bu sebepten olsa gerek, uluslararası literaturde ozel yaşam hakkını tum yonleriyle inceleyen genel nitelikli bir tez ya da monografi gorebilmek pek mumkun değildir. Mevcut eserler, ya dar kapsamlı ictihat derlemelerinden oluşan ozetler veya ozel yaşam hakkının ceşitli boyutları uzerine makale derlemelerinden ibarettir. Dolayısıyla okur kitabı eline ilk aldığı anda ozel yaşam hakkını tum yonleriyle incelemeye “kalkışmamdaki” cesarete şaşırabilir. Ancak bu kalkışma şu sebeple gerekliydi: Turk hukukunda, ozellikle de Turk hukuku uygulamasında gorulen guncel gelişmeler ozel yaşam hakkını tum boyutlarıyla ele alan bir eseri gerekli kılıyor. Magazin basınından ceza muhakemesinde delillerin elde edilmesi icin yapılan işlemlere, başta sosyal guvenlik olmak uzere bazı ekonomik ve sosyal haklardan tıbbi mudahalelerin hukuka uygunluğuna kadar bircok alanın ozel yaşam hakkıyla doğrudan ilgili olduğunu belirtmek, herhalde konunun ve eserin guncelliğini gostermeye yetecektir. Ozel yaşam hakkının butununu ele alan bir calışmanın, tum bu alanlar bakımından gecerli ortak hukuki ilkeleri ortaya cıkarmakta işlevsel olabileceğine inanıyorum. Bu aşamadan sonra, her biri kendine ozgu alt problematikler taşıyan ve yukarı da ornek olarak zikredilen konular spesifik calışmalarla ayrıntılı olarak ele alınabilir. Boylelikle teorik genel cerceve icerisinde ozel yaşam hakkının spesifik boyutları sağlıklı ve yetkin bir şekilde incelenebilir.

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:89 Mart 2017 Kitap İndir

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:89 Mart 2017
*SADIK HİDAYET: Sadece Ölüm Yalan Söylemez !
“Hayatta öyle yaralar var ki, ruhu inzivadayken cüzam gibi yer, kemirir
            Sadık Hidayet’in intiharı hangi bağlamda ele alınmalı? Kendi bedeni üzerinde söz sahibi olabileceği, Doğu toplumlarında sosyo-kültürel açıdan olanaksız olan intihara karar verişini nasıl açıklamalı? Yaşamınca Batılı olabilmenin sancısını çekti ve ölümünü en azından buna uygun tasarladı. Ona ölümü getiren intiharına karamsarlık, kasvet, yalnızlık ve derin sancılarla ilerledi. Ölüm söz konusu olduğu için burada hüzün vardır ama Hidayet’in vardığı noktada ölüm üzücü bir şey değil, bizzat –etkilendiği Budist öğretiye göre- yaşamın kendisi olarak karşımıza çıkar.
Kör Baykuş, bir açıdan Budizm’deki “insan başkasını kurtaramaz” sözünü anımsatır. Kişi ancak kendisini kurtardığında başkasını kurtarabilir, demek olan bu söz Kör Baykuş’un başından sonuna kadar etkisini hissettirir. Hidayet, Kör Baykuş’un merkezine ölüm düşüncesini koymakla; ölümün olduğu bir yaşamda bir şeylerden bahsetmek mümkün mü, sorusunu sormaktadır…
Sadık Hidayet`in yakın arkadaşı Bozorg Alevi`nin, Kör Baykuş`un Almanca`sına eklediği “Sonsöz” de düşüncelerini şöyle ifade eder: “Kör Baykuş`un eylemi, olayları, zaman ve mekân dışında kalır. Olayları bölüşenler tipik kimselerdir, daha doğrusu bir tipin değişik kişilerdeki varyasyonlarıdır, bu kişiler mitik bir psikoloji kanunlarına göre birbirlerine dönüşürler. Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı ve nihayet romanın “kahraman”ı, aslında tek kişidir, esrarengiz genç kız, bayader ile kahramanın karısı kahpe de öyle. Normal zaman düzeninin kalkışı bununla bağlantılıdır; şimdiki zamanla geçmiş zaman; anı, rüya ve hayal olarak birbiriyle kaynaşmıştır. Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar. Ama buna rağmen olay, şüphe yok ki gerçek bir hayatı saptar. Korkular, özlemler, ümit, ümitsizlik, bu olay içine, öteden beri insan kaderinde olduğu gibidir.”
*Kör Baykuş

Kuşlar Sanatı Kitap İndir

Kuşlar Sanatı
Dünyadaki bütün yoksulların ve bütün âşıkların büyük şairi Pablo Neruda,
Türk okurların da dilinden düşmeyen şiirleriyle yaşıyor.

Latin Amerika’nın Walt Whitman’ı kabul edilen Pablo Neruda, tıpkı “tahıl taneleri kadar sayılması olanaksız” dediği bu büyük şair gibi, yurdunun bütün içsel dünyasını ve dünyevi varlığını şiirleştirme yoluna gitmiştir. Kuşlar Sanatı çağımızın evrensel şairi Neruda’nın bu tutumunun ilginç bir örneğidir. Şili’de en yaygın rastlanan kuşlara tek tek övgüler düzen bu “kuşbaz şair”, kitabın sonunda kendi düşsel kuşlarıyla mizahi bir eleştiri sunar. Dünya şiirinde eşi görülmemiş bu şiir deneyinin, ıssızlaşan bir dünyada insan varlığına estetik bir hatırlatma olacağı kanısıyla, Kuşlar Sanatı’nı yayımlamaktan özel bir kıvanç duyuyoruz.

Tarihte Bilim 2. Cilt Kitap İndir

Tarihte Bilim 2. Cilt
İçinde bulunduğumuz dönemin sorunları ve bunlarla bilimin ilerlemesi arasındaki zorunlu bağ, dikkatlerimizi ister istemez bilimin tarihsel ve toplumsal yönüne yoğunlaştırmamızı gerektiriyor. Bilimin bugünkü durumuna nasıl geldiğinin, birbiri ardına gelen toplum biçimlerine nasıl yanıt verdiğinin ve yeri geldiğinde o toplumların şekillenmesine nasıl bir katkı sunduğunun da bilincinde olmak gerekiyor. Çünkü, çağımız biliminde ve onun toplumsal bağlamında karanlıkta kalan ve anlaşılması güç olan ne varsa bunların kaynağı eski çağlardan günümüze gelen tutumlarda ve kurumlardadır. Bu yüzden günümüzde bilimin (ve teknolojinin) ne anlama geldiğini ve nasıl bir geleceğe sahip olduğunu kavrama doğrultusunda adım atabilmenin; bilmin (ve tekniğin) nereden gelip nereye gittiğini anlayabilmenin biricik yolu, ona tarihsel ve bütünlüklü bir pencereden bakmak; onu tarihsel ve toplumsal ilişkileri içinde irdelemek; kısacası, bilim ile toplum arasında tarih boyunca oluşagelen etkileşimleri ayrıntılarıyla incelemektir. Karşılaştığımız güçlüklerin üstesinden gelebilmek ve bilimin sunduğu yeni olanakları insanlığın yıkımı değil mutluluk ve refahı amacıyla kullanabilmek için günümüzdeki durumun nasıl ortaya çıktığını yeni bir bakış açısıyla bir kez daha incelememiz gerekiyor. Bu kitap da işte tam bunu yapıyor. Bilimin gelişimi ile insanlık tarihinin diğer cephelerinde görülen gelişmeler arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koyup tanımlamaya; bilimin toplum, toplumun da bilim üzerindeki etkisinden kaynaklanan bazı temel sorunların kavranmasına yardımcı olmaya çalışıyor.